Milli eğitim bakanına açık mektup

Okulların açılmasına kısa bir süre kala, yaz ayları boyunca tek bir çivi bile çakılmayan okullarda art arda tadilatlar yapılmaya başlandı. Öğrencileri yine zor bir sömestr bekliyor.


2 öğrenci velisiyim. Küçük oğlum 6. sınıfa gidecek, büyük oğlum 8. sınıfı bitirdi. Küçük oğlum okulunu çok sevdiği için okulunu değiştirme gereksinimi duymadım. Okula gidip okulun giyim ve servis konusunu görüşmek istedim. Okul virane olmuş. İçeri girdim, yetkiliye sordum. Ne oldu okula diye. ‘Okul bu hafta tadilata başlıyor’ cevabını aldım. Çocuklar ne olacak dedim. ‘Çocukların 4. sınıfa kadar olanlar Anadolu lisesinde okuyacak. 8. sınıfa kadar olanlar ise imam hatip lisesinde okuyacak’ dedi. Sayın MEB Bakanı okullar tatilde iken siz kömür mü dağıtıyordunuz, ramazan erzakı mı dağıtıyordunuz ya da okulları nasıl yaparız da elden çıkarıp yandaşlara peşkeş çekeceğinizin hesaplarını mı yapıyordunuz? Ya da okullar tatilde iken tadilat yapacak yandaşlarla anlaşamadınız mı da okullar açılınca tadilat başlattınız? Okulundan, arkadaşlarından ayrılan çocukların eğitimi ne kadar başarılı olabilir? Ben korkuyorum, siz AKP Hükümeti insanların yoksulluğunu, açlığını kullanmak için kurduğunuz ramazan çadırlarını kaldırmayıp okulların içini boşaltıp çocukları çadırlara da hapsedersiniz.
Yine büyük oğlum aynı okulda 4. sınıfta iken eğitim düşmanı AKP savunucusu ve okulda çocukların geleceği için canla başla çalışan yönetici ve öğretmenlerin burnundan getiren, öğretmen nitelemesini hak etmeyen kişinin çocukları ölesiye dövdüğünü tespit ettim. Rapor aldım, davacı oldum. MEB, müdürlüğü bir şey yapmadı. Mahkemeye başvurdum. Mahkeme 3. yılında bir üst mahkemeye başvurdu. Mahkeme devam ediyor. Oğlum zar zor da olsa o okulu bitirdi. Ve oradan ayrıldı. İşin garip tarafı o zat boş durmadı. Psikolojik tedavi görüyorum diye o gün bu gün üç beş gün okul, üç dört ay rapor alarak ülkemiz yasalarının boşluğundan da yararlanarak malulen emekli olmuş. Bu kişi psikolojik tedavi görürken nasıl okulda eğitim veriyordu? Nasıl eğitimci olarak okulda ve MEB’de barınabiliyordu? Tabii ki AKP yandaşlığı vardı. Bu olayı hiçbir MEB müfettişi de mi görmedi ya da görmek mi istemedi? Gel görün ki psikolojik tedavi gören kişinin emekli olmadan öncede şu anda da kırtasiyesi var ve kendi çalıştırıyor. Bunu da herkes biliyor. Neyse bu konu mahkemelik olduğu için daha fazla değinmeyeceğim. Böyle bir zatın sınıfında okuyan öğrenciden ne bekleyebilirsiniz ki.
Sayın Bakan, oğlum şu anda boşlukta kaldı. Meslek liselerine ön tercih yaptırdım. 10 okul yazdık 10’una da yerleşemedi. Bu çocuğun okuma hakkı yok mu? Sizin AKP’lilerin yandaşlarının okur yazarlığı dahi zor olan çocukları en güzel okullarda eğitim görecekken, biz işçi ve emekçilerin çocukları kapılarda el açıp yalvaracak mı? Kampanya üstüne kampanya başlatıp okumayan kimse kalmasın diye yaptığınız reklamlar tam bir takiye olmuyor mu? Çocuğumu Şişli Endüstri Meslek Lisesine yazdırayım diye düşündüm. Sağ olsun tanıdık öğretmen arkadaş okulun tadilata girdiği müjdesini verdi. Milli eğitim bakanı televizyonlara çıkıp miniklerimiz çocuklarımız okula başladı diye şov yapacağına bu çocuklar okullara nasıl yazıldılar, ne zorluklarla karşılaştılar, kaç tane çocuk buruk bir şekilde okul dışında kaldı, hayata küstü sizin sisteminizin sayesinde. Bunların hesabını versin .
Ahmet Karatay-Öğrenci velisi
(Gaziosmanpaşa/İSTANBUL)
www.evrensel.net