Emekçilerin gözü sendikal konferansta

İşçi ve emekçilerin hayatını çekilmez hale getiren politikalar hız kazandı. AKP Hükümeti, SSGSS ve İstihdam Paketi başta olmak üzere çıkardığı yasalarla emekçilerin haklarını gasp ediyor


İşçi ve emekçilerin hayatını çekilmez hale getiren politikalar hız kazandı. AKP Hükümeti, SSGSS ve İstihdam Paketi başta olmak üzere çıkardığı yasalarla emekçilerin haklarını gasp ediyor. Bu saldırılara karşı emekçilerin mücadelesi ise geçtiğimiz yıllara göre yükselme eğiliminde. Emekçilerle uzlaşmacı sendikacıları da karşı karşıya getiren bu eğilim, sendikal yapılardaki sorunları da daha belirginleştirdi.
İşte bu nedenle İzmir’in önemli işçi havzalarından Aliağa ve Çiğli’de işçiler, temsilciler ve şube başkanları, bu yıl Gönen’de gerçekleştirilecek 4. Uluslararası Sendikal Konferans’ı ve çıkacak sonuçları önemsiyorlar. Çünkü bu konferansta sorunların tespit edilmesinin yanı sıra dünya genelinde mücadeleden yana kesimlerin bu sorunları nasıl aşabileceği de ortaya konacak.
BES İzmir Şube Başkanı Ramis Sağlam, emek hareketinin en önemli sorununun birlik ve mücadele olduğunu söyledi. Sağlık ve sosyal güvenlik hakkına yönelik saldırılara karşı milyonlarca emekçinin uluslararası bir eşgüdüm içinde ayağa kalkması gerektiğini dile getiren Sağlam, sermayenin, bir yandan da emekçilerin örgütleri olan sendikaları hedefine koyduğunu belirtti. Saldırılarını tek merkezden yürüten sermayenin karşısına çıkmak için sendikaların yeniden mücadele merkezleri haline gelmesi gerektiğini ifade eden Sağlam, “Bu süreç sadece, sendika yöneticilerinin isimlerinin değişmesi ve sendikaların ayrışıp birleşmesi olarak algılanmamalıdır. İşçi sınıfının ve emekçilerin gerçek anlamda mücadele örgütlerini yaratma ihtiyacını karşılayacak bir uluslararası sendikal sürece ve onun mekanizmalarına ihtiyaç vardır. Bu mekanizma, uluslararası örgütlenmeyi, dayanışmayı ve mücadeleyi örgütlemelidir” dedi.
Sorun birlik olamamak
Tek Gıda-İş 7 No’lu Şube Teşkilatlandırma Sekreteri ve Çiğli Organize Sanayi’de bulunan Alyans Tütün Fabrikası İşyeri Baştemsilcisi Halil İbrahim Bircan, “Günümüzde Türkiye’deki konfederasyonlar ve tek tek şubeler olarak en büyük açmazımız, bir araya gelip eylem birliği yapmamak ve üyelerimizi yeterince sendikal bilinçle donatmamak” dedi. Sendikaların “hükümet yanlısı”, “dinci”, “solcu” şeklinde ayrılmaması gerektiğini belirten Bircan, “Sendikalar işçi sendikacılığı yapmalı, sendikalar arası dayanışmalar olmalı. Yoksa hükümet, sendikaları bugün olduğu gibi yarınlarda da dikkate almaz” dedi. Bircan, işçilerin seçtikleri yöneticileri yeterince tanımadıklarına, istek ve sıkıntılarını sendika merkezlerine rahatça iletemediklerine dikkat çekti.
Uluslararası Sendikal Konferans’ı çok anlamlı bulduğunu belirten Bircan, şöyle devam etti: “Konferans çalışmasının geniş kesime ulaştırılması gerekir. Böyle bir organizasyona Türk-İş’e bağlı sendikalardan daha fazla katılım olması gerekir. Ama bilgilendirmenin yeterince iyi yapılmadığı ortaya çıkıyor, benim de yeni haberim oldu ve bunu gazeteniz aracılığıyla öğrendim açıkçası.”
Petrol-İş’in örgülü olduğu TÜPRAŞ Baştemsilcisi Eyüp Utku, sendikal hareketin siyasi bir tabana oturmak zorunda olduğunu belirterek, “Sendikalar kitle örgütüdür, deniyor ama bu sistemde işçiler olarak siyaseten güçlü olmazsak mücadeleden tam verim almamız çok zor” dedi. Yeni bir anlayışın işçilerin önüne sunulması gerektiğini belirten Utku, “Sendikalar içinde birlik gerek. Yoksa yapılan eylemler lokal kalıyor, günü kurtarmak için yapılmış gibi oluyor. 14 Mart’ta güzel bir birlik oldu ama ideolojisizlikten dolayı eksik kaldı” dedi. Uluslararası Sendikal Konferans’ın, bir sonuç çıkmasından önce insanların bir araya gelip sorunlarını tartışması ve bunu toplumun gündemine sokması bakımından önemli olduğunu belirten Utku, bu konferansın işçilerin önünü açan bir organizasyon olacağını belirtti.
