İşgalin gölgesinde buruk bayram sevinci

Buruk bir bayram sevinci kalacak onlara. Korkuyla süsleyecekler okullarının camlarını.


Buruk bir bayram sevinci kalacak onlara. Korkuyla süsleyecekler okullarının camlarını. 2 aydır polis işgalinde yaşayan Maltepe Başıbüyük öğrencileri, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı yaşıtlarından farklı geçirecekler. Belediyeden hayallerini yazmaları için formlar gönderilmiş ellerine, alay edercesine. İşgale adeta isyan ediyorlar. Onların tek hayali, doğdukları topraklardan koparılmamak. Anneleri babaları gözlerinin önünde coplanıyor. Geleceğe dair bir düşünceleri yok. Tüm hayallerini de işgal etmiş polisler. İşgalin gölgesinde 23 Nisan’ı kutlayacak olan çocuklarla bayrama dair konuştuk.
‘Yıkımın korkusunu yaşıyorlar’
Oyunlarının gaz bombalarıyla bölündüğünü anlatan Başıbüyük’teki çocuklar, yıkımın korkusunu yaşıyorlar her an. Sokağa rahat çıkamıyorlar. İlkokula giden Mehmet Değirmenci, arkadaşlarından ayrılmak istemediğini söyleyerek şu şekilde devam ediyor sözlerine: “Polisler buradan giderse 23 Nisan daha güzel geçecek. Hazırlık yapıyoruz ama korkuyla. Polis saldırırsa ya o gün de ailelerimize?.. Yıkmasınlar evimizi, başka bir şey istemiyorum.”
İş makinelerinin gürültüsünden ders çalışamadığını anlatan Atatürk İlköğretim Okulu öğrencisi Bilal Yılmaz ise yaşananlardan Belediye Başkanı Fikri Köse’yi sorumlu tutuyor. 23 Nisan Çocuk Bayramı’nın kötü geçeceğini ifade eden Yılmaz, şu soruların yanıtını arıyor: “Seçim zamanı kapı kapı dolaşıp yemek dağıtan belediye şimdi nerede, bize neden sahip çıkmıyorlar? Madem bu evler kaçaktı niye elektriğimizi, doğal gazımızı verdiler?”
‘Bayram coşkusuna ortak olamıyoruz’
Belediyenin hayallerini yazmaları için evlerine form gönderdiğini aktaran Yılmaz, “Bizim evimizi yıkacaklar. Arkadaşlarımdan ayrılacağım. Alay ediyorlar sanki, neyin hayalini yazmamızı istiyorlarsa...” diyor.
Bayram coşkusuna ortak olamayacağını üzüntüyle anlatan 7. sınıf öğrencisi Seyit Avşar ise psikolojilerinin altüst olduğunu belirtiyor. Önceden oyun oynamak için gece 12’de bile dışarı çıktıklarını anlatan Hüseyin Kırca ise artık polisten dolayı tedirgin olduklarını söylüyor. Atatürk İlköğretim Okulu 3/A öğrencisi Mert Avşar da, “Evimize hırsız girse bu polisler mi bize yardım edecek?” diyerek güvensizliğini dile getiriyor.
‘Annemi gözümün önünde dövdüler’
Polislerin annesini ve babasını gözlerinin önünde dövdüğünü anlatan Doğukan İsçi, 23 Nisan’ın kötü geçeceğini anlatıyor. “Anneme gaz bombaları attıkları zaman benim içim yanıyor” diyen Şeyda Kumcu, polislerin Başıbüyük’ten gitmesini istiyor.
Öğretmenlerinin bu yıl okul bahçesinde kutlama yapmayacaklarını belirten Burhan Süzer ise, bayramın kötü geçeceğini vurguladı. Süzer, “Ağabeyim işten gelirken polisler dövmüşler onu. Sonra götürmüşler. İki gün göremedim ağabeyimi” diyerek yaşadıklarını aktardı. 8. sınıfta okuyan Songül Erkan ise gelecekle ilgili duyduğu kaygıları anlatıyor. Evlerinin yıkılacağı düşüncesinden derslerine konsantre olamayan Erkan, işgal altında sınavı kazanamayacağını söyledi. Bayramı huzurla geçirmek istediğini aktaran Seval Yaman, yaşadıkları endişenin derslerini kötü etkilediğini dile getiriyor. Evinden ve arkadaşlarından vazgeçmeyeceğini söyleyen Yaman, “Böyle güzel bir yer bırakılmaz ki” diyor. (İstanbul/EVRENSEL)
Yeşim Özdemir
www.evrensel.net