Hastanelerde GSS halleri

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Sekreteri Eriş Bilaloğlu, Genel Sağlık Sigortası (GSS) uygulamasını sorgulayarak, “ek vergi, katkı payı, tamamlayıcı özel sigortaya dahil olmak ve paran kadar sağlık” demek olan GSS’nin 1 Ekim’de uygulanmaya başlanmasıyla, vatandaşın acillere akın edeceğini söyledi.


Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Sekreteri Eriş Bilaloğlu, Genel Sağlık Sigortası (GSS) uygulamasını sorgulayarak, “ek vergi, katkı payı, tamamlayıcı özel sigortaya dahil olmak ve paran kadar sağlık” demek olan GSS’nin 1 Ekim’de uygulanmaya başlanmasıyla, vatandaşın acillere akın edeceğini söyledi.
TTB Genel Sekreteri Eriş Bilaloğlu, TTB Merkez Konseyi üyesi Hülya Biriken ile dün yaptığı basın toplantısında, AKP’nin “Sağlıkta Dönüşüm Programı”nı değerlendirdi. Bilaloğlu, GSS’nin uygulanmaya başlayacağı 1 Ekim sonrası valilerin hastanelerde oturmak zorunda kalabilecekleri uyarısı yaptı.
Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in, “hastanelerin şişirilmiş faturalar gönderdikleri, Sosyal Güvenlik Kurumu’nu zarara uğrattıkları” iddialarını da eleştiren Bilaloğlu, 6 yıldır iktidarda olmalarına rağmen zararı engelleyemediklerini, çözüm olarak getirdikleri GSS’nin çözüm olmadığını söyledi. Bilaloğlu, GSS’nin “ek vergi, katkı payı, tamamlayıcı özel sigortaya dahil olmak ve paran kadar sağlık” demek olduğunun da altını çizdi.
GSS Yasası’na göre, “sağlık hizmeti sunucuları, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanmaya müstahak olup olmadığını, kurumun elektronik veya diğer ortamlarda sağlayacağı yöntemlere uygun olarak kontrol etmek ve belgelemek zorunda olduğunu” hatırlatan Bilaloğlu, “Bakıldığında, vatandaşın prim borcu olduğu görülecek. GSS Yasası’na göre, prim borcu olan bir kişi sağlık hizmeti almaya müstahak değildir. Yani, prim borcu olan sağlık hizmeti alamaz. Böylesi durumlarda vatandaş ne yapacak, vali yardımcıları ya da valiler hastanelere gelerek, ‘Bu adama niye hizmet vermiyor musunuz’mu diyecekler sorusunu yöneltti.
Acil Sağlık Hizmeti Genelgesi
Prim borcu olan vatandaşların hastanelerden sağlık hizmeti almakta sıkıntı yaşadığını, hekimlerin ve sağlık kuruluşu yöneticilerinin de hastaya hizmet sunumunda yardımcı olmakta sorunla karşılaştıklarını ifade eden Bilaloğlu, bu durumla karşılaşmamak için “borçlu olan kişilerin ancak acillerden” hizmet alabileceğini söyledi. Acil sağlık hizmetinden ücret alınmayacağına ilişkin genelgeyi hatırlatan Bilaloğlu, “Acil olmayan vatandaşlar, acile gittiğinde hekim ‘sen acil değilsin mi demeli’ yoksa ‘Canımızı sıkmayalım, başımıza da iş almayalım’ diyerek hizmet mi vermeli” diye sordu. Bilaloğlu, Başbakan Erdoğan imzasıyla “Acil sağlık hizmeti sunumu” genelgesi çıkarılmasını da eleştirerek, “Bir başbakanın acil sağlık hizmeti sunumu diye genelge yayınlaması adetten midir?” diye konuştu.
‘Dramatik sorunlar yaşanacak’
Bu durumda vatandaşın artık acile gideceğini kaydeden Bilaloğlu, “Acillerin genişletilmesi, yatak sayısı ve kapasitesinin artırılması” önerisi getirdi. Bilaloğlu, GSS’nin bir yanıyla yürürlükte olduğunu ve yarın çok daha dramatik sorunların yaşanacağını ifade etti. Sağlıkta Dönüşüm Projesi kapsamında özel sağlık kuruluşlarının vatandaştan alacağı yüzde 30 farka da değinerek, kimi sağlık kuruluşlarının bu miktarı az bulup sözleşme yapmadığını, yapanların da hizmetin kalitesini ve çalışanların ücretlerini düşürme yoluna gidebileceklerini kaydeden Bilaloğlu, bakanın “özel sektörde hekimlere çok para veriliyor” diyerek bunun yolunu açtığını söyledi. (Ankara/EVRENSEL)

Ayranı yok içmeye…

Sağlık Bakanlığı’nın “Merkezi Hastaneler Randevu Sistemi” adı altında başlatmak istediği projeye İzmir Tabip Odası tepki gösterdi. Vatandaşların merkezleri telefonla arayıp nerede, hangi hekimle ve hangi saatte muayene olmak istediğini bildirmesi esasına dayandığı dile getirilen proje ile ilgili Tabip Odası, “yaşamsal önceliği olmadığı gibi maliyeti de son derece yüksek” değerlendirmesinde bulundu.
İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Mete Güzelant, AKP Hükümeti’nin sağlık alanında tamamen dış kaynaklı yönlendirilmelerle adım attığını, bunun ise ülkenin önemli kuruluşlarını yok ettiğini belirtti. Güzelant, “Özel sektör aşırı ölçüde teşvik edilmiş, payını giderek büyütmüş ve vatandaşın cepten yaptığı ödemeler giderek artmıştır” dedi. AKP’nin sağlık alanında son yaptığı uygulamanın popülizm olduğunu dile getiren Güzelant, bu uygulamanın yaşamsal öncelik taşımadığının altını çizdi.
Güzelant, sistem için ayrılan paranın gerçek ve önemli işlere ayrılması, hastanelerin güçlendirilerek uygun yerlerde hizmete ulaşılmasını kolaylaştıracak şekilde yeni sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması gerektiğini kaydetti. (İzmir/EVRENSEL)
www.evrensel.net