‘Dünyada dengeler değişiyor’

Didim 5. Uluslar arası Sanat ve Edebiyat Günleri’ne katılan Filistinli Gazeteci-Yazar Halid Derviş ile Filistin halkının özgürlük mücadelesini konuştuk.


Didim 5. Uluslar arası Sanat ve Edebiyat Günleri’ne katılan Filistinli Gazeteci-Yazar Halid Derviş ile Filistin halkının özgürlük mücadelesini konuştuk. Röportaj sırasında çeviri konusunda TYS Çukurova temsilcisi Mehmet Karasu yardımcı oldu.

Halid Derviş kimdir? Kendisini okurlarımıza tanıtabilir mi?
Filistin Gazeteciler ve Yazarlar Birliğinin üyesiyim. Bulgaristan Sofya Üniversitesi’nde Gazetecilik üzerine doktoramı tamamladım.1974 yılından bu yana Arap ülkelerinde liselere yönelik yayın yapmakta olan Devrimci Filistin Dergisi’nin başyazarlığını yapmaktayım. Dergide röportaj ağırlıklı yazılar yazıyorum. Gazeteciliğimin yanı sıra Ramallah’ta bir Üniversitede akademisyenim.1956 Halep doğumluyum. Ailem 1947’de Filistin’den göç etmek zorunda kalmış. Mülteci bir ailenin çocuğu olarak Celil mülteci kampında doğdum. Halen Ramallah’ta mülteci kampında yaşıyorum.

Irak’ın işgalinden bu yana Ortadoğu’daki gelişmeleri ve Kafkaslardaki yaşanan gerilimi Filistinliler nasıl değerlendiriyor?
Bölgedeki bu son gelişmeler Ortadoğu sorununun bir parçasıdır. Bu soğuk savaşın yeniden başlaması değil, aksine bölgede yeni dengelerin oluşmaya başlaması olarak yorumlayabiliriz. Özellikle Rusya yeni yeni kendine gelmeye ve toparlanmaya başladı. Dünyada Irak’tan Somali’ye ve Afganistan’a kadar çok geniş bir coğrafyada tek bir gücün varlığı yani tek bir jandarmanın olması doğal olarak karşısında yeni birtakım dengeler oluşturacaktı. Gürcistan’da yaşananlar yeni bir gücün bir denge unsuru olarak ortaya çıkacağını göstermiştir. Asıl amaç bölgenin zenginlikleridir. Bölgedeki enerji ve doğal zenginliklere sahip olmak için yürütülen bir işgal politikası var. Başta Amerika olmak üzere diğer batılı ülkeler bu kaynakları kendi denetimleri altına alma politikalarını hayata geçirirken Rusya da bu kaynakları kimin ya da kimlerin kontrol edeceği noktasında harekete geçerek yeni dengeler oluşturma girişimlerine başlamıştır. Bölgede bir süre daha gerilimin artarak devam edeceğini söyleyebiliriz.

Berlin duvarı yıkılırken dünya basını bunu düğün bayram havasında kamuoyuna yansıtmıştı. Bugün Gazze’de insanların yaşamının ortasına duvar örülmesini dünya görmezden geliyor. Filistin halkı bunu nasıl değerlendiriyor?
Şimdi dünyada insanların arasına maalesef daha büyük duvarlar örülüyor. Yüzyıllar boyunca birbirleri ile kardeşçe yaşamış halklar arasında daha güçlü duvarlar örülüyor. Amerika’nın bölgedeki hakimiyet kurma anlayışıdır bu duvarları ören de. Bölge halkları öncelikle bu duvarların yıkılması için mücadele etmelidir diye düşünüyorum.
Filistin halkının Türkiye’den beklentisi nedir?
İslam ülkeleri arasında özellikle Türkiyeli aydın sanatçı ve yazarların duruşu bizi çok mutlu ediyor. Bizim yüzyıllardan gelen ortak bir kültürümüz ortak bir tarihimiz var. Türkiye çok kültürlü bir ülkedir. Bu ülkenin aydınları ve sosyalistleri bize sahip çıkıyor, İslami kesimler de bize sahip çıkıyor. Herkesin Filistin’in haklı davasına karşı duyarlı olduğunu biliyoruz. Ama biz halkların ve aydınların duruşu ile hükümetlerin duruşu farklıdır bunu da biliyoruz. Hükümetler bölgede bir denge politikası izliyorlar. Türkiye- Suriye, Türkiye- İsrail, Türkiye-Filistin ilişkilerinde Türkiye hükümetinin de bir denge politikası izlediğini düşünüyoruz. İstese Türkiye hükümeti bölgede ateşin söndürülmesi adına daha etkin ve faal bir politika izleyebilir.

Gazetemiz aracılığı ile Türkiye ve bölge halklarına iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Kadınla erkeği, Türk ile Yunanı, İsrailli ile Filistinliyi bir araya getirecek şey kültürdür, sanattır. Bölge halkları olarak edebiyat, tiyatro, sinema gibi ortak kültür ve sanat çalışmalarına ağırlık vermeliyiz. Bu siyasi ve ekonomik çalışmalardan daha fazla insanları birleştirecektir. Bu kültür sanat faaliyetlerine ağırlık verelim ve yaygınlaştıralım. Bizim siyasi yönden önceliklerimiz olabilir. Biz insanları seviyoruz barışı seviyoruz ve bunun çabası içerisindeyiz. Kültür ve sanatın birleştirici gücünün en son örneğini biz büyük şairimiz Mahmud Derviş’in cenazesinde gördük. Mahmud Derviş’in cenaze töreninde sağcılarla solcular, Hamas ile El-fetih birbirleri ile düşman olan gruplar bile aynı cenazede buluştular. İşte bu sanatın gücüdür. Mahmud Derviş’in cenazesi karşıt güçleri birleştirmiş bir araya getirmiştir. Biz bunu özgür bir Filistin bağımsız bir Filistin için oldukça önemsiyoruz.
Türkiye halklarına sıcak ve samimi selamlarımı sunuyorum.

Celal Şenol
www.evrensel.net