Fotoğraf: AA

Kiraz tefecinin elinde

Malatyalı kiraz üreticileri zor günler geçiriyor. Kiraza 4 liradan alıcı bulan üreticiler bu yıl ihracat yapılmamasından dolayı ürünlerini girdi maliyetlerinin altında satıyor.


Malatyalı kiraz üreticileri zor günler geçiriyor. Kiraza 4 liradan alıcı bulan üreticiler bu yıl ihracat yapılmamasından dolayı ürünlerini girdi maliyetlerinin altında satıyor. Bu yıl fiyatların düşüklüğüne kuraklık, su problemi de eklenince kiraz üreticilerinin sorunları katlanmış oldu.
Yeşilyurtlu kiraz üreticisi Ömer Başpınar, yıllardır aile olarak kiraz üretimi yaptıklarını vurgulayarak, “Kirazın hasadı çok zor. Bir kilo kirazın hasadında bir kişi akşama kadar ancak 40-50 kilo derse paranın yarısı işçi gündeliğine gitmekte. Üretici zor durumda, devlet de ilgilenmiyor sorunlarımızla. Halka da örgütlenmemiş, kooperatifimiz yok. Zamanında su da verilemedi kirazlara. Kuraklık nedeniyle kirazlar biraz sık tuttu, tanesi ufak kaldı. Bir de ilaç sorunu var kirazın. Tarım İl Müdürlüğü kimi çağırsa onun kirazlarını ilaçlıyor. Tüm Yeşilyurt üreticilerinin kirazlarının ilaçlanması gerekiyor aslında. Yeşilyurt olarak bu soruna ciddi şekilde eğilmemiz lazım” diye konuştu.
Şirketlerin insafına kalmış
Başpınar, üreticinin mutlak suretle örgütlenmesi gerektiğini vurguladı. Ahmet Seçkin ise kirazın tek tek toplandığı için hasadının çok zor olduğunu ifade ederek, “Bunun ilacıdır. Girdisi çıktısı. Bir de piyasada para etmiyor. Benim şimdi bu kadar ağacım var satıyorum ama gelip gidip mazot paramı karşılamıyor. Bir depo mazot 100 milyondu şimdi 200 milyona çıktı. İlaçlar sürekli artıyor. Piyasada da para etmeyince mal elinde kalıyor. Esnafa kalsa kiraz elimizde kalıyor. Birkaç kişi bir araya geliyor fiyatı düşürüyor. Birkaç kişi bir araya geliyor fiyat yükseliyor. Dışarıda gitmiyor. Gitmeyince de ürettiğin mal elinde kalıyor. Satamıyorsun” dedi. Niyazi Öznur ise “Ürettiğin şeyi satamıyorsun. En büyük sorunumuz pazar. Bizim insanlarımız bir araya gelme, örgütlenme, kooperatifleşme, onu pazarlayabilmek alışkanlığına sahip değil. Böyle olunca da buradaki 3-4 şirketin insafına kalmış olay. Onlar da canlarının istediği gibi piyasayı ayarlıyorlar. Piyasa yükselmişse bir bahane bulup düşürüyorlar.
Her yıl düzenledikleri kiraz festivallerinin tanıtım açısından avantaj olduğunu dile getiren Öznur, “Ama bu sadece Yeşilyurt kirazının tanıtımı havası yaratılmasından öteye gitmiyor. Üreticilerin ne sorunlar yaşadığını kimse bilmiyor. Bir eğlence şenlik havasında geçiyor hepsi o kadar” diye konuştu.
Sendikalaşma ve kooperatifleşme yok
Yeşilyurt’a bağlı Gündüzbey beldesinin kirazları her yıl birinci geliyor festivalde. Bedirhan Aslan, “Beldemizde sendikalaşma ve kooperatifleşme olmadığı için kirazımız her yıl büyük tüccarlar ve onların denetimi altında tefecilerin eline düşüyor. En büyük sorunumuz örgütlü olmamak. Geçen yıl 4 milyona kadar toplanan kirazı bu yıl 1 buçuk 2 milyondan zor satıyoruz” dedi. Üreticilerin emek ve alın terlerinin hakkını almak istiyorsa birlik olmaları gerektiğini ifade eden Aslan, şöyle devam etti: “Biz bu sorunların aşılması için tüm Yeşilyurtluları birlikte mücadeleye çağırıyoruz.”
Gündüzbey Belediye Başkanı Hüseyin Selçuk, kooperatifin kurulması için çalışmalar yaptıklarını ifade ederek, 3 tane ihracatçı firmanın beldelerine gelerek kirazları alacağını söyledi. Selçuk, “Vatandaş bunlardan hangisi fazla verirse kirazını ona verecek. Her yıl 900 bin ton kiraz üretiliyor. Tefecinin eline düşmemesi için her şey yapacağız” diye konuştu. (Malatya/EVRENSEL)
Derya Karaçoban
www.evrensel.net