İngiltere’de emekçiler harekete geçiyor

İngiltere’de “Yeni” İşçi Partisi hükümeti tarafından izlenen politikalara karşı emekçiler harekete geçiyor. Mali krizin yükünü emekçilerin sırtına yıkma planlarına karşı güçlü eylemler yapılacak.


İngiltere’de “Yeni” İşçi Partisi hükümeti tarafından izlenen politikalara karşı emekçiler harekete geçiyor. Mali krizin yükünü emekçilerin sırtına yıkma planlarına karşı güçlü eylemler yapılacak. 5.8 milyon kamu emekçisi hükümete karşı değişik şekillerde tepkisini dile getiriyor. Yapılan değişik eylem ve grevlerden sonra 24 Nisan günü, ilk ve orta okul öğretmenleri sendikası olan NUT üyelerinin yanı sıra kamu sektörü işçileri sendikası PCS üyesi 100 bin çalışan greve çıkacak. Avrupa’nın en büyük kamu sektörü sendikası olan UNISON sendikasının üyeleri, hükümetin hem ücret zammına ilişkin hem de emekliliğe yönelik sunduğu paketi geçen hafta düzenlenen oylama sonucunda reddetti. Posta işçileri, sendika ve hükümetin anlaşmaya varıp ortak hazırladıkları paketi oylamaya açtı ve oylamada üyelerin yüzde 90’ı “hayır” oyu kulandı. Greve çıkmaları ve sendikalı olmaları yasak olan polisler, geçtiğimiz ay içerisinde 20 bin polisin katıldığı bir yürüyüş düzenlediler ve maaş zammına ilişkin geçen yıl verdiği sözü tutmadığından dolayı hükümeti mahkemeye verdiler.
Ulusal İşçiler Birliği bölge konferansları gerçekleşiyor
İşçi Partisi hükümetinin özeleştirme yanlısı ve emek düşmanı politikalarına karşı mücadeleci sendikacıları bir araya getirmek için Demiryolu İşçileri Sendikası olan RMT’nin öncülük edip oluşturduğu Ulusal İşçiler Birliği, ilk konferansını 2006 yılında Londra’da gerçekleştirmişti. 300 delegenin katıldığı ve 10 ayrı sendikanın desteklediği bu konferansta, alınan kararların başında bölge konferansları düzenlemek ve ortak sorunlara karşı ortak tavır geliştirmek geliyordu.
Önümüzdeki hafta, üç önemli işçi kenti olan Manchester, Birmingham ve Glasgow şehirlerinde bölgesel konferanslar düzenlenecek. Bu bölgesel işçi birliklerinin oluşmasına öncülük eden RMT Genel Sekreteri Bob Crow, bölgesel konferansların ve birliklerin hedeflerini şu sözlerle açıkladı: “işçi sınıfı hareketi sendikal bürokrasiye bırakılamaz. Eğer bu ülkede güçlü bir işçi sınıfı hareketi gelişecekse o da işçi sınıfının işyerlerinde sermayeye karşı yürüteceği mücadeleyle olacaktır. Biz Ulusal İşçiler Birliği’yle işyerlerinde sermayeye karşı mücadele edenleri bir araya getirmeye çalışıyoruz”.
1 Mayıs, karar günü olabilir
İngiliz basını ve halkı son bir aydır, Brown hükümetinin geleceğini tartışmakta. Bunun sebebi her geçen gün hükümet içinde ve dışında gelişmekte olan muhalefet. Brown’un mali krizi önlemek için sağlam politikalar geliştirememesi, vergi sisteminde yaptığı değişiklik, gözaltı süresini 28 günden 42 güne çıkarma konusunda ısrar etmesi, Irak ve Afganistan konusunda vermiş olduğu sözlerin hiç birisini tutmamasının parti içerisinde ciddi bir muhalefet geliştirmekte olduğu sıkça dile getirilen haberlerin başında geliyor. Ek olarak, Financial Times gazetesinin Pazartesi günü yayınladığı kamuoyu yoklamasına göre, halkın üçte ikisi Brown hükümetine artık güvenmiyor. The Guardian’nın geçtiğimiz haftalarda yaptığı bir diğer kamuoyu yoklamasına göre İşçi Partisi’ne yönelik tepki ve güvensizlik tarihinde görülmemiş bir seviyede.
Bütün bu gelişmelerden dolayı, 1 Mayıs günü gerçekleşecek yerel seçimlerde İşçi Partisi’nin hezimete uğrayacağı öngörülmekte. Başka bir değişle, İngiltere halkı 1 Mayıs günü hem alanlarda hem de sandık başında hükümetin özelleştirmeci, emek düşmanı, savaş yanlısı politikalarının hesabının soracak. (Londra/EVRENSEL)

