Hemşirelerin sorunlarına son verilmeli

12 Mayıs hemşireliğin kurucusu olan Florance Nightingale’in doğum günü ve tüm dünyada hemşireler günü olarak kutlanmaktadır. Maalesef bizim ülkemizde ise çoğu zaman hatırlanmamaktadır.


12 Mayıs hemşireliğin kurucusu olan Florance Nightingale’in doğum günü ve tüm dünyada hemşireler günü olarak kutlanmaktadır. Maalesef bizim ülkemizde ise çoğu zaman hatırlanmamaktadır. Bu da ülkemizde hemşirelere verilen değeri göstermektedir. Oysa tüm dünyada daha eğlenceli kutlanmaktadır. Bizim ülkemizdeki gibi sönük değil. Hemşireliğin temelinde düşkünlere yardım ve destek vardır. Florance Nightingale de zaten 1854 (Kırım Savaşı) sırasında yaralanan askerlere ve halka yardım etmek için çıkmıştır yola.
Günümüzde hemşireliğin temelinde hâlâ düşkünlere yardım ve destek vardır. Hemşirelik mesleğinin bir kadın mesleği olması kadının tarihte şifa verici rolünden gelmektedir. Bu yönüyle iyi; fakat kadın mesleği olması nedeniyle hemşireler tarih boyunca mağdur edilmiş, hiçbir hakları verilmemiş ve hep sömürülmüştür. Kadın olmak güçsüz olmak anlamına gelmemektedir. Fakat ülkemizde kadına bakış açısı, hemşireler de kadın olduğu için onları da etkilemiştir. Hemşireler tarih boyunca olduğu gibi günümüzde de hâlâ büyük problemler yaşamaktadırlar ve sosyal hakları tam olarak verilmemektedir. Çalışma koşulları bir kadına göre ağır olan şartlarda çalışmak zorunda bırakılmış, gündüzleri yetmezmiş gibi bir de geceleri çalıştırılmış ve gece çalışmaları mesai sayılmamıştır.
Bütün insanlar hayatları boyunca bir hastaneye gitmiştir ve hastanede de en çok hemşirelerle karşılaşmışlar ve mutlaka bir yardım almışlardır. Karşılığında ise hemşirelerin tek beklentisi vardır; birazcık saygı ve değer verilmesi. Hemşireler hep çok çalıştırılmış ve hiçbir haklarını alamamıştır. Ülkemizde birçok iş alanında olduğu gibi...Hemşirelik mesleğinde de az kişi ile çok iş mantığı vardır ve sonuçta insanlardan iyi bir hizmet beklentisi vardır. Yurtdışında bir hemşire günde 4 saatten fazla çalışmaz ve bir hemşireye düşen hasta sayısı da bellidir. Ülkemizde ise hemşireler 8 saat, 16 saat çalıştırılıyor ve düşen hasta sayısı 30’dan aşağı değil. Bu kadar ağır şartlarda daha nasıl iyi bir hizmet verilebilir ki?
Ülkemizde hemşirelik bir meslek olarak değerlendirilmiyor. İş yapan yardımcı sağlık personeli gözüyle bakılmakta. Yine hemşire açıkları oluyor, açıkların yerine çalışan hemşireler çok çalıştırılarak açık kapatılmaya çalışılıyor. Ve çalışmanın getirdiği olumsuz yönlerden biri de hemşireler mesleklerini yapamamakta, sadece iş yapmaktadır. Yani tedavi ve bakım olan görevlerinden sadece tedavi kısmını yapmaya zamanları oluyor. bunun sebebi de sistemdeki çarpıklıklardır.
Eğer sağlıkta iyi bir hizmet isteniyorsa ve hemşirelere düşen görevin en iyi şekilde yapılması beklentisi varsa; bunu yapmak için hemşirelerin hastanelerde aynı eğitimi almış ve kadrolu, sözleşmeli ya da taşeron olarak parçalanmadan sadece kadrolu olarak çalıştırılmaları ve eğitimlerinin okulla beraber son bulmaması, çalışma hayatında hizmet içi eğitimlerle bilgileri sürekli yenilenerek yeni şeyler öğrenmeleri ve buna göre hizmet vermeleri gerekmektedir. Fakat şu anda hastanelerde sadece kadrolu hemşireler hizmet içi eğitimlerden faydalanabilmekte. Diğer hemşireler ise nasılsa bizde kalmayacak, düşüncesi ile gözden çıkarılmaktadır. İyi bir hizmet için tüm sosyal hakların verilmesini ve hastanelerde çalışmaya başlamadan önce sağlık için insan hayatı için ve hemşirelerin iyi bir hizmet verebilmesi için tüm haklarının verilmesini istiyoruz.
Zerrin Çiçek-Sağlık emekçisi
(Bağcılar/İSTANBUL)
www.evrensel.net