BAŞYAZI

  • AKP Hükümeti; iş türban, bilimle vahyin kıyaslanmasına, AKP’nin kapatılmak istenmesine gelince özgürlükten, her fikrin serbestçe tartışılmasından yana olduğunu söylüyor;


    AKP Hükümeti; iş türban, bilimle vahyin kıyaslanmasına, AKP’nin kapatılmak istenmesine gelince özgürlükten, her fikrin serbestçe tartışılmasından yana olduğunu söylüyor; Ergenekon davasında da sanıkları, farklı düşünceleri baskı altına almak istemekle suçlayarak, davaya meşruiyet kazandırmak istiyor. Ama gerçekte hükümet tersini yapıyor. Üstelik de hükümet, ifade özgürlüğüne saldırarak, demokrasi konusunda da “kendine Müslüman” olduğunu adeta kanıtlamak için uğraşıyor.
    Evet; Hayat Televizyonu’nun karartılmasından, yayınının durdurulmasından söz ediyoruz.
    Çünkü hükümet, partisinin kapatılması davası başta olmak üzere onca meşgalesi arasında Hayat Televizyonu’nu karartacak bir baskı mekanizması oluşturmak için uğraşmıştır.
    Çarşamba günü saat 15 sıralarında Hayat Televizyonu’nun sinyalinin kesilmesine kadar gelen süreç şöyle yaşanmıştır: İçişleri Bakanlığı RTÜK’ü, RTÜK de TÜRKSAT uydusunun yönetimini uyararak (her üç kurum da devletin kurumudur) hiçbir belge ve kanıta dayanmayan bir yazıyla frekansın kapatılmasını sağlamışlardır.
    Elbette burada sinyali kiraya veren kuruluşun da sorumluluğu vardır ve kendine gelen böylesi, gerekçesiz ve hiçbir yetkili makamın kararına dayanmayan bir yazıyla sinyali kesmesi, basın ahlakına, ifade özgürlüğü aracı olan TV yayıncılığının ahlakına uygun değildir. Bu kuruluş, nihayetinde ticari bir kuruluştur ve yaptığını tazminat olarak ödeyecektir. Ama İçişleri Bakanlığı’ndan başlayarak bir dizi devlet kurumunun hiçbir ciddi gerekçeye dayanmadan bir televizyonu karartması, fikirleri ifade etme özgürlüğünü ayaklar altına almaktır ve bu, “AKP satın alamadığı, yandaş yapamadığı basın ve TV kurumlarını kapatıyor” diyenleri haklı çıkaran bir tutumdur.
    Hükümetin bu tutumu, özgürlüklerin anası olan ifade özgürlüğüne saldırıdır. Ve elbette; ülkemizin demokratları, ilericileri, Hayat Televizyonu’nun kuruluşunda onu sahiplenen binlerce aydın, sendikacı, demokrat kişi ve çevreler; Hayat’ı emeğin sesi olarak gören milyonlarca emekçi, dünyanın her yanındaki emek ve özgürlükten yana güçler, Hayat’a yönelik saldırıyı kendi hayatlarına ve kendi özgürlüklerine saldırı olarak görecektir.
    Emekçiler, halk; yedi aylık yayın yaşamı boyunca, kendi sesleri olarak gördükleri Hayat’ın susturulmasına izin vermeyecektir. Ve bu saldırıya kendi yöntemleriyle karşılık vereceklerdir!..
    www.evrensel.net