Özelleştirme süreci zam getiriyor

Mustafa Kumlu, Tes-İş Başkanlar Kurulu’nun açılış konuşmasında, elektrik enerjisi sektörünün önünde çok büyük bir tehlikeler olduğunu belirterek, elektrik dağıtım ve üretim tesislerinin özelleştirilmesinin bir fabrikanın satılmasına göre çok daha boyutlu ve farklı etkilerinin olduğunu vurguladı.


Mustafa Kumlu, Tes-İş Başkanlar Kurulu’nun açılış konuşmasında, elektrik enerjisi sektörünün önünde çok büyük bir tehlikeler olduğunu belirterek, elektrik dağıtım ve üretim tesislerinin özelleştirilmesinin bir fabrikanın satılmasına göre çok daha boyutlu ve farklı etkilerinin olduğunu vurguladı. Elektrik dağıtım ve üretim tesislerinin stratejik öneme sahip olduğunu ifade eden Kumlu, sektörün önünde sorunlar olduğunu söyledi. Kumlu, “Üstelik bu sorunlar acil çözümler üretilmeyi beklerken, mevcut problemleri daha da boyutlandıracak bir özelleştirme süreci başlatılıyor. Elektrik dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesine yönelik ortaya sürülen gerekçelerin hiç birinin gündelik yaşamda bir karşılığı ve doğruluğu yok” dedi.
Özel tekeller yaratılacak
Özelleştirmenin elektrikte “ne rekabet ne de ucuzluk” getireceğine dikkat çeken Kumlu, özelleştirme sonrasında elektrikte “özel tekeller” yaratılacağının altını çizdi. Özelleştirmelerin ardından elektrik fiyatlarında düşme değil artış yaşanacağını kaydeden Kumlu, “Bu fiyat artışlarını, esasen özelleştirme için 1 Temmuz’dan itibaren uygulamaya geçirilmesi planlanan otomatik fiyatlandırma mekanizması yüzünden ne yazık ki çok kısa bir süre sonra yaşamaya başlayacağız. Özelleştirmeci anlayış yıllardır, önce bölgesel, sonra otomatik fiyatlandırma ve en son maliyet esaslı fiyatlandırma adı altında elektriği piyasalaştırmak istemekte ve böylece fiyat artışlarına zemin hazırlanmaktadır” diye konuştu.
Özelleştirilecek
bölgelerde tablo iyi
“Maliyet Bazlı Fiyatlandırma Mekanizması’nın” akaryakıtta olduğu gibi enerji de tüketicinin aleyhine sonuçlar doğuracağının altını çizen Kumlu, özelleştirmenin nedeni olarak kayıp kaçağın gösterilmesine rağmen özelleştirilmesi planlanan bölgelerde kayıp kaçak oranlarının yüksek olmadığına dikkat çekti. 2007 yılı sonu itibariyle kayıp kaçak oranının Başkent Elektrik’te yüzde 8.68, Sakarya Elektrik’te 6,2, Meram’da da yüzde 7.85 olduğunu vurgulayan Kumlu, konuşmasına şöyle devam etti:
“Madem ki amaç özel sektörün yatırım yapıp kayıp ve kaçakları düşürmesidir, o halde neden ilk olarak kayıp ve kaçak oranlarının en düşük olduğu bölgelerde ihaleye çıkılmıştır? Zaten mevcut sistemde özel sektörün gelecek yıllarda ne kadarlık yatırım yapacağı, hizmet kalitesini nasıl vereceği ve daha da önemlisi tüm bu işlemlerin nasıl denetleneceği konularında da çok büyük belirsizlikler bulunuyor. ‘Madem özelleştirmeler özel sektörün yatırım yapması amacıyla yapılıyor, o halde neden amacınızı gizliyorsunuz’ ve ne kadar yatırım yapılacağını açıklamıyorsunuz.”
Özeller ihya edildi
1990’lardan buyana kamunun ağır zararlara uğratılması pahasına özel enerji şirketlerinin ihya edildiğinin altını çizen Kumlu, “Bu dönemde bilhassa elektrik dağıtım ve üretimi yapan Enerji KİT’lerinin mevcut sorunlarına yapısal çözümler getirilmek yerine ‘nasıl olsa özelleştirilecek’ denilerek yıllardır bu tesisler ‘öldürülmeyip süründürülmek’ istendi. Planlama ve kamu işletmeciliği anlayışından uzaklaşılmasının doğal bir sorunu olan bu kaotik yapıda karanlıkta kalma riski ile ciddi bir şekilde karşı karşıyayız” diye konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)
www.evrensel.net