Mücadele çıtası yükseltilmeli
Genel-İş Aliağa Temsilcisi Yücel Laçinel, 1980 darbesinin ardından sendikacıların birçoğunun gerçek sendikal anlayıştan uzaklaştığını belirterek “Kapitalizme ve sermayeye karşı işçi sınıfının haklarının korunabilmesi için sendikaların birlikte hareket etmesi ve bir araya gelmesi gerekir” dedi. Sınıf sendikacılığı anlayışının ön plana çıkması gerektiğini belirten Laçinel, yaşanan sorunlara karşı birlikte mücadele çıtasının yükseltilmesini istedi. Uluslararası Sendikal Konferans’a daha önce de katıldığını söyleyen Laçinel, “Çok verimli tartışmalar olacağını biliyorum. Birçok ülkeden sendikacılar gelecek. Oralardaki sendikal koşulların, mücadelelerin farklılıkları, olumlu yanları tartışılacak. Türkiyeli işçiler de bu konferansta kendilerine dayatılan çalışma koşullarının ve emek sömürüsünün karşısında diğer ülkelerde nasıl mücadele edildiğinin deneylerini öğrenecek” diye konuştu. (İzmir/EVRENSEL)

Konferans üç gün sürecek
İngiltere’den Burkina Faso’ya, Ekvador’dan Fransa’ya tiyatro ve sinema sanatçılarını, tersane, tekstil, banka, belediye, inşaat işçilerini, basın ve kağıt emekçilerini temsil eden birçok sendika, 23-25 Mayıs 2008’de Balıkesir Gönen’de gerçekleştirilecek 4. Uluslararası Sendikal Konferans’ta bir araya gelecek. Birleşik Metal-İş Kemal Türkler Tesisleri’nde düzenlenecek olan konferansa, Türkiye’den DİSK, Türk-İş ve KESK’e bağlı çok sayıda sendika ve şubeleri katılacak. Konferans için İngiltere, Yunanistan, İtalya, Almanya, Tunus, Fransa, Ekvador, Burkina Faso, İspanya, Rusya, Pakistan ile Latin Amerika ülkelerinden sendikalar Türkiye’de buluşacak. Konferans, ev sahipliğini üstelenen Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu’nun açış konuşmasıyla başlayacak. Konferansta, “Sermayenin İşçi Sınıfına Yönelik Saldırıları”, “Sendikal Örgütlenme, Yaşanan Sorunlar ve Deneyimler”, “Uluslararası Dayanışma” başlıklı oturumlar ve atölye çalışmaları gerçekleştirilecek. Konferans sonunda, Konferans Sonuç Bildirgesi yayımlanacak.
Barış, demokrasi ve emek mücadelesi birleşmeliYusuf Karadaş (Eğitim Sen Diyarbakır Şube Yöneticisi): Ülkeyi yönetenlerin Kürt sorununda çözümsüzlükte ısrar etmesi, hem baskı ve şiddet ortamının hem de işsizlik ve yoksulluğun derinleşmesine yol açmaktadır. Elbette ki öncelikli talebimiz, barış ve demokrasidir. 2008 1 Mayıs’ını bölgede son yılların en yaygın 1 Mayıs’ı olarak kutladık. Bizler, Kürtlerin barış ve demokrasi mücadelesinin, ülke genelindeki emek mücadelesiyle birleştirilmesini önemsiyoruz. Uluslararası Sendikal Konferans’ın hem ülke genelinde, hem de uluslararası alanda, emekçilerin birleşmesi ve mücadelenin ortaklaştırılmasına katkı sunmasını bekliyoruz.
Taban mücadeleye hazırAhmet Oktay (PETKİM İşyeri Temsilcisi/Petrol-İş): İktidar kendi anlayışına göre sendika istiyor, daha az sorun istiyor. Gerçekte işçi kimliğini, işçi sıfatını yitirmemiş insanların yönetimlerde önder pozisyonunda olması lazım. Bu sadece konfederasyonlarda değil onlara bağlı sendikalarda da böyle olmalı. Bugün koltuğunu bırakan sendikacıların gideceği bir işyeri yok. Bu durumdaki yöneticilerle mücadelede zayıf oluyor. Oysa taban mücadeleye hazır. Bir 14 Mart eylemleri bunun en iyi örneği. Bu eylemlere yönetimlerin beklentisini aşan düzeyde işçi katılımı oldu ülkenin her yerinde. Ancak gel gör ki ertesi gününki durumda, iş yöneticilere kaldığında, yani sanki binlerce kişi bu yasaya karşı mücadelede kararlı değilmiş gibi davranıldı. Türk-İş genel başkanının açıklamasına karşın 17 sendikanın 1 Mayıs’ta alanlara inmesi, yine taban hareketinin gücünü ve tepkisini gösteriyor. İşçilerin, emekçilerin sendikalardan beklentisi; ayrımcılığa son verilmesi. Sendikacıların birleşmeci bir anlayışa sahip olması gerek. Sermaye güçleri uluslararası düzeyde de yerel düzeyde de birleşik davranırken, emek güçleri de böyle davranmalı. 1 Mayıs’ta hükümet sendikaları böldü. Onlar sürekli bölmek için uğraşıyorlar. Ama sendikaların birlik olması lazım. Yeni kazanımlar da böyle elde edilecektir. ‘Elimizdekileri koruyalım’ düşüncesine katılmıyorum. Bu bizi ileri götürmez. İstersek yeni kazanımlar elde edebiliriz, bunu başarabiliriz. İçimizdeki ayrılıktan sermaye faydalanacaktır, işte İstihdam Paketi çıktı. Sendikal mücadele konusunda birleşik mücadele şart. Petrol-İş üyeleri olarak bizler, uluslararası dayanışmanın somut örneğini Novamed grevinde gördük. Bu dayanışma olmasaydı işimiz o kadar kolay sayılmazdı. Yapılacak olan sendikal konferansa sadece yöneticiler değil, öncü işçilerin katılımı da artırılmalı.
