Yoksulluğun faturası çocuklara...

‘Karnım çok aç’ diyerek gasp yaptığı için bir sokak çocuğuna hapis cezası verildi. Avukatı ise yoksulluğun faturasının çocuklara ödetilmemesini istedi


Daha Gaziantep’te baklava çalan çocukların hapis cezasına çarptırılması unutulmamışken, geçtiğimiz günlerde İzmir’de 5 liseli kıza aynı lisede eğitim gördükleri 2 kızdan tehditle birer YTL para aldıkları iddiasıyla 2 ile 4 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi. Bu olayın yankıları sürerken, yine İzmir’de bir çocuğun “karnım çok aç” diyerek bir başka çocuktan tehditle “85 YKR” alması, ‘nitelikli yağma’ sayılarak hapis cezasıyla sonuçlandı. Çocuk ile arkadaşına, birer yıl 10’ar ay 6’şar gün hapis cezası verildi.
Yeni TCK’da, baklavacı çocuklar davasının yarattığı tepki üzerine “çalınan malın değeri düşükse ya da hırsızlık acil bir ihtiyacı karşılamak içinse hâkimin cezayı indirmesi ya da ceza vermemesi” hükmü eklendi. Ancak İzmir’deki son 2 dava ‘hırsızlık’ değil, ‘nitelikli yağma’ sayıldığı için bu düzenleme uygulanamadı. Bu yönde ilgili ceza kanunlarında değişiklikler yapılmasının aciliyetine vurgu yapan çocukların Avukatı Nalan Erkem, “Bu çocuklara hayatları boyunca taşıyacakları ‘suçlu’ damgası vurulmamalı’ yoksulluğun, bilinçsizliğin faturası bu çocuklara çıkarılmamalı” diye konuştu.
Karnını doyurmak için
Annesi vefat eden, babasıyla sorunları nedeniyle 2 yıldır sokaklarda yaşayan T.K. (17), isimli çocuk iddianameye göre, 1 Kasım 2007 tarihinde Menemen’de, ilköğretim okulu öğrencisi M.T’den (14) “Karnım çok aç” diyerek para istedi. Üzerinde yalnızca yol parası olduğunu söyleyen M.T, T.K’ye para vermek istemedi. T.K, bunun üzerine “Ben senden adam gibi para istedim. Sen vermedin. Arka sokağa gel de nasıl alınıyormuş, gör” diyerek M.T’yi arka sokağa doğru sürükledi. Bu arada lise öğrencisi H.E. (15), “Parayı ver yoksa T.K. seni döver” diyerek araya girdi. Korkan M.T, üzerinde bulunan 85 YKr’yi T.K’ye verdi. Olayın polise intikal etmesinin ardından T.K. ve arkadaşı H.E. gözaltına alındı. Çocuklar hakkında, “nitelikli yağma” suçundan dava açıldı.
Önce 10 yıl
İzmir 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesindeki davada, T.K. aç olduğu için M.T’den para istediğini savundu. H.E. ise “Ben tehdit amacıyla bir şey söylemedim” dedi. T:K’nın avukatı Nalan Erkem, çocukların sabıkasız olduklarını belirterek, “Müvekkillerimden T.K, karnını doyurmak için ve borç olarak para istemiştir” diye müvekkilini savundu.
Yargılama sonunda mahkeme, çocukları önce 10’ar yıl hapis cezasıyla cezalandırdı. Ardından paranın azlığını dikkate alan heyet, bu cezayı yarı oranında düşürdü. Daha sonra da çocukların pişmanlığını ve yaşlarının küçüklüğünü göz önüne alan heyet, bu cezada indirime giderek çocuklara 2’şer yıl 2’şer ay 20’şer gün hapis cezasına çarptırdı. Heyet, çocukların duruşmalardaki iyi hallerine de dikkate çekerek, cezalarda altıda bir oranında indirim uyguladı ve cezayı 1’er yıl 10’ar ay 6’şar güne kadar düşürdü.
Yasal düzenlemeler yapılmalı
Tehditle birer YTL aldıkları iddia edilen liseli kızların davasında da kızların avukatlığını yapan Avukat Nalan Erkem, son yıllarda benzer suçlara çok sayıda çocuğun karıştığına dikkat çekti. Bu tür çocukların topluma kazandırılması için devletin sorumluluğunu yerine getirmediğinin altını çizen Erkem, bu yönde ilgili ceza kanunlarında değişiklikler yapılmasının aciliyetine vurgu yaptı.
Erkem, “İki olayda da çocuklar ‘Biz neden yargılanıyoruz, suç işlemedik ki?’ diyorlardı. Çocuklar suç işlediklerinin ayırtında değil” dedi. Böylesi olaylarda çocukların suçlu olarak damgalanmaların doğuracağı olumsuzlukları işaret eden Erkem, “Bu çocuklara hayatları boyunca taşıyacakları ‘suçlu’ damgası vurulmamalı’ yoksulluğun, bilinçsizliğin faturası bu çocuklara çıkarılmamalı” diye konuştu. (İzmir/EVRENSEL)
www.evrensel.net