BAYKUŞ

  • Sürekli içeren, dışlayan ve sınıflandıran tartışmalarla uğraşıyoruz bir süredir.


    Sürekli içeren, dışlayan ve sınıflandıran tartışmalarla uğraşıyoruz bir süredir. Türkiye’de kendisini solda tanımlayanların, yıllar yılı dilinden düşürmediği bir tartışma cümlesini anımsatıyor olup bitenler. Bu cümleye tartışma cümlesi demek ne kadar doğru olur, bilmiyorum. Belki tartışmayı bitirmek, son sözü söylemek ve tartışmada sürüp giden iktidar olma halini ele geçirmek için sarf edilen cümle olarak görülebilir. Bir tarafın akıl yürütmelerini, önermelerini; pek çok zaman “Aristo mantığı- formel mantık” olarak tanımlayan taraf olmak önemlidir. Böylece söylenenler bir çırpıda değer kaybetmiş ve yadsınmış olur. Bu tarzın kendisinde var olan klasik mantık yaklaşımı ise çok çarpıcıdır. Bugünlerde yürütülen tartışmalar da, klasik mantığın keskin sınıflandırmaları üzerinden yürütülmektedir.
    Aristo’nun geliştirdiği kavram teorisini, sınıflandırmanın insanlığın dünyayı algılaması ve kavramsallaştırmasındaki yerini önemsiyorum. Gençliğimde bu tartışmaları izlerken de önemser, bu cümleyi kullananların da tıpkı Aristo gibi kavramları sınıflandırırken, kesin çizgiler çizdiklerini ve bu mantık dizilişini kullanarak klasik mantığın kendisini reddedişlerini şaşkınlıkla gözlerdim.
    Tarih boyunca üretimlerinden yararlandığımız, insanlığın gelişiminde katkısı olan tüm düşünürler bizi zenginleştirmektedir. Klasik mantık, diğer bir deyişle Aristo mantığı en basit biçimiyle bir “iki değerli” sistemdir. Sıcak-soğuk, siyah-beyaz, şişman-zayıf gibi… Düşünürler bu durumu üçüncü halin imkansızlığı ilkesi olarak açıklamaktadırlar. Gözleme dayalı bilgileri toplayıp sınıflandırarak bilim tarihi için önemli bir adım atmış olan Aristo, bilgiye dayalı olmayan açıklama isteğine karşı koyamayıp, bilgisinin yetmediği durumları da genelleyerek üçüncü halin imkansızlığını Metafizik isimli eserinde pekiştirmiştir. Kadın ve erkek biyolojisini hücreleri mikroskop altında inceleyemeyeceği bir dönemde tanımlamaya çalışması, demokrasinin çok değerli olarak tanımlandığı Politika isimli eserinde ileri sürdüğü önermelerden de bir hayli farklıdır üstelik.
    Üçüncü halin imkansızlığının evrenselliğinden şüphe edilince, doğru ve yanlış değer çiftini esas alan “iki değerli” mantık yanında, “ikiden fazla değerli” mantıklar kurulmaya başlanmıştır. Bu konuda ilk fikri 20. yüzyıl başlarında Lukasiewicz ortaya attıktan sonra Post ve Brouwer bu düşünceyi izlemişlerdir. Lukasiewicz klâsik mantığa alternatif olarak “doğru”, “yanlış” ve “nötr” şeklinde ifade ettiği “üç gerçek değerli” mantığı kurmaya çalışmıştır. Lukasiewicz’den sonra “ikiden fazla değerli” mantık arayışları artmış, Reichenbach “çok gerçek değerli” mantığı olasılık mantığı haline getirmiştir. Ona göre doğru ile yanlış arasında sürekli bir değerler ölçeği bulunmaktadır. Günümüzde “çok değerli” mantık arayışında “bulanık mantık” tanımı ile bilinen Loutfi Zadeh’in çalışmaları ön plana çıkmaktadır.
    Genellikle üçüncü halin imkansızlığı ilkesine yöneltilen eleştiriler ve alternatif olarak gösterilen çok değerli mantık arayışları göstermektedir ki bu ilke, özellikle sonsuzluk söz konusu olunca yanlış sonuçlar vermekle birlikte, onun bu mantık sistemi içinde tümüyle yanlış bir ilke olduğu değil, sınırlı olduğu söylenebilir. Bugün yürütülen tartışmalar da, tümüyle yadsıma ve üçüncü halin imkansızlığı üzerinden yürütüldüğünde, Türkiye’de olanları açıklamak için yeterli görünmemektedir. Toplumsal tarihimizi kuantum fiziğinden daha hafife almak ve kuantum fiziğini açıklamak için önemli bir araç olan “bulanık mantık” dizilişinden yararlanmamak bugüne dek biriktirdiklerimizi yeterince kullanmamak anlamına gelecektir. Bazı okuma önerilerim var, belki sizler de yararlanırsınız.
    Aristoteles, Metafizik, Ege Üniversitesi Yayınları , İzmir 1985
    Aristoteles, Politika, Remzi Kitabevi, İstanbul 1975
    Öner, Necati, Klasik Mantık, AÜİF Yay., Ankara, 1986.
    Reichenbach, Hans, Bilimsel Felsefenin Doğuşu, (Çev. Cemal Yıldırım), Remzi Yay., (2. Baskı), İstanbul, 1993.
    Şebnem Korur Fincancı
    www.evrensel.net