Marketler zinciri iflasa sürüklüyor

Çoğu yabancı sermayeli büyük alışveriş marketleri; bakkal, market ve kırtasiyecileri ekonomik olarak yok olmaya götürüyor.


Çoğu yabancı sermayeli büyük alışveriş marketleri; bakkal, market ve kırtasiyecileri ekonomik olarak yok olmaya götürüyor. Küçük esnaf bir an önce “Hipermarketler Yasası”nın çıkarılarak şehir merkezlerindeki marketlere sınırlama getirilmesini istiyor.
Uzunca bir süre önce gündeme gelen fakat hâlâ çıkarılmayı bekleyen hipermarketler yasasına göre il ve ilçe merkezlerinde 5 bin metrekareden büyük mağazalar açılamayacak, 400 metrekarenin üzerindeki zincir marketlerin açılması kontrol altına alınacak, ayrıca büyük mağazaların promosyon, indirim, kendi markası altında ürün satmak gibi uygulamalarına da kısıtlamalar getirilecek. Mağazaların açılış ve kapanış saatlerine sınırlama konacak.
Türkiye’deki bu yasal boşluğun da etkisiyle 650 bin bakkal ve küçük esnaf kepenklerini indirmek zorunda kaldı. Küçük üreticinin buralara mallarını satamaması nedeniyle de birçok iş kolu yok olmak üzere.
Yasa ‘sır’ oldu
Esnaflar 2005’te dönemin sanayi ve ticaret bakanı Ali Coşkun tarafından sözü verilen ‘Marketler Yasasının’ çıkarılmasını istiyor. Coşkun 27 Haziran 2007’de İzmir Ticaret Odası’ndaki konuşmasında Mart 2005’te yasa tasarısının hazırlandığını ancak bu tasarının çeşitli güçlerce engellendiğini, hatta 22 Temmuz seçimlerinde aday olmamasının bu yasayla bağlantılı olduğunu da ifade etmişti. Ülkemizde perakende satış mağazalarının 2007 cirosu 12.6 milyar YTL.
Bu satışlarda yabancı payı yüzde 48. Bu pazarın bu kadar büyük olması, 31 Ocak 2008’de Başbakanlığa gönderilen ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan tarafından yeniden hazırlanan tasarının gecikmesi esnafı da endişelendiriyor. Mağazaların açılış-kapanış saatlerinden, şehir merkezine uzaklıklarına kadar birçok konuyu düzenlemesi gereken yasa tasarısı sır gibi gizleniyor. Açılış kapanış saatlerinin sınırlandırılması yerine bunu yerel yönetimlere bırakılacağı, 400 metrekare satış alanı olan marketlerin özel izinlerle açılabileceği, marketlerde ilaç satılmasına izin verileceği, tasarıdan basına sızanlar arasında. Marketler zincirinin baskısı altında olan Bornovalı esnaflarla konuştuk.
Uğur Küçükgül (Oğuz Kırtasiye): Kapatıp gidecek duruma geldik. Kiramı, bağ kurumu, senetlerimi ödeyemiyorum. Bağ-Kur’um bir gün eksik diye çocuğumu muayene etmediler. 17 yıllık kırtasiyeciyim, 2006 ile 2008 arası çok daraldık. Bunun en büyük etkisi, halkın yoksullaşması ve hipermarketlerin yanımıza kadar açılması oldu. AKP Hükümeti büyük şirketlere rant sağlamak için bu yasayı çıkarmıyor.
Mehmet Umar (Ezgi Kırtasiye): Biz bunlarla fiyat rekabeti yapamayız. Oralarda bazı mallar ucuz gibi gözüküyor ama diğer malların fiyatı bizden yüksek. Hiç olmazsa açılış kapanış saatlerinin düzenlenmesi gerekir. Hipermarketlere hiçbir kısıtlama yapılmıyor. Hükümet ve belediye birçok fırsat sunuyor. Bizi ise hep baskılıyor.
Hülya Sönmez (Aslan Kırtasiye): Okul açılış dönemlerinde sezonumuz oluyor. Bir yıl ona hazırlanıyoruz. Büyük marketler bu dönemlerde getiriyor kırtasiye malzemelerini, bir kampanya yapıyor, bizi öldürüyor. Buna karşı biz ancak ortak davranırsak durabiliriz. Odamız bize sahip çıksın.
Ercan Yavuzoğlu: Sorunlarımız çok. Kazandığımızı elektriğe, suya, vergiye veriyoruz. Vatandaş daha ucuz olduğu için büyük marketlere gidiyor. Bunun da çözümü yok bence. Bakkallar Odası sadece aidatını alıyor, başka bir şey yapmıyorlar. 14 senedir bu işi yapıyorum. Önceden işler daha iyiydi; şimdi zor artık. Kredi kartı kullanamıyoruz. Benim ekmek ve sigaradan kazandığım yüzde 6, eğer kredi kartına geçersem kazandığım yüzde 6’yı da komisyona vermem gerekecek, yani bana hiçbir şey kalmayacak.
Hüseyin Özbek: Esnaf bitik. Artık söyleyecek sözümüz de kalmadı. Toptancı bize marketin fiyatından daha pahalıya mal veriyor. Vatandaş da pahalı diye bizden almıyor. Bu memleketi bitiriyorlar. Satış olmadığı için mallar bozulup çöpe gidiyor. Vergi borcu, Bağ-Kur borcu boğazımızı aştı. Büfeciler Odası da hiçbir şey yapmıyor.
Kemalettin Ergül (İlke Ticaret): Dükkanımın bir yanında BİM diğer yanında Tansaş var. Bu nedenle satışlar iyice düştü. Mehmet Ali Susam bununla ilgili bir şeyler yapıyor ama hükümet istemiyor. Kredi kartları bizi bitirdi.
Hamdi Kuz: Biz esnaflar büyük marketlerle rekabet edemeyiz. Bu marketler esnafı bitirdikten sonra piyasaya hakim olacak. Aslında esnaflar olarak birleşip onlarla öyle rekabet edilmesi lazım.
Eşref Güven (Güven Gıda): Bu marketi 10 ay önce açtım. İçki ve sigara satışı da olmasa ne yapardık bilmem. Dükkanı açarken böyle olmasını beklemiyordum. Gece ruhsatı almak istiyorum, yoksa işler böyle gitmez. Büyük marketler ucuz fiyat veriyorlar. Onlarla rekabet edemiyoruz. Bizim toptancıdan aldığımız fiyattan daha ucuza müşteriye mal satıyor büyük marketler. Yani toptancılar da onlara bize verdiklerinden daha ucuza mal veriyor. Bu durumda ne yapmalıyız onu da bilmiyoruz. (İzmir/EVRENSEL)
Orhan Yüce-Deniz Çetin
www.evrensel.net