Çelişki derinleşiyorAdem Tunç (PETKİM İşyeri Temsilcisi/Petrol-İş): Türkiye’deki emek hareketinin önderleri 12 Eylül sonrası her nedense siyaset üstü sendikal hareketi yerleştirdi. Sermaye örgütleri gelişti, uluslararasılaştı, sendika önderleri kendilerini geliştirmediler. Dünyaya siyasi bakmadıkları için, kendileri gelişmediği için işçileri de geliştiremediler. Bizim gibi az gelişmiş ülkelerde emperyalizmin uluslararası örgütleri, medyayı, hükümetleri kullanarak kendi kültürünü dayattı. Siyasi gelişme olmadı. Şimdi bedel ödeyerek elde ettiğimiz hakları koruyamıyoruz. Dünyanın her yerinde siyasi partiler ve sivil toplum kurumları diye Sarosçu örgütler türedi. Bu sendikalar için de geçerli. ‘Hepimiz aynı gemideyiz’ lafı çürümüştür. Emek-sermaye çelişkisi derinleşiyor. Emek örgütleri de, temsilcileri de bir araya gelip birleşmeli, siyasi örgütlenmelerini geliştirip yönetmeye aday olmalı. Uluslararası Sendikal Konferans’ın da mutlaka faydası olacaktır. Zayıf geçmemeli. Ama bu, emek örgütlerinin katkı sunması, güç vermesi gereken bir toplantı.
Sorun yönetimdeCemal Topçu (PETKİM İşyeri Temsilcisi/Petrol-İş): Türkiye sendikal hareketinde, doğru önderliğin olduğu platformlarda işçilerin her türlü katılımı sağladığını, buradan güçlü bir ivme kazandığını görüyoruz. 14 Mart’ta da bunu gördük. Bugünlerde siyasi ve ekonomik belirsizlikler yaşayan sermaye cephesinin karşısında, sendikal harekette de belirsizlikler sürüyor. Bunun giderilmesi için mutlaka sendikal birlik sağlanmalı. Sorun tabanda değil, sorun yönetimde. Bu yönetimin hizaya çekilmesi, gerçek işçi önderleri ile mümkün. Bu önderler aramızda mevcut ama yönetimlerde gereken etkiyi yapacak yerlere gelememiş. Ancak bu da zamanla olacak. Emekçiler bugün ekonomik ve siyasi bunalımdan çok fazla etkilenmiş. İşçiler ekonomik çıkarlar peşinde, siyasi mücadele veremiyor. Bu tür uluslararası toplantıların, belirlenmiş, seçilmiş katılımcılardan ziyade tabandan, işçilerle yapılması, bunlara öncü işçilerin katılması daha faydalı olacaktır. İşçiler için dünyadaki ile Türkiye’deki şartlar çok değişik, farklı değil. Sıkıntılar aynı, bu yüzden çok faydalı olacak bir toplantı olduğunu düşünüyorum.
En önde olanlar bir araya gelecekGüven Boğa (Eğitim Sen Adana Şube Başkanı): Uluslararası Sendikal Konferans, Türkiye’de ve dünyada saldırıların ve sınıf hareketinin yükseldiği bir dönemde yapılıyor. Türkiye’de son 1 yılda önemli eylemler yapıldı. Avrupa ve diğer ülkelerde de benzer saldırılara karşı verilen mücadeleleri izledik. Şimdi bu hareketleri örgütleyenlerle bir arada olacağız. Sendikal hareketteki olumsuzlukların nasıl aşılacağını tartışacağız. Bizim işkolumuzda ve diğer işkollarında pek çok sıkıntı var ve bu konferansta hareketin yeniden bir araya gelmesi, güçlendirilmesi gibi görevlerimizi tartışıp, birlikte hareket etmenin olanaklarını ortaya koyacağız. Kamu emekçileri hareketinin işçi ve emek hareketiyle birleşmesi konusunda Adana’da önemli örnekler yaşadık ve bunları paylaşacağız. Adana’da da kurulan Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu’nu ve bu tür platformların nasıl kullanılacağını irdeleyeceğiz. Yerellerdeki olumlu örnekleri aktaracağız. Birleşik emek hareketini nasıl yaratacağımızı, hareketin en önündekilerin tartışacak olması önemli.
www.evrensel.net