ölümlü dünya 225 YTL neyine yetmiyor!

  • AKP Hükümeti, Kamu-Sen ve Memur-Senle birlikte yürüttüğü toplu görüşmelerin 3. oturumunda, dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 225 YTL olduğunu iddia etti


    AKP Hükümeti, Kamu-Sen ve Memur-Senle birlikte yürüttüğü toplu görüşmelerin 3. oturumunda, dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 225 YTL olduğunu iddia etti. Doğrusu bu ya, 2 çocuk, muhtemel ev kadını ve çalışan bir aile reisinden bahsedersek, çocukları ve ev hanımını da bir kenara bırakırsak, aile reisi için hiç de yabana atılacak bir rakam değil bu rakam! Yalnız bu aile raisinin sigara, içki ve hatta damacanadan su içmemesi; sinemaya, tiyatroya gitmemesi; iş yerine giderken veya dönerken otobüse dolmuşa binmemesi; kendine ve aile bireylerine zırt pırt giyecek içecek gibi şeyler almaması; tek başına da olsa tatile ya da pikniğe gitmemesi; elektrik su telefon gibi faturaları yatırmaması, kirayı ödememesi; soba kullanıyorsa odun kömür; doğal gaz kullanıyorsa doğal olarak doğal gaz almaması; ayakkabıdan pantolona, gömlekten fanilaya ayda ya da 10 ayda bir değiştirmemesi; dişi ağrıyorsa dişini, fişi kopmuşsa fişini, işi zordaysa işini çektirmemeli değiştirmemeli; hastaysa ilacını, yastaysa mezarını, yoldaysa hızını almamalı; gazete kitap okumamalı; bozulan televizyonunu tamir ettirmemeli; saçı sakalı kestirmemeli, dişini fırçalamamalı, başını kaşımamalı, anlayacağız ayağını 225 YTL ye göre uzatması lazım!
    Adam rüyasında aksakallı bir dede görmüş! Tamam demiş, sonunda bana doğru yolu gösterecek birini buldum! Hemen dedenin önünde diz çökmüş ve dudağını dedenin eline uzatmış:
    Aksakallı dede rüyasına girdiği adamı şöyle bir süzmüş! Tamam demiş, çoktandır yardım edeceğim adamı arıyordum, sonunda buldum! Zira bu adamda yardıma muhtaç bir hal var!
    Yalnız aksakallı dedenin en büyük korkusu globalleşen dünyaya ayak uyduramamasıymış! Son günlerde kime yardım etmek istediyse sonu hüsranla bitmiş, deyim yerindeyse insanların rüyasına girip girmemekte sürekli sorun yaşar duruma gelmiş! Üstelik insanları ayırt etmekte de bir hayli zorlanıyormuş! Kimi zengin olduğu halde fakirim demiş, kimi hırsız olduğu halde dürüstüm demiş, kimi uyanık olduğu halde safım demiş ve aksakalı dedeyi kandırmış:
    - Söyle bakalım fani, ne iş yaparsın?
    - Memurum!
    - Eşin çalışıyor mu?
    - Hayır, ev kadını!
    - Dürüst müsün?
    - Çok.
    - Çalman çırpman...
    - Yok!
    - Öyleyse bana müsaade, uykunu bari ziyan etme! Senin işin zor hemşerim, Allah kurtarsın!
    [email protected]
    www.evrensel.net