demokrasi

  • Çocukluğunda halkın kendi kendini yönetmesine demokrasi dendiğini öğretmişlerdi. Bunun böyle olmadığını 4 ya da 5 yaşlarında öğrendi:- Anne küçük çişimi tutamadım ve altıma yaptım!


    Çocukluğunda halkın kendi kendini yönetmesine demokrasi dendiğini öğretmişlerdi. Bunun böyle olmadığını 4 ya da 5 yaşlarında öğrendi:
    - Anne küçük çişimi tutamadım ve altıma yaptım!
    - Ulan velet koskoca adam oldun, hala çişini tutamıyorsun! Sana büyüyünce, küçücük pipisini bile yönetemiyordu kendi kendini nasıl yönetsin demelerini ister misin?
    - Ama anneee!
    - Kes lan zırıltıyı, demokrasi düşmanı mı olacaksın!
    Buna benzer çıkışları ilkokul sıralarında da yaşadı:
    - Öğretmenim, ben flüt çalmasını sevmiyorum, zaten beceremiyorum da! Mümkünse saz getirip onu çalsam olur mu?
    - Ne sazı lan geyik, başımıza iş mi açacaksın! Saz çalacakmış!
    Üniversite yıllarında da bu tür sorunlarla karşılaştı:
    - Hayır, ben sizin söylediğiniz hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum, bu yüzden ifade vermeyi de reddediyorum!
    - Bizim senin ifadene ihtiyacımız yok, biz ifadeni hazırladık bile! Bize lazım olan ifadenin altına atacağın imza!
    Askere gittiğinde demokrasi konusunda bir hayli bilinçlenmişti. Fakat askerlerin demokrasi anlayışı farklıydı:
    - Askerrr, çabuk 40 adet şınav çek!
    - Ama komutanım 40 adet şınav çok! İsterseniz bunu 4’de bölelim ve her gün 10 adet çekeyim olmaz mı?
    Askerlik dönüşü birkaç tarikata girip çıkmıştı. Bu tarikatların onun öğrendiği demokrasi anlayışı ile uzaktan yakından ilgisi yoktu:
    - Şimdi hoca efendi, diyorum ki elhamdülillah hepimiz Müslüman’ız ama 30 gün oruç çok değil mi? Hayır bunu ikiye bölelim, ilk 6 ayında yarısını, diğer 6 ayında da kalan yarısını tutalım, daha iyi olmaz mı?
    - Kes lann kâfir! O nasıl söz öyle, Allah bilir sen şimdi İslam’ın şartını da çok bulursun!
    - Hayır hoca efendi, ben demokrasi açısından şey yapmıştım!
    Sonraki dönemlerde her işte bir hayır vardır diyerek evlendi. Çocukları oldu. Birkaç işe girip ayrılmak zorunda kaldı. Çocuklar büyüdükçe hayat daha da zorlaşmaya başladı. Ekonomik sıkıntılar yüzünden bir hayli zorluklar çekti. Bir ara ne kendini ne de eşini ve çocuklarını yönetecek durumu olmadığını düşündü. Çocuklarına demokrasinin kendine öğretildiği gibi olmadığını söyledi. Çünkü yaşadıkları, bu tanımla hiçbir zaman bağdaşmamıştı. Onun için demokrasi:
    - İktidarların elindeki birer kazıktı ve herkes kendine yontuyordu. Halkı ise sivri tarafı ilgilendiriyordu!
    Veli Bayrak
    www.evrensel.net