ABD seçimlerinde zemin kayganlaşıyor

Seçim yarışına oldukça radikal hamlelerle başlayan Obama ve McCain ‘Amerikan çıkarları’nda buluşuyor


ABD başkanlık seçimleri yaklaştıkça adaylar arasındaki çekişme de giderek kızışıyor. Obama ve McCain’in atışmalarında yakaladıkları ender ortak noktalardan biri ise birbirlerini tutarsızlıkla suçlamak. Adaylıklarını açıkladıklarındaki görüşlerinde kesin dönüm noktaları yaşadıkları son konuşmalarından belli olan iki aday da Amerikan politikasının ana unsurları üzerine söylemlerini değiştirdi.
Dünya medyasında McCain’in merkezden sağa, Obama’nın ise soldan merkeze kaydığı yorumları yapılırken bu hareketlenme henüz tam olarak bitmemiş gözüküyor. Cumhuriyetçi Parti’nin en liberal ismi olarak tanınan McCain, yarış sürecinde birden katı bir Evangelist olarak seçmenlerin karşısına çıktı. Obama ise son günlerde Irak savaşı konusundaki kararsızlığıyla gündemde bulunuyor.
Adayların Irak ikilemi
Demokrat parti adayı olmak için Hillary Clinton’la yarışan Obama “politikamızda köklü bir değişiklik yapma zamanı geldi. Iraklılara ülkelerini geri vermenin zamanı geldi” diyerek açıkladığı, 16 aylık bir çekilme öngören planını değiştiriyor. Obama, Bu ay içerisinde Irak’a bir ziyaret gerçekleştirerek komutanları dinleyip incelemelerde bulunduktan sonra Irak politikasını rafine edeceğini açıkladı. Fakat hemen ardından birlikleri Irak’tan çekme konusunda fikirlerinin değişmediğini söylediği bir başka açıklama daha yaptı. Obama’nın sözleri medya tarafından “gidip- gelme” olarak tanımlandı.
Demokrat Parti’de bunlar olurken Cumhuriyetçi Parti adayı McCain’in de en az rakibi kadar tutarsız bir söylem izlediği gözlerden kaçmıyor. Irak’tan çekilme konusunda daha önce “Amerikanın çıkarları gerektirirse 100 yıl daha Irakta kalmaya hazır olmalıyız” diyen McCain, bu söylemini yumuşatarak “Amerika için güvenlik sağlandığı zaman çekilme konusunun gündeme geleceğini” sözlerine ekledi.
McCain’in manevralarının ona Cumhuriyetçi Parti tabanında yeni bir cazibe kattığı ve sağa doğru bir yön verdiği belirtilirken; Obama’nın daha geleneksel bir taktik uygulayıp parti adaylığı için yapılan seçimlerde oldukça solda görünerek delegelerin taleplerini karşıladığı ve başkanlık seçimleri yaklaştığında da kendini merkeze aldığı rağbet gören yorumlar arasında.
Amerikalı savaş karşıtlarına göre iki aday da rakip olmalarına rağmen savaş konusunda benzer tutumlara sahip. El Kaide’nin yok edilmesi, Amerikanın güvenliği gibi olguların belirsizliği ABD askerlerinin Irak’tan ne zaman çekileceği sorusuna bir cevap vermekten hayli uzak. Savaş karşıtlarına göre adaylar, ikinci dönemini bitirecek olan başkan George Bush’un politikalarının üçüncü dönemini yönetmek üzere yarışıyor.
McCain sertleşiyor
Partisinin en liberal senatörü olarak görülen McCain, bu ününü terör zanlılarına kötü muameleye sert dille karşı çıkmak, terör zanlılarının tutulduğu Guantanamo üssüne ilişkin politikasını eleştirmek, aşırı dindar Hıristiyan gruplarının liderlerine “hoşgörüsüz” yakıştırması yapmak, kaçak göçmenlerin ABD nüfusuna entegre edilmesini savunmak gibi genel Cumhuriyetçi politikalarla bağdaşmayan görüşlerine borçluydu. Ancak seçim sürecinin hızlandığı son bir yıl içinde hemen hemen bütün bu politikalarda geleneksel muhafazakar görüşleri benimseyerek daha sert ve sağda bir yer edindi.
Obama yumuşuyor
Gizli telefon dinlemelerine olanak veren yasaya karşı çıkarken bu uygulamada adı geçen şirketlere vergi muafiyeti getiren yasayı onaylayan Barak Obama ise Hillary Clinton’la yarıştığı sıralarda uluslararası serbest ticaretin bazı yönlerine karşı çıkarken şimdi bu konuda “bazen kampanya söylemleri fazla abartılıyor” diyerek yumuşama sinyalleri veriyor. Bireysel silahlanma konusunda getirilen kısıtlamalara destek verirken, şimdi bu kısıtlamaların sertliğinden dem vurur oldu. Bugüne kadar “dinsiz” lakabıyla anılan demokrat partinin sert laiklik tutumunu da değiştiren Obama Katolik ve Müslüman seçmenlerden de oy toplamak amacıyla danışmanları arasına bir din uzmanını da kattı.
www.evrensel.net