Soykırımcı patron

Menderes Tekstil, 4 bin 200 işçinin çalıştığı, Denizli’de bulunan tekstil fabrikalarının en büyüklerinden biri. “Üstün kalite, zamanında sevkıyat ve koşulsuz müşteri memnuniyetini” savunan Menderes Tekstil, bu işi yapan işçilere ise hak tanımıyor.


Menderes Tekstil, 4 bin 200 işçinin çalıştığı, Denizli’de bulunan tekstil fabrikalarının en büyüklerinden biri. “Üstün kalite, zamanında sevkıyat ve koşulsuz müşteri memnuniyetini” savunan Menderes Tekstil, bu işi yapan işçilere ise hak tanımıyor. İnsanca çalışma koşulları ve insanca yaşanacak ücret için TEKSİF’te örgütlenen işçiler işten atılıyor. Bununla da yetinmeyen patron, sendikalaşma mücadelesi içinde bulunan işçiyle aynı soyadını taşıyan tüm akrabalarını da kapı önüne koyuyor. TEKSİF ve işçiler ise uluslararası sendikal dayanışmanın da yardımıyla örgütlenme çalışmalarını sürdürüyor.
Serada çalıştırıyorlar
Fabrikada çalışan 4 bin 200 işçinin 2 bine yakını kadın. Buna karşılık fabrikada kreş yok. Tekstil sektörünün yanı sıra sera yapım işiyle de uğraşan patron, serada çalışmak üzere tekstilde çalışan işçilerin bölümünü değiştiriyor. İtiraz edenler ise kendilerini kapı önünde buluyor. Bunu kabul etmek zorunda kalanlar da işi bilmedikleri için iş kazalarına maruz kalıyor.
Fabrika içinde düzenli yemek molaları olmayan işçiler, iş makinelerinin çalışır durumda kalması için yemeklerini kısa süre içinde makinelerin başında yemeye zorlanıyorlar.
Pek çoğu civar köylerden ve kasabalardan gelen işçiler, her gün 1-1.5 saatlerini yolda harcıyor. Sabah 07.00 vardiyasına yetişmek için 05.15’te servise biniyorlar ve kahvaltı yapabilmek için en az yarım saat önceden fabrikaya gelmiş olmaları gerekiyor. Bu süre ise kesinlikle çalışma saati içinde sayılmıyor.
Bildiri dağıtana bağırın!
Bu gelişmelerin yaşandığı fabrikada işçiler haklarını aramak için arayışa girince, TEKSİF Sendikası da Şubat 2008’de Menderes Tekstil’de örgütlenmek için karar aldı.
Mart ayından bu yana ise yoğun bir çalışma yürütüyor. Fabrikada çalışan işçilerin yaşadığı yerlerde, işçi duraklarında yoğun olarak bildiriler dağıtılarak, işçiler, kendi yasal hakları konusunda bilgilendiriliyor.
Fabrikanın çeşitli düzeydeki yöneticileri ise fabrikaya sendikanın girmemesi için işçilerle toplantı düzenliyor.
Sendikaya üye olurlarsa işten atılacakları ve fabrikanın kapanacağı yönünde tehditlerde bulunan yöneticiler, işçilerden sendika bildirilerini okumamalarını, bildiri dağıtan kişilere bağırıp çağırmalarını istiyorlar.
Müşteriyle anlaşma yapıyor ama...
Üretiminin yüzde 70’ini ihracat eden fabrika, İKA, Wallmart Amerikan mağazalar zinciri, Target, Mother-Care, Carrefour gibi çok büyük markalara üretim yapıyor. Fabrika, sipariş alabilmek için ‘davranış kurallarına uygunluk’ adı altında anlaşma imzalıyor. İmzalanan bu anlaşma ile sendikal örgütlenme ve sendikal hakları koruyacakları taaddüdünde bulunuyorlar.
Konuyla ilgili olarak görüştüğümüz TEKSİF Örgütlenme Daire Müdürü Asalettin Arslanoğlu, işçilere dönük bu uygulamalara sessiz kalmayacaklarını belirtti. Üretim yapılan markalarla görüştüklerini dile getiren Arslanoğlu, bu markaların fabrikayı denetleme sözü verdiğini bildirdi.
Uluslararası destek
Menderes Tekstil’de yürütülen örgütlenme çalışmasının Avrupa Tekstil, Hazır Giyim ve Deri Sendikaları Konfederasyonu liderliğinde yürütüldüğünü kaydeden Arslanoğlu, İsveç Hafif Endüstri İşçileri Sendikası’nın da destek verdiğini bildirdi. Bir yandan da işçileri bilgilendirmek için çalışmalarını sürdürdüklerini, ev toplantıları yaptıklarını anlatan Arslanoğlu, fabrikada kesinlikle örgütleneceklerini vurguladı.
İzin vermeyeceğiz
Sendikaya üye olan işçilerin aynı soyadını taşıyan akrabalarıyla birlikte kapı önüne konduğunu dile getiren Arslanoğlu, “Bu tabloyu Uşak’ta görmüştük. İşten atıldığı için eve ekmek götüremeyen ve bu nedenle de intihar eden Yüksel Yalabıkların tekrarlanmasına izin vermeyeceğiz” diye konuştu. (Denizli/EVRENSEL)