Mali kriz İngiliz ekonomisini sarsıyor

ABD’de başlayan mali kriz belirtilerin, İngiltere’de de etkisini sarsıcı bir şekilde hissettiriyor. IMF’nin geçen hafta yayımladığı raporda, ABD’nin yanı sıra bu mali krizden etkilenen ülkelerin başında İngiltere gelmekte. Bunun başlıca sebebi olarak da İngiltere ekonomisinin son yıllarda büyümesine hizmet eden kaynakların başında emlak piyasasının gelmesi gösteriliyor. Mali araştırma kurumu olan Grant Thornton’nın bu yıl yayımladığı bir rapora göre, emlak kredisi için alınan borç İngiltere’nin gayri safi yurtiçi hasılasını (GSYİH) geçmiş durumda. İngiltere’nin GSYİH 1.330 milyar sterlin, emlak borcunun oranıysa 1.345 milyar sterlin. Buna ek olarak, JP Morgan şirketinin bu hafta içerisinde yayımladığı raporda ise, sadece finans sektöründe çalışan 40 bin işçi, yıl sonunda işinden olacak. Sterlin ise 1992 yılında gerçekleşen “Kara Çarşamba” olayında bu yana en fazla değer kaybettiği bir döneme girmiş bulunmakta.

Bankalara 100 milyar dolar

İngiltere Merkez Bankası, mali piyasalarda küresel kredi sıkışıklığından kaynaklanan krizin etkilerini hafifletmek için piyasaya en az yüz milyar dolarlık para pompalayacağını açıkladı. Bankadan yapılan açıklamaya göre, yüz milyar dolarlık planla, bankaların riskli emlak krizi alacakları, devlet tahviliyle değiştirilecek. İngiltere bankaları planı memnuniyetle karşılarlarken, haberin duyulmasının ardından hisse senedi piyasalarında sınırlı bir yükseliş yaşandı. Ancak Merkez Bankası’nın kararı, bankaların geçmişte attıkları dikkatsiz adımların ve yaşadıkları zararların devletin sırtına yıkıldığı için eleştiriliyor.

Krizin faturası işçi ve emekçilere kesiliyor

Gordon Brown hükümeti var olan krizi ve enflasyonu bahane ederek kamu emekçilerine enflasyon altında yüzde 2’lik maaş ücret zamanı dayatmakta. Bu da yetmiyormuş gibi, emeklilik yaşını 60’tan, 65’e kaldırmak için son bir çaba daha harcamakta.
6 Nisanda başlayan mali yılla beraber gelir vergisinde yapılan değişiklikler işçi ve emekçileri en çok etkiledi. Bir önceki yıl, vergiden muaf tutulan gelir 5225 Paund. 5225 paundun üzerindeki kazancının ilk 2230 paund için yüzde 10, yani her 1 Paund için 10 penny, 2231 paundan 34600 paunda kadar olan geliri için ise yüzde 22, yani her 1 Paund için 22 penny gelir vergisi ödemeleri gerekiyordu.
Veli Yadırgı
www.evrensel.net