Hrant Dink’in ilk ve tek kitabı yayınlandı

Katledilen Gazeteci Hrant Dink’in Ermeni sorununu, çözümde anahtar olarak gördüğü Türkiye-Ermenistan ilişkilerini ele aldığı kitabı “İki Yakın Halk İki Uzak Komşu”yu Hrant Dink Vakfı yayımladı


Katledilen Gazeteci Hrant Dink’in Ermeni sorununu, çözümde anahtar olarak gördüğü Türkiye-Ermenistan ilişkilerini ele aldığı kitabı “İki Yakın Halk İki Uzak Komşu”yu Hrant Dink Vakfı yayımladı. Mahçupyan, “Bu kitap benim de ruhen iyileşmemin araçlarından oldu” diyor.
Hrant Dink’in Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı’nın (TESEV) Dış Politika Programı için kaleme aldığı kitabı “İki Yakın Halk İki Uzak Komşu” Uluslararası Hrant Dink Vakfı tarafından yayımlandı.
‘Dink’in yadigarı’
Kitabı yayıma hazırlayan Etyen Mahçupyan yazdığı önsözde, “Bu kitap bir davet... Yüreğe, sevgiye, vicdana, topyekün insanlığa bir davet... Bu dünyaya, hepimizin ruhuna damgasını vurmuş, bir dokunuşla bizi yumuşatmış olan bir eylem adamının yadigarı bu...” diyor.
Mahçupyan’ın anlattığına göre Dış Politika Programı’nın Yöneticisi Mensur Akgün’ün Dink’ten beklediği “Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin boyutlarını ele alan, ama aynı zamanda arka plandaki, Türkler-Ermeniler ilişkisine de bakan, çözüme yönelik dengeli bir monografik metin.” Ancak Dink, 2005’te kendi usulünce yazdığı metnin Akgün tarafından uygun bulunmayacağını öngörüyor. Nitekim Akgün, kitabın istenen mesafeli duruşun “biraz” uzağında olduğunu düşündüğü kitapta bazı değişiklikler istiyor. Ve daha sonra Hrant Dink aramızdan alınıyor.
Akgün’ün “bu kitabın basılmasının bir vefa borcu olduğunu ve yayımlanmasının da artık Uluslararası Hrant Dink Vakfı’na yakışacağını söylemesi” üzerine, Mahçupyan’ın editörlüğüyle kitap basılıyor.
Mahçupyan, “İnanılması zor ama bu kitap sanki tamamen aklımdan çıkmıştı. Belki de Hrant’ın kaybı, onun yerine geçecek duygusuyla ele alınan her şeyin de iç dünyamda reddedilmesine yol açmıştı. Ama aradan geçen zaman sonrasında bu kitap benim de ruhen iyileşmemin araçlarından biri oldu” diye yazıyor önsözde.
Dink, kitapta “Ermeni sorunu”nun, Türk-Ermeni “ilişkisizliği”ndeki uzlaşmazlığın çözümünde, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin ne denli anahtar bir role sahip olduğunu anlatıyor.
Kitapta, Dink’in Bilgi Üniversitesi’nde yaptığı; “Su Çatlağını Buldu” başlığıyla anımsanan tam metni, Ermenistan Dışişleri Bakanı Varkan Oskanyan’ın 2005’te Türkiye’ye çağrısının metni ve Dink’in, Meclis komisyonlarındaki konuşmalarının metinleri de ekler bölümünde yer alıyor.
Sayfaları doldurmanın sorumluluğu
Dink, “binlerce yıldır bu topraklarda üretken bir halk olarak yaşayan, ancak o acı dolu yıllarda yaşadıkları topraklardan koparılarak, yaşamla ve yarattıkları uygarlıkla ilişkileri kesilen Ermeni halkına ve o dönemde yaşamını yitiren Ermeni, Türk ya da Kürt tüm masum Anadolu insanının anısına ithaf ettiği” kitabı adarken şunları söylüyor: “Türk-Ermeni ilişkileri açısından da işte, asırlardan gelen ve asırlara gidecek olan ortak yazgımız bir kez daha önümüzde. Atalarımız geçmişte kendilerine düşen sayfaları iyi kötü doldurdular. Asıl sorun bugün bizim bu beyaz sayfaları nasıl dolduracağımız. Geçmişte yaşanan büyük felaketin sorumluları gibi mi davranacağız, yoksa o yanlışlardan ders alarak yeni sayfaları bu kez uygar insana yakışır bir şekilde mi yazacağız? Bu, önümüze konmuş en büyük sorumluluk. Bu sorumluluğun gereğini yerine getirmekten kaçınanlar ya da hâlâ kötü ve acı yaşanacaklarla doldurmak isteyenler, aslında geçmişte yaşanan o acıların sorumlularından hiç de aşağı kalmayanlardır. Biz, sorumluluk hissedenler ise onlara izin vermemeli ve bu sayfaların aynı şekilde yazılmasını onların tekeline bırakmamalıyız.”
Dink’in kitabı beyaz sayfaları başka türlü doldurmak isteyenler, bunu umursayanlar için önemli bir kaynak. Aynı zamanda Dink’in onu kabaca susturmaya çalışanları bile diyaloga ikna etme becerisinin bir başka örneği olarak, herkes için bir davet. (İstanbul/BİA)
www.evrensel.net