Aile boyu işten atma

Menderes Tekstil’de çalışan Himmet Soydan, seraya gönderilmek istenen ve kabul etmeyince de işten atılan işçilerden biri. Bunun üzerine dava açan Soydan’la birlikte bir süre sonra eşi ve kardeşinin eşi Döne Soydan da işten çıkarılmış. Amcasının oğlu Mehmet Soydan’ı da bir hafta izne çıkaran işveren, eğer Himmet Soydan’ı davayı geri alması konusunda ikna edemezse bir hafta sonra onu da işten atmakla tehdit ediyor. Yine Halil Bozan da dokuma bölümünden alınarak seraya gönderilmek istenen işçilerden birisi. Bozan da kendisinin sera işçisi olmadığını ve bu yapılanın yasal olmadığını söyleyerek iş değişikliğini kabul etmiyor ve bunun üzerine işten çıkarılıyor. Bir süre sonra da eşi Melahat Bozan ve oğlu Erkan Bozan da işten çıkartılıyor. Daha sonra oğlu Erkan Bozan’ın eşi Pınar Bozan’a kayınpederini dava konusunda ikna edemezse işten atılacağı söyleniyor. Pınar Bozan ile birlikte işverenle görüşme yapan TEKSİF yöneticileri, yapılanların suç olduğunu, sendikal haklara saygı gösterilmesi gerektiğini söylediler. Fakat işveren, Pınar Bozana’a verdiği cevabı tekrarlayarak Bozan soyadında kimsenin o işyerinde çalışamayacağını söyledi.


Menderes’te kalmayacak

TEKSİF Örgütlenme Daire Müdürü Asalettin Arslanoğu, amaçlarının sadece Menderes Tekstil’de örgütlemek olmadığını, bunun yanında tüm tekstil sektörüne yönelik de 10 bin bildiri dağıtılacağını söyledi. Tekstil, metal ve diğer iş koşullarında çalışan işçilerin de örgütlenmesi için çalıştıklarını belirten Arslanoğlu, bunun için ellerinden geleni yaptıklarını ifade etti. 12 Eylül’de Uşak’ta Balta Orient’e gelerek toplantılar yapacak olan Belçika Tekstil Sendikası genel sekreteri ile ETUF-TCL genel sekreterini Denizli’ye getirmek istediklerini söyleyen Arslanoğlu, bu soruna karşı uluslararası bir işçi birliği oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. Arslanoğlu, eylül-ekim arasında bir haftalık süreyle İsveç Hafif Endüstri Sektörü Çalışanları Sendikası’ndan bir grubun Menderes Tekstil ve belirlenen bazı fabrikalarda örgütlenmeye sembolik destek vereceklerini de duyurdu.
Funda Canoğlu
www.evrensel.net