Mevsimlik tarım işçilerin çilesi bitmiyor

Mevsimlik tarım işçilerin hayatı baştan sona çile. Ordu’ya fındık toplamak için gelen işçiler, aileleriyle ırmak kenarlarına kurdukları çadırlarda iş beklerken zor şartlar altında barınıyorlar.


Mevsimlik tarım işçilerin hayatı baştan sona çile. Ordu’ya fındık toplamak için gelen işçiler, aileleriyle ırmak kenarlarına kurdukları çadırlarda iş beklerken zor şartlar altında barınıyorlar.
Bu yıl uygulanmaya başlanan konaklama yasağına rağmen Ordu’nun Efirli bölgesindeki dere yatağına çadırkent kuran ve jandarmanın saldırısına maruz kalan mevsimlik tarım işçileri geçim için binlerce kilometre yol kat ediyor. Yoksulluk, doğal felaketler, trafik kazalarıyla savaşan tarım işçilerinin şimdilerde bir derdi de valilik ve jandarma baskısı.
Dere yataklarında kalıyorlar
Baskılar ve saldırılar karşısında Perşembe, Fatsa ve Ünye ilçelerinde belli bir alanda konaklamalarına izin verilmeyen fındık işçileri de dere yataklarına çadır kurdu. Aşırı yağış yağması sonucu oluşan sel dere yataklarında konaklayan insanları tehlike altında bırakacak.
Güneydoğu’dan ailesi ile birlikte fındık toplamak için geldiğini anlatan Ecevit Toz (43), valiliğin aldığı kararı yeni duyduklarını anlatıyor. Toz, “Bizden vali ne istiyor anlamadım. Türkiye’nin her yerinde Kürt var. Ankara’da İstanbul’da oralara gidiliyor da buraya niye gelinmiyor? Biz birkaç kuruş ekmek peşindeyiz; çalışmazsak aç kalırız” dedi.
Hayatları tarlada çadırda geçiyor
Mevsimlik işçilerin hayatı çadırlarda ve tarlalarda geçiyor. Evlerinden yaklaşık yedi ay önce ayrılan mevsimlik işçileri Çukurova, Kayseri, Kırşehir, Konya ve Çukurova’da zor şartlarda çalışıyor. Evden uzakta derme çatma barakalarda yaklaşık 10 ay süren yolculuktan geriye kalan ise bolca sağlık sorunu, verilen sözlere rağmen hiçbir zaman tam olarak ödenmeyen ücretler...
Ordu’da fındık tarlalarını ağustos ayı boyunca dolduran binlerce mevsimlik işçisinin ilk durağı Karadeniz değil. Şanlıurfa’da, Diyarbakır’da, Batman’da, Hakkari’de iş bulamayan ailelerin ekmek peşindeki yolculuğu şubat ayıyla birlikte Çukurova’nın bereketli topraklarında başlıyor. Evlerinden, kış mevsiminde geri dönmek üzere yola çıkan ailelerin ilk işi karpuz ekmek. 2-3 ay bölgede kalan işçilerin nisan ayındaki durağı ise Kayseri’de şekerpancarı tarlaları.
Kurdukları çadırlarda, soğuk havaya rağmen arazide yaşayan işçilerin haziran ayındaki çalışma adresleri de, “mercimek ve nohut yolmaya” gittikleri Kırşehir ve Konya bölgesi.
Ağustos durağı fındık
İşçilerin ağustos ayındaki durakları Ordu, Giresun gibi fındık tarlalarının bulunduğu Karadeniz şehirleri. Çukurova’da başlayan ekmek peşindeki yolculuk, yine aynı topraklarda pamuk toplayarak son buluyor. Kiralanan minibüs ve kamyonlarla kilometrelerce yol süren bu çileli yolculuğa, buz gibi havalarda dere yataklarına kurulan çadırlara, keneyle, akreplerle dolu tehlikeli alanlarda konaklamalara rağmen kazanılan paranın büyük bölümü, yol ve yemek paralarına gidiyor. Umut ise gelecek baharda başlayacak yeni ekmek yolculuğuna kalıyor.
(Ordu/EVRENSEL)

Perişanız

Urfa’dan gelen Salih Apar (50) ise, memleketlerinde kuraklık olduğu için Ordu’ya geldiklerini beliterek, “Çalışıp gideceğiz. Çadırlarımız dereye yakın; ama kimse burada daha önce sel oldu diye bir şey demedi. İnsan biraz korkuyor; ama yapacak başka çare yok.”
Hatice Catı da (65), “Buraya gelirken ev var demişlerdi; ama ortada kaldık. Çocuklar perişan oldu” diye konuştu.
www.evrensel.net