MAZLUMDER etnik ve dinsel ayrımcılığın haritasını çıkarıyor

2008 yılını ‘Etnik ve Dinsel Ayrımcılıkla Mücadele Yılı’ ilan eden ve bu konuda çeşitli kampanyalar yürüten MAZLUMDER, etnik ve dinsel ayrımcılığın yoğun olarak yaşandığı Mersin, İzmir, Ankara, İstanbul, Mardin, Trabzon, Malatya ve Diyarbakır’da yürüttüğü araştırmalarla, Türkiye’deki ayrımcılık haritasını çıkarıyor


2008 yılını ‘Etnik ve Dinsel Ayrımcılıkla Mücadele Yılı’ ilan eden ve bu konuda çeşitli kampanyalar yürüten MAZLUMDER, etnik ve dinsel ayrımcılığın yoğun olarak yaşandığı Mersin, İzmir, Ankara, İstanbul, Mardin, Trabzon, Malatya ve Diyarbakır’da yürüttüğü araştırmalarla, Türkiye’deki ayrımcılık haritasını çıkarıyor. Mayıs ayında başlayan çalışma, Temmuz’da sona erecek. MAZLUMDER Genel Yürütme Kurulu Üyesi Av. Süphan Erkan, Türkiye’de ayrımcılığın temel nedenleri arasında etnik ve dinsel ayrımcılık geldiğini ve bu yüzden çalışmalarını bu iki alan üzerinde yoğunlaştırdıkları söyledi. Toplumun dışına itilen, inanç ve etnik kimliklerinde ödün vermek zorunda bırakılan insanlarla birebir görüşmeyi hedeflediklerini belirten Erkan, “Etnik ve dinsel ayrımcılık konusunda sahaya inmeye, bir diğer deyişle toplumsal-reel düzlemdeki algılamayı ve tabloyu tespit eden bir çalışmanın faydalı olacağına karar verdik. Araştırma kapsamında ayrımsız, olabildiğince farklı etnik kesimlere ulaşma hedefimiz var. Kürt, Ermeni, Roman, Rum, Çerkez ve Türklerin de dahil olduğu herkes ayrımsız olarak muhatabımızdır” dedi.
Araştırma başka çalışmalara kaynaklık edecek
Saha çalışmasını tüm bölgelere yaygınlaştırmayı amaç edindiklerini aktaran Erkan, etnik ayrımcılıkla ilgili saha çalışması için Diyarbakır, Mersin, İzmir, Ankara ve İstanbul’u dinsel gruplarla ilgili saha çalışmasını ise Mardin, Trabzon, Malatya, İstanbul ve Ankara’da gerçekleştireceklerini söyledi. Çalışma yöntemini yüz yüze görüşme olarak belirlediklerini belirten Erkan, “Gerektiğinde ve görüşülen kişi de uygun gördüğü takdirde ses ve görüntü kaydı alabiliriz. Ancak daha geniş bir kitleye ulaşabilmek için soru formlarının doldurulması yoluyla veri toplamayı da düşünüyoruz. Sonuçta bu çalışma ilerde başka çalışmalar kaynaklık etmesi için istatistiki verilere de dönüşebilecek” diye konuştu.
Birçok kesimin ortak paydası ‘ayrımcılık’
Belirli bir kesimi hedef almadıklarını ve Alevi, Hıristiyan, ateist, Bahai ya da başka bir dinsel tercihe sahip olan tüm kesimlerin ortak noktasının ayrımcılık olduğunu ve bunu kayıt altına almayı amaçladıklarını ifade eden Erkan, “Amacımız tüm ayrımcılıkların sosyo-psikolojik altyapısını anlayabilmek, ondan sonra belki, neden bu kadar tahammülsüz bir toplum olduk sorusuna daha rahat cevap verebiliriz. Bu araştırmayı yaparken Türk ırkçılığı yapanlarla da görüşüp onlardan, egemen kimliği savunmanın altyapısını öğrenmeye çalışacağız” dedi.
‘Toplumda derinleşen ayrımcılık bizi tedirgin ediyor’
Araştırmanın 15 Temmuz’da sona ereceğini ve bu çalışmaların Ekim ayında düzenlenecek sempozyumla kamuoyu ile paylaşılacağını söyleyen Erkan, şunları belirtti: “Türkiye’de toplumsal düzlemde gitgide derinleşen bir ayrımcı psikoloji egemen olmaya başladı. Pek çok ilde yaşanan son olarak Sakarya’da yaşanan olaylar çok endişe verici, çok vahim. Çalışma yaparken bu işimizi oldukça zorlaştıran bir etken olacak gibi görünüyor. Bugüne kadar yaptığımız birkaç görüşme esnasında, insanların dilsizleştiğine, tedirginliğine tanık olduk ki bu, durumun vahametini fazlasıyla ortaya koyuyor. Çalışmanın sonucunda Ekim ayında bir sempozyum yapılacak. Sempozyumdaki sunumlar ve çalışma sonucu oluşan envanterin de derli toplu bir çalışma olarak yayınlanması planlanıyoruz. Bildiğim kadarıyla bugüne kadar bu yönlü yapılmış bu kadar kapsamlı bir çalışma yok. O yüzden özellikle tarihsel bir veri olarak kalsın istiyoruz.” (İzmir/DİHA)
www.evrensel.net