Patronun desteği buraya kadar!

Tersane grevine katılarak ‘destek’ veren tersane patronu ve CHP İlçe Başkanı Uzunyayla, grevci işçiyi işten attı


Tersane işçilerinin ölmemek için yaptıkları greve katılan Limter-İş üyesi ve Baret Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Niyazi Tepeli işten atıldı. Niyazi Tepeli, Rahmi Koç’un sahibi olduğu RMK Tersanesi’nde faaliyet gösteren Umut Gemi isimli taşeron firmada çalışıyordu. Firmanın sahibi ise CHP Tuzla İlçe Başkanı Hasan Uzunyayla. Grev günü Uzunyayla, CHP milletvekilleri ve CHP ilçe örgütü üyeleriyle işçilerin grevine destek için tersaneler bölgesine gelmişti. Uzunyayla’nın ertesi gün yaptığı ilk iş ise eylem sırasında gördüğü Tepeli’yi kapı önüne koymak oldu.
İşten atma üzerine Niyazi Tepeli, dün sabah tersane önünde direnişe başladı. Limter-İş yöneticileri ve Baret okurlarıyla birlikte tersane önüne gelen Tepeli, işçi arkadaşlarına kendisine destek olma çağrısı yaptı. Tepeli’yi tanıyan birçok işçi yanına gelerek bilgi aldı ve destek vereceğini belirtti.
Burada açıklama yapan Limter-İş Genel Sekreteri Kamber Saygılı, sendikalarına üye olan arkadaşlarının greve katıldığı için işten atıldığını dile getirdi. Patronların greve katılımın yüksek olmasından korktuğunu ve örgütlenmesini istemediğini belirten Saygılı, patronların tersane işçilerinin ölümlere ve kuralsız çalışma koşullarına karşı mücadelesini engellemek istediğini belirtti. Tepeli işe geri alınana kadar direnişin süreceğini belirten Saygılı, “Tehditlere ve işten atmalara karşı, ölümlere ve kuralsızlığa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.
‘Keyfiliğe son vermek için’
“Greve katıldığım için işten atıldım, işimi geri istiyorum” dövizini açarak direnişe geçen Tepeli, işe geri alınana kadar eylemi sürdüreceğini ifade etti. İşten atılmasının tek sorumlusunun taşeron firma olmadığını belirten Tepeli, ana tersanenin de sorumlu olduğunu ifade etti. İşçi arkadaşlarını greve çağırdığı ve greve katıldığı için işten atıldığını söyleyen Tepeli, görüştüğü tersane yönetiminin kendisine, ‘Biz firmanın işine karışamayız’ dediğini aktardı. Tepeli, “Artık patronlar ve taşeronlar istediği zaman işçi atmasın, bu keyfilik sona ersin diye direnişe başladım” diye konuştu. Hem RMK’da çalışan işçilerin hem de Umut Gemi’de çalışan işçilerin önemli bir bölümünün greve katıldığını belirten Tepeli, patronların ve Uzunyayla’nın bundan korktukları için kendisini işten attığını söyledi. Asıl amacın işçilerin gözünü korkutmak olduğunu dile getiren Tepeli, herkesin kendisine destek olmasını istediğini dile getirdi.
Eylem etkili oldu
İşçi arkadaşları direnişe geçen Tepeli’yi yalnız bırakmazken, eylem üzerine patron görüşme talep etti. Yapılan görüşme hakkında bilgi veren Limter-İş Genel Başkanı Cem Dinç, taşeron firma sahibinin Niyazi Tepeli’yi Anadolu Tersanesi’deki işinde çalıştırmayı teklif ettiğini söyledi. Tepeli’nin ise eski işyeri olan RMK’da çalışmaya devam etmek istediğini kaydeden Dinç, görüşmelerin süreceği bilgisini verdi.
CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal ise işten atma olayını duyduğunu ve patronu aradığını belirterek, “Greve katıldığı için atmadığını söyledi. Başka bir sorun varmış. Ama görüşüyorlar, o sorun çözülecek. İşçi arkadaşımız geri alınacak” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)

İnsanca çalışmak hayati bir talep
Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO), sağlıklı ve güvenli çalışma hakkı istemenin bugün her zamankinden daha “hayati” olduğuna dikkat çekti. ÇMO Yönetim Kurulu’nun dün Tuzla’da yaşanan iş kazaları ve ölümlere ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, neoliberal özelleştirmeci politikaların sonucunda büyük bir işsizlik ve yoksulluk yaşanırken, çalışma koşullarının da acımasızlaştığı bildirildi. Tuzla’da yaşanan iş kazalarının ülkenin içine girdiği yağma ve sömürü düzenini gözler önüne serdiği belirtilen açıklamada, “Üretim kapasitesi arttıkça, sadece kâr artırımına yönelik yaklaşımlar egemen oldukça, işçi sağlığı ve güvenliği ikinci ya da sonuncu planda kaldığı sürece iş kazaları bir başka deyişle ‘iş cinayetleri’ ve ölümler de artıyor” denildi. “Tuzla’dan yükselen çığlığa” kulak verilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, sağlıklı bir çevrede insanca yaşama hakkı ile sağlıklı, güvenli, sosyal güvenceli koşullarda çalışma hakkının talep edilmesinin bugün daha “hayati” olduğu vurgulandı. (Ankara/EVRENSEL)
www.evrensel.net