AB Lizbon’dan geri adım attı

İrlanda’daki referandum yenilgisinin ardından toplanan AB Zirvesi, Lizbon Anlaşması’nın hayata geçmesi kararından vazgeçti


İrlanda’daki referandum mağlubiyetinin ardından nasıl bir yol izleneceğini ele alan Avrupa Birliği (AB) devlet ve hükümet başkanları, Lizbon Anlaşması’nın 1 Ocak 2009’da yürürlüğe girmesi hedefinden geri adım attı.
Slovenya’da toplanan AB Zirvesi taslak kararlarında, Lizbon Anlaşması’nın ne zaman yürürlüğe gireceğine yer verilmezken, onay sürecini geride bırakan 19 üye ve referandumda reddeden İrlanda dışındaki 7 üyeye sürece devam etmeleri yönünde çağrı yapılmıyor. Taslak zirve kararlarında, “AB Konseyi 19 üyenin Lizbon Anlaşması’nı onayladığını ve diğer ülkelerde onay sürecinin devam ettiğini not eder” deniliyor. AB Dönem Başkanı Slovenya Başbakanı Janez Jansa, zirvede ilk günün ardından düzenlediği basın toplantısında, “ne İrlanda, ne de başkaları için herhangi bir süre sınırlaması belirleyeceklerini” söyledi. AB Zirvesi’nde rekor seviyelere çıkan gıda ve enerji fiyatları, küresel ekonomik çalkantı ve bunların Avrupa ekonomisine olumsuz yansımaları ele alınacak. Zirve kararları taslağında, “petrol ihraç eden ülkeler yanında petrol ithalatçısı gelişmekte olan ülkelerle diyalogun güçlendirilmesi” çağrısı yapılarak AB Komisyonu’na emtia borsalarını yakından izleme ve aralık ayındaki zirveye rapor sunma görevi veriliyor.
İrlanda Başbakanı Cowen ise referandum sonucunu detaylı konuşacaklarını, “içeride ve dışarıda danışarak çıkış yollarını keşfetmeye çalışacaklarını” söyledi. Cowen, bugünden çözüm yolunu söyleyemeyeceğini, zamana ihtiyaç duyduklarını ve önümüzdeki aylarda bu konu üzerinde çok çalışacaklarını bildirdi. Bu arada, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Brüksel’e hareketinden önce Berlin’de yaptığı bir konuşmada, İrlanda’daki referandum başarısızlığına “bir çözüm bulunacağına inandığını”, AB Zirvesi’nde Lizbon Anlaşması’nın onaylanma sürecinin devamı için “bastıracağını” söyledi.
İrlanda’ya ikinci ‘şans’
İrlanda hükümetine Avrupa’nın büyük reform projesini canlandıracak yeni bir strateji üretmek için dört ay verilirken, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, İrlandalıların böyle ciddi bir konuda ikinci bir referanduma gitmek zorunda kalabileceğini öne sürdü. Avrupalı liderler, İrlanda’nın geçen hafta Lizbon Anlaşması’nı reddetmesine dair karar almak üzere ekim ayında bir zirve yapılmasında anlaşmaya vardı. Bu arada Çek Cumhuriyeti’nde de, AB’nin hüsrana uğrayan reform anlaşmasına yönelik benzer bir tehdit, ekim zirvesine olan ortak çağrıyı engelleme eğilimi ortaya çıktı.
AB Dönem Başkanı Slovenya’nın Başbakanı Janez Jansa, İrlanda’daki referandum mağlubiyeti nedeniyle AB’nin yeni anayasası Lizbon Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinin gecikmesi halinde, “genişlemenin kurban edilmemesi gerektiğini” söyledi. Jansa, AB Zirvesi’nde düzenlediği basın toplantısında, Lizbon Anlaşması’nın İrlanda’da reddedilmesinin AB’nin genişlemesini olumsuz etkileyip etkilemeyeceğinin sorulması üzerine, şunları söyledi: “Herhangi bir aday ülke üyeliğe hazır olana kadar ya da bu konuda karar zamanı geldiğinde bir çıkış yolu bulacağımıza inanıyorum. O halde üyelik müzakerelerini sürdüren ülkeler için reformları yavaşlatmanın bir gerekçesi olamaz. Aynı şekilde AB Komisyonu’nun (aday ülkelerle) müzakereleri yavaşlatmasının da bir gerekçesi olamaz.” Jansa, “Lizbon Anlaşması’nın (yürürlüğe girmesinin) gecikmesinin kurbanı genişleme olmamalı” diye konuştu.
Sarkozy: Genişleme durdu
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ise AB Dönem Başkanı Slovenya’nın yaklaşımıyla çelişen açıklamalar yaparak, İrlanda’daki referandumda Lizbon Anlaşması’na “hayır” çıkmasının ardından AB’nin genişleme sürecinin “fiilen durduğunu” savundu. Sarkozy, AB’nin geleceği konusunda, 27 üyenin anlaşma sağlayamadığı bir ortamda genişlemekten bahsetmenin anlamlı olmadığını ileri sürdü. Sarkozy, AB Komisyonu ve AB Dönem Başkanı Slovenya’dan farklı olarak Lizbon Anlaşması olmadan Hırvatistan’ın üyeliğine de karşı çıktı.
Öte yandan taslak kararlarda, bu yıl sonunda AB’den müzakereler için tarih bekleyen aday ülke statüsündeki Makedonya’ya Yunanistan ile isim sorununu çözmesi çağrısı yapılıyor. Kararlarda, Makedonya ile ilgili, “İsim sorununa müzakereler yoluyla karşılıklı kabul edilebilir çözüm bulunması dahil, iyi komşuluk ilişkilerinin sürdürülmesi hayati önemdedir” deniliyor.
AB, müzakere tarihi için Makedonya’dan ayrıca, “yaygın yolsuzluk ve örgütlü suçlar” ile mücadele etmesinin yanı sıra özgür ve adil seçimler için güvence vermesini de talep ediyor. (DIŞ HABERLER)

İrlanda’nın kararına saldırı başladı
AB’nin kamuoyu araştırma birimi Eurobarometre, Lizbon Anlaşması’nın İrlanda’daki referandumda reddedilmesinin en önemli iki nedeninin “bilgisizlik ve korku” olduğunu iddia etti.
Eurobarometre’nin 2 bin İrlandalı’yla yaptığını duyurduğu araştırmada, “hayır” oyu veren yüzde 53.4’ün yüzde 22’lik en büyük diliminin Lizbon Anlaşması konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığı savunulurken, yüzde 12’lik kesimin ise “İrlanda kimliğini korumak” için “hayır” dediği öne sürüldü.
Araştırmada, “hayır” oyu veren yüzde 6’lık en büyük üçüncü grubun ise “ülkesinin bağımsızlığını ve vergi düzenini korumak” istediği kaydedildi. “Hayır” oyu kullanan diğer yüzde 13’lük kesimin gerekçeleri arasında ise siyasetçilere güvensizlik, İrlanda’nın AB Komisyonu’ndaki üyesini kaybedecek olması ve AB’nin küçük ülkeleri dikkate almayacağı endişesi sıralandı.
İrlanda halkının bilgisizlik nedeniyle “hayır” oyu verdiği iddia edilen araştırmada, İrlandalı retçilerin yüzde 76’sının “hayır” oylarıyla Lizbon Anlaşması’nın yeniden müzakeresini sağlayabileceklerini düşündüklerinin açıklanması ise halkın hiç de iddia edildiği kadar bilgisiz olmadığını ortaya koydu. (DIŞ HABERLER)
www.evrensel.net