Hayat’ı susturmak halkı susturmaktır

Hayat Televizyonu’nu kuran işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler, aydınlar, bilim insanları, Hayat’ı yaşatmak için ekmeklerinden harçlıklarından kesip Hayat’a hayat vermeye çalıştılar


Hayat Televizyonu’nu kuran işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler, aydınlar, bilim insanları, Hayat’ı yaşatmak için ekmeklerinden harçlıklarından kesip Hayat’a hayat vermeye çalıştılar. Arkasında büyük holdinglerin, şirketlerin olmadığı bir Hayat yarattılar. Kendi hayatını anlatacak olan bir Hayat Televizyonu yarattılar.
Yedi ay boyunca farklı bir çizgi izleyen halkın hayatını anlatan kanalımıza tahammül edemediler. Hayat Televizyonu izleyicilerini önemsiz görerek halkın sesine tahammül edemediler. Oysa Hayat Televizyonu’nu susturmak halkı susturmak anlamına gelmez mi? Yıllar önce Metin Göktepe’nin katledilmesi gibi acı verdi Hayatımızın karartılması.
Hayat Televizyonu, işçilerin emekçilerin çıkarlarını savunuyor. Ülkenin neresinde olursa olsun işçi sorunlarını ve mücadelesini dile getiriyor. Kadınların sesini farklı bir şekilde halka duyuruyor. Kadınlara farklı bir pencere sunuyor. Metin Göktepe de gerçekleri ve işçilerin emekçilerin, kadınların sesini gazetesinde sunuyordu. İkisinin de sesini susturmak kolay mı? Binlerce Metin oldu, binlerce hayat var Hayat’ı yaşatacak olan. Hayat devam ettiği müddetçe Hayat Televizyonu da yaşayacak!
Nazife Ortakçı / Keçiören
www.evrensel.net