34. hayata ‘dur’ demeden biri polise ‘dur’ desin

2008’in başından beri ‘dur’ ihtarına uymayan 32 kişinin canını alan polis, 33. kişiyi de dün Sivas’ta öldürdü


Sivas’ta 41 yaşındaki Turan Özdemir, araç kullanırken polisin ‘dur’ ihtarına uymadığı öne sürülerek araç üzerine açılan ateş sonucu öldürüldü. Göğsüne saplanan polis kurşunu Özdemir’in canını alırken, ateşi açan sivil polis Orhan Gök hakkında işlem yapıldığına dair herhangi bir bilgi elde edilemedi. Bu cinayet, 2008 yılında ‘dur’ ihtarına uyulmadığı gerekçesiyle gerçekleştirilen 33. polis cinayeti oldu.
Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (Özgür-Der), geçtiğimiz günlerde yayınladığı insan hakları ihlalleri raporunda, 2008 yılında ‘dur’ ihtarına uymadığı gerekçesiyle güvenlik güçleri tarafından 32 kişinin öldürüldüğünü açıklamıştı. 33. ‘yargısız infaz’ şöyle gerçekleşti:
‘Bomba’ şüphesi öne sürüldü
Alınan bilgilere göre Sivas Kümbet Mahallesi’nde dün gece 01.00’de ‘bomba şüphesi’ ile durdurulmak istenen Renault marka 33 HY 010 plakalı araç, polisin ‘dur’ ihtarına uymadı. Bunun üzerine polisin aracı takip ettiği ileri sürülürken aracın kurulan barikatları yıktığı ve Yenişehir Mahallesi’ndeki Sivas-Kayseri karayolundaki bir kavşakta yine durdurulmak istendiği iddia edildi. Asayiş Şube Müdürlüğü’nde görevli sivil polis Orhan Gök’ün açtığı ateş sonucu 41 yaşındaki sürücü Turan Özdemir göğsüne giren kurşunla yaşamını yitirdi.
Bomba imha uzmanı arama yaptı
Özdemir’in cenazesi otopsi için Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi morguna kaldırıldı. Araçta bulunan Cafer Yağmurlu (48) ve Hüseyin Ayaz (40) gözaltına alındı.
Olay yerinde ve araçta yapılan incelemeler sonucu bira şişeleri, sopalar ve çeşitli malzemeler bulunduğu öne sürülürken araçta bomba bulunma ihtimali olduğu gerekçesiyle bomba imha uzmanı araçta arama yaptı. Polis tarafından öldürülen Özdemir’in uyuşturucu madde taşımaktan sabıkası olduğu ileri sürüldü.
Hukuk devleti ilkesi geçersiz
Konuya ilişkin sorularımızı yanıtlayan İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Hüsnü Öndül, yargısız infazların Türkiye’de çok sık rastlanan bir uygulama olduğunu dile getirdi. “Polis bu tür infazlarda bulunuyor ve ne yazık ki bu tür uygulamalar cezasız kalıyor. Bunun nedeni de Türkiye’de hukuk devleti ilkesinin geçerli olmayışıdır” diyen Öndül, bu durumun devamının, devletin yargı kurumunun devletin memurlarını koruyucu tutum takınması olduğunu belirtti. İşkence ve yargısız infaz davalarında da güvenlik kuvvetlerine cezasızlık uygulandığına dikkat çeken Öndül, 34. hayata dur denmesinin demokratik kamuoyunun hukukun üstünlüğü ve insan haklarına uygun çalışması ve ihlallere karşı göstereceği duyarlılığa bağlı olduğunu söyledi. Öndül, yargısız infazların önlenebilmesinin, demokratik kamuoyunun yanı sıra yasama, yürütme ve yargı gibi devlet kurumlarının halkın haklarını korumasıyla gerçekleştirilebileceğini vurguladı. (İstanbul/EVRENSEL)
Korumadan kaçarken polisten dayak yediler
Taksim’de barda korumalar tarafından tartaklanan 2 arkadaş, yardım istedikleri polisin kendilerini hem barda hem de nezarethanede dövdüğü iddiasıyla dava açtı. Alınan bilgilere göre Tolga Öztürk ile Hasan Yalın adlı iki arkadaş, haziranda gittikleri barda müşterileri rahatsız ettikleri gerekçesiyle zorla dışarı çıkarıldı. İki arkadaş barın yakınında bekleyen polislere olayı anlattı. Polislerden Zeki Bilici, “Bana onları gösterin ama olaya müdahale etmeyin. Onları alacağım” dedi. İki arkadaş, burada tekrar bar görevlileriyle tartışmaya başladı. İddiaya göre Bilici, “Ben size konuşmayın demedim mi lan?” diyerek Yalın ve Öztürk’e vurdu. Bilici, gençleri polis otosunda da darp etmeye devam etti. Taksim Polis Merkezi’nde de Bilici tarafından dövüldüklerini söyleyen Yalın, “Bizi nezarethanede dövmeye devam etti. İkimizin de ağzı burnu kan içindeydi. Kimseden şikayetçi olmadığımıza dair ifade imzalattı” dedi.
Ceren Saran
www.evrensel.net