toprağa düşenler için dikilen fidanlar boy verdi

Mersin 68’liler Barış ve Kardeşlik Ormanı; bir orman gibi birleşmiş ve bütünleşmiş, kardeşçe yaşayabilenlerin anısına kurulan ve bugün de bunu yaşatanların ormanı… 68’liler Barış ve Kardeşlik Ormanı, insanı sarıp sarmalayan, geçmişe götüren ama orada bırakmayan, gelecek güzel günlere umut aşılayan huzurlu bir mekan…


“Yaşamak, bir ağaç gibi tek ve hür,
ve bir orman gibi kardeşçesine....”
Mersin 68’liler Barış ve Kardeşlik Ormanı; bir orman gibi birleşmiş ve bütünleşmiş, kardeşçe yaşayabilenlerin anısına kurulan ve bugün de bunu yaşatanların ormanı… 68’liler Barış ve Kardeşlik Ormanı, insanı sarıp sarmalayan, geçmişe götüren ama orada bırakmayan, gelecek güzel günlere umut aşılayan huzurlu bir mekan…
68’liler Barış ve Kardeşlik Ormanı, 1995 yılı sonbaharında büyük bir şenlikle “Fidanlarımız barışa kök salsın” denilerek oluşturuldu. ‘68’in dayanışma ruhuna uygun olarak Deniz’in, İbrahim’in ve Mahir’in yoldaşları kapı kapı dolaşarak demokratik kitle örgütlerine, sendikalara, meslek odalarına ve belediyeye giderek yitirdikleri arkadaşlarını anlatıp bir barış ve kardeşlik ormanı kurulması için destek istediler. Yılmadan, usanmadan kaynak arayışına girdiler ve sonunda başardılar. Mersin de “68’liler Barış ve Kardeşlik Ormanı”nın tohumları işte böyle atıldı.1996 yılının ilkbaharında, kollar sıvandı ve binlerce fidan dikme işi başladı.
En önde koştukları, ipi en önce göğüsledikleri için toprağa düşen her devrimci adına bir fidan diktiler toprağa… Ve böylece, 68 Ormanı, ‘68’den bu yana yitirdiğimiz, aramızdan alınan, kaybettirilenlerin yaşatılmasının başka bir yüzü oldu.
Orman için verilen yer, Güneykent Mahallesi içinde kalan, Mersin’in 50 yıllık çöplüğüydü. İş makineleriyle günlerce çalışıldı. Taşlık olan bölgelere temiz toprak taşındı. Dere ıslah edildi. Bıkmadan usanmadan ‘68 ruhu ve azmi ile çalışıldı. Aylarca süren çalışma, verilen emek, kalıcı bir işe dönüştü. Ağaç dikimini artırmak ve herkese yaymak için “Sizin de dikili bir ağacınız olsun” kampanyası açıldı. Ağaçlar dikildi, yollar açıldı, sulama suyu şebekesi döşendi. Ağaçlar bu su ile yıllar boyu aralıksız sulandı. 13 yıllık bu emeğin sonucu ağaçların boyu 10-15 metreyi buldu. 5 kilometrelik alana yayılan, hizmet binası olan, “Barış ve Özgürlük Anıtı” dikilen; tuvalet, duş ve soyunma yerleri bulunan, dinlenme yeri ve kafeteryası olan kocaman bir orman fidanlığı oldu. 68’liler Ormanı içinde Denizlerin avukatı Halit Çelenk ve ablaları Şekibe Çelenk’in adının verildiği bir alan da var. Bir orman gibi birleşmiş ve bütünleşmiş, kardeşçe yaşayabilenlerin anısına kurulan ve bugün de bunu yaşatanların ormanı… 68’liler Barış ve Kardeşlik Ormanı, insanı sarıp sarmalayan, geçmişe götüren ve orada bırakmayan, Denizleri görüp ileri iten, gelecek güzel günlere umut aşılayan huzurlu bir mekan oldu.

Denizlerin mirasını büyütmek
Her yıl 68’liler Ormanı’nda yapılan Denizler anması ve 1 Eylül Dünya Barış Günü etkinlikleri, ortaya konulan bu emeğin boşa gitmediğini ve ne kadar gerekli olduğunu gösteriyor. 68’liler Ormanı her sene olduğu gibi bu yıl da barış, demokrasi ve kardeşlik etkinliklerine ve şenliklerine ev sahipliği yaptı. Barış ve Kardeşlik Ormanı, bu yıl yeni Denizlerin buluşmasına dönüştü. Mersin 68’liler Derneği ve Mersin 78’liler Derneği öncülüğünde EMEP, DTP, ÖDP, SDP ile birçok sendika ve meslek odasının desteğiyle “İdam Edilişlerinin 36. Yıl Dönümünde Denizleri Anıyoruz” adlı anma etkinliği her yıl olduğu gibi bu yıl da 68’liler Barış ve Kardeşlik Ormanı’nda gerçekleştirildi. Mersin’in devrimci gençleri, demokrat ve ilerici kesimleri, Denizlerin bıraktığı mirası büyütmek, açtıkları mücadele bayrağını daha ilerilere taşımak için azim ve karalılıklarını yinelediler. 3 bine yakın kişinin katıldığı etkinlik, ‘68 hareketinin dayanışması ve ortak mücadele ruhuna uygun gerçekleşti. Yerel müzik grupları ile sanatçı Suavi’nin konserleriyle renklenen anma etkinliğinde, dönemin tanıklarından Ertuğrul Kürkçü, Eşber Yağmurdereli, Fahri Aral, Celal Doğan, siyasi partilerden DTP Genel Başkanı Emine Ayna, SDP Genel Başkanı Filiz Koçali, ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Hamiyet Kızıler ve EMEP GYK Üyesi Halil İmrek birer konuşma yaptılar.
Yapılan konuşmalarda vurgulanan ortak yan; devrimci dalganın yeniden kabarmaya başladığı ve Denizlerin yeniden halka çağrı yaptığıydı. Ayrıca Denizleri anmanın, Türk ve Kürt halkının bağımsızlık ve özgürlük mücadelesine destek vermekten geçtiğine ve Denizlerin, son nefeslerini verirken Türk ve Kürt halkının bağımsızlığını ve kardeşliğini haykırdığına da birçok konuşmacı değindi ve Deniz Gezmiş’i, ‘Bizim Deniz’ yapanın, onun son sözleri olduğunun altı çizildi.
Halil İmrek
www.evrensel.net