Tarlalarda 13 YTL’lik hayatlar

Diyarbakır Bismil’de çapada çalışan kadınlar, günün ilk ışığında kimi kundaktaki bebeğini de yanına alarak yola koyuluyor, kimi ise çocuklarını aç susuz evde bırakarak...


Diyarbakır Bismil’de çapada çalışan kadınlar, günün ilk ışığında kimi kundaktaki bebeğini de yanına alarak yola koyuluyor, kimi ise çocuklarını aç susuz evde bırakarak... Günde 14 saat çalışmanın karşılığı olarak 13 YTL alan kadınlar, tarladaki işlerin yanı sıra evdeki işleri de yapmak zorunda kalıyor. Ailelerinin yoksul olması nedeniyle köle gibi çalıştırılmalarına göz yummasına sitem eden kadınlar, tüm zorluklara rağmen verdikleri emeklerinin karşılığını alamamaktan endişe ediyor.
Bebeğini tarla kenarına bırakıyor
Çapaya kundaktaki bebeğini de getirmek zorunda kalan 4 çocuk annesi Fehime Aksu, sabahın 6’sında bebeğini uyandırarak tutuyor tarlanın yolunu. Bebeğini tarlanın kenarına bırakıp çapaya başlıyor sabahın köründe. Öğlen yemek vaktine kadar güneşe, esen rüzgara, toza dumana rağmen çapa sallıyor. Onca yorucu çalışmanın ardından saat öğle vaktini gösterdiğinde acıkmış, yorulmuş olsa da ilk işi sabah tarlanın kenarına bıraktığı bebeğine bakmak oluyor. Öğlen molasını nasıl geçirdiğini Aksu şöyle anlatıyor: “Bebeği emziriyorum, onunla uğraşıyorum ve istirahat etmeden bir saatlik mola bitiyor. Akşama kadar çocuğumla ilgilenemiyorum, bu da bana çok acı veriyor.”
3 çocuğu evde aç bekliyor
Aksu’nun, bebeğini tarla kenarında bırakma acısına, bir de tarlaya gelirken 3 çocuğunu evde bırakma acısı ekleniyor. “Evde bıraktığım çocuklarım da akşam yolumu gözlüyor. Bir yandan kundaktaki çocuğumu düşünüyorum, diğer yandan yalnız kalan diğer çocuklarımı. Akşama kadar aç kaldıkları için eve gideceğim saatte yolumu gözlüyorlar. Çocuklarımın haline içim yanıyor” diyerek katlandığı acıları anlatan Aksu, tüm zorluklara rağmen çapada çalışmak zorunda. Ancak yaşadığı zorluklara rağmen Aksu’nun emeğinin karşılığını alıp almayacağı da kesin değil.
Göz yumuluyor
Rojda Baran da gün boyu çapa yaptıktan sonra evinde de iş yapmak zorunda kalan kadınlardan. “Kadınların köle gibi çalıştırılmasına göz yumuluyor” diyen Baran, yoksulluk nedeniyle bu kadar çalışmak zorunda kaldıklarını söylüyor. Baran, “Ailelerimiz yoksul olmasalardı bizi göndermezlerdi. Ancak tarla sahipleri tarafından köle gibi çalıştırılmamıza göz yumuyorlar. Bu da yetmiyormuş gibi bir de evdeki işleri yapmak zorunda kaldığımız için çoğu gün yemek yemeden yorgunluktan uykuya dalıyoruz” diye anlatıyor çaresizliğini.
60 yaşındaki Rindê Baran da günde 14 saat çalışıyor. Bölgede tarımcılığın bittiğini, bu durumun vebalini de işçilerin çektiğini dile getiren Baran, yevmiyelerinin ürünlerin satışının ardından verildiğini söylüyor. Geçen yıl 4 ay boyunca yaptıkları çapanın karşılığını ancak 6 ay sonra alabildiklerini ifade eden Baran, “Her yıl tarlalarda çalışarak geçimimizi sağlamaya çalışıyoruz. Bu yıl kuraklık olması nedeniyle emeğimizin karşılığını alıp almayacağımız bile belli değil. Ama tarlada çalışmazsak hiç umudumuz olmaz” diyor. (Diyarbakır/DİHA)

İş olsaydı...

Kadınların tarlalarda köle gibi çalıştırıldığını belirten Gurbet Aydın ise “Bölgedeki genç kadınlar dışında hiçbir yerde sabahtan akşama kadar köle gibi güneş altında çalışan görülmemiştir. Bu bizim alın yazımız mı bilemiyorum. Eğer kadınların çalışabileceği iş alanları olsaydı belki Kürt kadınları bu kadar ezilmeyecekti” sözleriyle durumlarını anlatıyor. Özellikle sıcak günlerde sabahtan akşama kadar çalışmanın sağlıklarını olumsuz etkilediğini söyleyen Aydın, birçok kadının güneş altında çalışmaya dayanamayıp bayıldığını söylüyor.
Ferhat Arslan
www.evrensel.net