HAYATIN İÇİNDEN

  • Edirne’ye kadar uzanan TIR kuyruğunu görüp, asla geçemeyeceğimizi düşündüğümüz Kapıkule’den Avrupa Birliği’nin yeni üyesi Bulgaristan topraklarına ayak basıyoruz.


    Edirne’ye kadar uzanan TIR kuyruğunu görüp, asla geçemeyeceğimizi düşündüğümüz Kapıkule’den Avrupa Birliği’nin yeni üyesi Bulgaristan topraklarına ayak basıyoruz. Bulgaristan’a ayak basmak öyle kolay değil artık. Sosyalizm döneminde bile giriş bu kadar zor ve pahalı değildi. İşi ticarete dökmüşler. 400 kilometrelik Bulgaristan’dan bir geçiş, adam başı 120 milyon. Tam sınırı geçerken yerden fışkıran cılız suyun üzerinden geçiyoruz. Az ileride biri:
    - Komşu 2 Avro motor dezenfekte parası.
    Meğer o su ile motoru dezenfekte etmişler. Ardından başka biri:
    - Komşu 13 Avro. Otoban parası.
    “İyi. Demek ki komşuyu rahat geçeceğiz” diye seviniyoruz. Sonra git git otoban yok. Neredeyse Bulgaristan bitecek. Önce “Yolu mu şaşırdık acaba?” diye düşünüyoruz. Ama karşımızdan gelen TIR’lardan doğru yolda olduğumuzu anlıyoruz. Komşu, AB üyesi. Avrupalı petrol şirketleri modern tesislerini kurmuşlar.
    Benzin 2 lira 40 kuruş. Bizim paramızla da aynı. Depoyu dolduruyoruz.
    Bulgaristan’dan çıkarken yine dolduracağız. Bulgar parası olmayan yandı. Benzin, Avro ile 1.62. Ucuz benzin almanın mutluluğu ile soğan çorbamızı yudumluyoruz. Bir yandan da Maria ile söyleşiyoruz. Yarı Türkçe, yari Bulgarca, az da İngilizce...
    - Eskiden iyiydik. Fakirdik ama herkes fakirdi. Beslenme, barınma, eğitim, sağlık sorunu bilmezdik sosyalizm zamanında. Ama bu sorunları çözülmüş insanların arasından farklı olmayı kendilerine layık gören bir yığın insan çıktı ortaya. Her şey altüst oldu. Zaten bütün dünya, bu kendilerini farklı ve daha fazla şeye layık gören insanlar yüzünden bu rezilliği çekmiyor mu? Temizlik işleriyle uğraşıyorum. Aylık 400. Eder 200 Avro. Allah’tan benim oğlan 3 ayda bir Almanya’da.
    Bulgar sokakları ikiye bölünmüş. Tıpkı Türkiye gibi. Bir tarafta yokluk ve sefalet. Ortak özellikleri, ağızlarında diş kalmamış. Gençlerin AB umutları da sönmüş. Bir çay parasına bütün gün kahvede oturuyorlar.
    Diğer tarafta son model araçlar. Kapitalist sistem, on yılda dolar milyonerleri yaratmış. Ayrıcalıklı insanlar, ayrıcalıklı yaşamlarını son model arabalarıyla yaşıyorlar Bulgaristan sokaklarında.
    Almancıların akını yolları biraz canlandırmış. Her arabada dört-beş kişi. Tepede bagaj. Gözler uykusuz.Durmak yok. Yol boyunca karpuz, kaşar, ekmek satmaya çalışan köylüler. Nafile...
    Bir kere “Bulgaristan’da kazıklanırız” mantığı yerleşmiş bizimkilerin kafasına. Ülkeye yaklaşan daha fazla gaza basıyor.
    Sonra Sırbistan. Sonra sınırlar Avrupa’ya kadar...
    Arif Nacaroğlu
    www.evrensel.net