Fotoğraf: AA

EMEK GÜNLÜĞÜ

  • Devlet ve burjuva partileri açısından yeni bir şey yaşanmıyor. Her 1 Mayıs’ta olduğu gibi yasakçı tutumlar, sindirmeye dönük politikalar devreye sokuluyor. Dünyanın gözü önünde 1 Mayıs’a gidenler neredeyse hain ilan edilecek


    Devlet ve burjuva partileri açısından yeni bir şey yaşanmıyor. Her 1 Mayıs’ta olduğu gibi yasakçı tutumlar, sindirmeye dönük politikalar devreye sokuluyor. Dünyanın gözü önünde 1 Mayıs’a gidenler neredeyse hain ilan edilecek. Başbakanın saklayamadığı ve ağzından dökülen “Ayaklar başları yönetirse, kıyamet kopar” açıklamasının devamı var. İçişleri bakanı, vali tarafından işçilerin suç işlediğini ve gerekli şekilde orantılı güç kullanacaklarını basın karşısında açıkça ifade ediliyor.
    Korkularında haklılar, çünkü ayaklar başa geçerse durum değişecek. İşsizlik, yoksulluk, sömürü ve baskı ortadan kalkacak. Taksim Alanı’nı dolduracak on binlerce ve yüz binlerce ayak onların sonunun başlangıcı olacak. Hükümeti, başbakanı ve sermayeyi korkutan işçi ve emekçilerin birleşik gücü, 2 Mayıs’ta da devam etmeli. SSGSS karşısında ortaya çıkan güç, 1 Mayıs’ta yakalanan birlik önümüzdeki dönemde daha ileri düzeyden birleşilecek bir platform olarak devam edebilir.
    Ekonomisi IMF tarafından yönetilen, demokrasisi AB sınırlarının izin verdiği ölçülerde ele alının bir ülkede 1 Mayıs’la ilgili ortaya çıkacak tutum yasakçı ve baskıcı bir zihniyettir. Türkiye işçi sınıfı hareketi ve sendikal hareketi son 15-20 yılda birçok deney yaşadı. Hiçbir burjuva hükümetinin ve partisinin işçi ve emekçileri düşünmediği, bırakın düşünmeyi, yeni haklar vermeyi tartışmak bile akıllarından geçmedi. Akıllarından geçen tek şey daha fazla yoksullaştırmak, daha az ücret vermek, özelleştirmeleri ve taşeronlaştırmaları devam ettirmek oldu. İşçi ve emekçilerin ellerindeki hakları almak dışında bir şey görmedik.
    Şimdi durum tersine dönmeye başladığı günlerin arifesindeyiz. İstihdam paketi yolda, içinde kıdem tazminatı var. İstihdam paketinin içinde sermayenin işlerini kolaylaştıracak, patronlara yeni vergi kıyakları getirecek düzenlemeler olacak. Patronların işçi adına ödediği sigorta primleri gözden geçiriliyor, nasıl azaltırız diye kafa yoruluyor. Patronlara vergi indirimi, işçi ve emekçileri düşük zamlar hazırlanıyor.
    Son MGK toplantısında zamlar ele alındı, her gün iğneden ipliğe yeni zamları yapanlar daha başka hazırlık içinde olduklarını ifade ediyorlar. 12 Eylül ucubesi sendikal yasaların gündeme geleceği, fakat nasıl geleceği çok açık değil. Son bir yıl içerisinde sendikalı olmak isteyen onlarca işyerinde yüzlerce işçi işinden ve ekmeğinden olmuş durumda.
    Sakarya’da gerçek provokatörler iş başındaydı ve onlara müdahale edenler olmadı. Kürt sorununda çözümsüzlüğü tırmandırmaya devam ediyorlar. Bütün bu gelişmeler, saldırı politikaları ve çözümsüzlüklerin üstesinden gelecek bir birliğe ve mücadeleye olan ihtiyaç kendisini dayatıyor. Bugün tüm saldırılara karşı sadece ülkemizde değil, dünyanın dört bir yanında ayaklar baş olmak için alanlara çıkacak ve 1 Mayıs’ı, Birlik, Mücadele ve Dayanışma içinde kutlayacaklar. 2 Mayıs bunun devamı olmalı ve bunu devam ettirmek için güçlerimizi birleştirmeliyiz. 1 Mayıs tüm dünya işçilerine ve ezilen halklarına kutlu olsun.
    Seyit Aslan
    www.evrensel.net