Uzlaşmacı sendikacılık çıkmaz sokaktır!

Dünya genelinde emekçilere yönelik saldırıların ve buna karşı verilecek mücadelenin tartışıldığı 4. Uluslararası Sendikal Konferans’ın sonuç bildirgesi açıklandı.


Dünya genelinde emekçilere yönelik saldırıların ve buna karşı verilecek mücadelenin tartışıldığı 4. Uluslararası Sendikal Konferans’ın sonuç bildirgesi açıklandı. 23-25 Mayıs tarihinde 15 ülkeden sendikalar, sendikacılar, temsilciler ve ileri işçilerin katıldığı konferansta, sermayenin dünya genelinde emekçilere yönelik aynı saldırıları hayata geçirdiği vurgulanarak, bu sorunlara karşı ortak mücadele çağrısı yapıldı.
Sermayenin azami kâr için kamusal hizmetlerin tasfiyesi, esnek çalışma uygulamaları, ücretlerin düşürülmesi, sosyal güvenlik hakkının gaspı, özelleştirmeler gibi saldırıları uygulamaya koyduğu belirtilen sonuç bildirgesinde enternasyonal dayanışma ve ortak mücadelenin yakıcı bir ihtiyaç olduğu dile getirildi. İşbirlikçi, sosyal diyalogcu sendikal çizginin emekçiler açısından “çıkmaz sokak” olduğu vurgulanan bildirgede, sendikaların örgütlenme ve mücadele merkezleri haline getirilmesinin mücadeleci sendikacı, temsilci ve ileri işçilerin öncelikli görevi olduğu belirtildi.
Antiemperyalist direnişe destek
“11 Eylül saldırıları sonrasında başta ABD olmak üzere, AB, NATO ve diğer politik ve askeri kurumlarca sürdürülen ‘teröre karşı savaş’ konsepti, başta Avrupa olmak üzere birçok ülkede milliyetçi, ırkçı fikir ve uygulamaların yaygınlaşmasına yol açmıştır” denilen sonuç bildirgesinde, konferansın her türlü ırkçı düşünce ve uygulamalara, sermayenin sınıfı bölme ve halkları köleleştirme politikalarına karşı olduğu kaydedildi.
Emperyalist güçlerin, Asya’dan Ortadoğu’ya, Doğu Avrupa’dan Latin Amerika’ya kadar askeri yöntemler de dahil olmak üzere, her türlü aracı devreye sokarak, egemenliklerini güçlendirmeye çalıştığı ifade edilen bildirgede, şu ifadelere yer verildi: “İşçiler, emekçiler ve ezilen halklar emperyalist kuşatma altında mücadele ve direnişlerini sürdürmektedir. Konferansımız, dünyanın her yerindeki antiemperyalist direniş ve bağımsızlık mücadeleleri ile dayanışma içinde olduğunu belirtir; ulusların kendi kaderini tayin hakkına saygı gösterilerek, Irak ve Afganistan’daki emperyalist işgalin derhal sonlandırılmasını, Filistin halkının bağımsızlığını ve Kürt sorununun eşit haklar temelinde demokratik çözümünün sağlanmasını talep eder.”
Dayanışma çağrısı
Bildirgede “Konferansımız, İran şeker işçilerinin, Türkiye’de Tuzla, Yörsan, Desa ve TEGA işçilerinin, İtalya’da Fiat ve Alfa Romeo işçilerinin mücadelesi başta olmak üzere, tüm dünyadaki işçi grev ve direnişleri ile dayanışma içerisinde olduğunu belirtir. Mısır’da Mahalla direnişi sonrasında tutuklanan, İran’da tutuklu bulunan Mansour Osanlou gibi sendikacı ve işçilerin, derhal serbest bırakılmasını talep eder” denildi.
“Yaşasın işçi sınıfının birliği ve uluslararası dayanışması” sloganıyla biten sonuç bildirgesinde, bir sonraki sendikal konferansın örgütlenmesi için çalışmanın başlayacağı ifade edildi. (İstanbul/EVRENSEL)

Ortak mücadelenin talepleri

* Tüm ülkelerde örgütlenme özgürlüğünün sağlanması, sendikal hak ve özgürlükler önündeki engellerin kaldırılması, sendikalar ve sendikacılar üzerindeki baskılara son verilmesi, tutuklu sendikacıların serbest bırakılması
* Çalışma koşullarının düzeltilmesi, işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin eksiksiz olarak uygulanması sağlanarak iş kazalarının önüne geçilmesi
* Tüm ülkelerdeki ücretlerin baskılanmasına yönelik girişimlere karşı, başta ücretler ve sosyal haklar olmak üzere, sendikal ve siyasal hakların genişletilmesi doğrultusundaki mücadelenin yükseltilmesi
* Sosyal güvenlik, emeklilik yaşının yükseltilmesi, başta eğitim ve sağlık olmak üzere tüm kamu hizmetlerinde yaşanan özelleştirmelerin durdurulmasına dönük mücadelelerin geliştirilmesi; parasız eğitim ve sağlık taleplerinde ısrar edilmesi
* AB’nin emperyalist politikalarına ve AB konvansiyonuna karşı referandum talebiyle verilen mücadelelerin yaygınlaştırılarak güçlendirilmesi,
* Sendikaların, özellikle güvencesiz ve kayıt dışı çalıştırılan kadın ve genç işçilerin örgütlenmesine özel önem vermesi
* Sermayenin, işçileri bölerek birbirleriyle rekabetine yol açan farklı statü ve ücret sistemlerine karşı, “eşit işe eşit ücret” talebiyle mücadele edilmesi
* İşsizliğe ve yoksulluğa karşı mücadele ve işsiz kitlelerin örgütlenmesi konusuna sendikaların özel önem vermesi
* Kadınların çalışma yaşamında karşı karşıya kaldığı sorunların çözümlenmesi ve cinsiyet ayrımcılığına son verilmesi
* Her türlü esnek çalışma biçiminin ve taşeronlaştırmanın yasaklanması için mücadelenin yükseltilmesi, tüm ülkelerde normal iş gününün korunması
* Normal iş günü temelinde kalıcı, güvenceli ve sigortalı iş ilişkilerinin korunması ve yaygınlaştırılması için mücadele edilmesi
* İşsizliğe karşı mücadelenin de bir yolu olarak, çalışma sürelerinin tam ücret ve personel alımı karşılığında kısaltılması
* Sendikaların çeşitli ülkelerde uygulanmaya başlayan ve işçi sınıfını bölmeyi hedefleyen (etnik farklılıkların ön plana çıkarılması, göçmen işçilere karşı yerli işçilerin kışkırtılması vb şekillerde) her türlü ayrıştırıcı politika karşısında, işçi sınıfının birliği ve kardeşliğinin güçlendirilmesi
* Bütünüyle kar amaçlı kapitalist üretimin neden olduğu çevre tahribatına karşı duyarlılığın yükseltilmesi ve özellikle büyük tekellerin başta su olmak üzere doğal kaynaklara el koyma girişimlerine karşı konulması.
www.evrensel.net