Festival tüm coşkusuyla sürüyor

Munzur Kültür ve Doğa Festivali, konserler, paneller ve imza kampanyaları ile devam ediyor


8. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 3. gününde verilen konseri 20 bin kişi izledi. 8. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin dünkü programı Atatürk Stadyumu’nda verilen konserle devam etti. Mehmed Uzun’a atfedilen konserde Hayat Televizyonu’nun kapatılma kararı sanatçılar tarafından protesto edildi. Konserde ilk sahne alan Metin Kahraman’ın seslendirdiği parçalar büyük beğeni topladı.
Almanya Sol Parti Milletvekili ve Sol Parti Kurucusu Hüseyin Kenan Aydın kısa bir konuşma yaptı. Kenan, Türkiye’de farklı kimlik ve inançların baskı altında asimile edilmeye çalışıldığını belirterek, “Bizler Alevi kimliğinin yasal güvence altına alınmasını istiyoruz. Devlet yöneticilerine sesleniyorum; insanları aç bırakmayın, kültürsüz bırakmayın” dedi. Konuşmanın ardından Grup Mahabat sahne alarak, söylediği Kürtçe ezgileriyle kitleyi coşturdu. Gecede konserler Grup Munzur’un söylediği şarkılarla devam etti. Grup üyeleri Hayat Televizyonu’nun gerekçesiz bir şekilde kapatıldığını belirterek sansüre karşı kararlı bir mücadele vermenin gerekliliğine dikkat çektiler. Sanatçı Ferhat Tunç dinleti vermeden önce kısa bir konuşma yaptı. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin Tunceli için önemine dikkat çeken Tunç, Dersim İsyanı önderlerinden Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerlerinin belirlenmesi için başlatılan imza kampanyasına değindi. Tunç’un söylediği şarkılarla gece son buldu. (Tunceli/EVRENSEL)

‘Türkiye’de Alevilik’ paneli
Festival kapsamında gerçekleştirilen “Türkiye’de Alevilik” konulu panelde AKP’nin Alevi politikasını çok tehlikeli bir boyutta sürdürdüğüne dikkat çekildi. Prof. Dr. Büşra Ersanlı’nın yönettiği panele, konuşmacı olarak Özgür Demokratik Alevi Hareketi Dönem Sözcüsü Ergin Doğru, Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu, Yazar-Şair Doğan Munzuroğlu ve AABF 2. Başkanı Hıdır Temel katıldı. Panelde ilk sözü alan Doğan Munzuroğlu, genel bir Alevilik betimlemesi yaptı. Kirvelik, müsaiplik, cem, cıvat gibi Alevilik inancı içinde yer alan sayısız terimi tanımlamaya çalışan Munzuroğlu, Anadolu Aleviliği ve Bektaşilik arasındaki ilişkileri de değerlendirdi.
Ergin Doğru ise tarihten beri sürdürülen asimilasyon politikalarını ve günümüz Aleviliğinin Kürt hareketiyle olan ilişkisini değerlendirdi. Devletin Türk İslamcı anlayışıyla Alevileri bir yere oturtmaya çalıştığını belirten Doğru, Cumhuriyetin tek din, tek dil, tek kimlik siyasetini hatırlatarak, asimilasyon çabalarının doğrudan devlet eliyle gerçekleştirildiğini ifade etti. Aleviliğin Şiileştirme ve Sünnileştirme şeklinde iki ayrı koldan asimilasyona tabi tutulduğunu belirten Doğru, bunun da laiklik söylemi adı altında yapıldığına dikkat çekti. Laiklik söyleminin Türkiye’de asimilasyon aracı olarak kullanıldığını dile getiren Doğru, “Aleviler de bunu bir kurtuluş olarak gördükleri için Cumhuriyet tarihi boyunca CHP’ye yedeklenir pozisyona gelmiştir” dedi. Doğru, Alevilerin Türkiye’nin temel demokrasi sorunu olan Kürt sorunundan uzak tutulmaya çalışıldığını belirtti. O nedenle Alevilerin Kürt sorununun devlet algısında olduğu gibi bir terör sorunu olarak değerlendirdiğini belirten Doğru, “Örneğin sadece Dersim’de binlerce köy yakıldı. İnsanlar yerlerinden edildi. Kürtlerin bu doğal haklarını nasıl görmezden gelebiliriz? Kürt sorununda nasıl bağımsız ve kayıtsız kalabiliriz?” dedi.
AKP iktidarıyla birlikte Aleviliğin tamamen değiştirilmeye başlandığını belirten Kenanoğlu ise “Son zamanlarda artık altı cemevi üstü cami olarak inşa edilen cemevleri söz konusu. Biz bunun, cemevlerinin İslamiyetin bir alt tarikatı olarak algılanması için hazırlandığını düşünüyoruz” dedi. (Tunceli/EVRENSEL)

www.evrensel.net