Tezkereye değil demokrasiye ihtiyaç var

Sınır ötesi tezkeresinin süresinin uzatılmasına tepki gösterenler operasyona değil demokrasiye ihtiyaç olduğunu hatırlatıyor


TSK’ya Irak’a sınır ötesi harekat yapma yetkisi veren 17 ekim 2007 tarihli tezkerenin süresinin bir yıl uzatılmasına karar verildi. Siyasi parti temsilcileri ve aydınlar ise Kürt sorunun askeri yöntemle çözülemeyeceğini bir kez daha altını çizerek, Türk ve Kürt halklarının demokrasi için birlikte mücadele etmesi çağrısı yaptılar.
Önceki gün toplanan Bakanlar Kurulu, sınır ötesi operasyona yetki veren Başbakanlık Tezkeresi’nin TBMM’ye gönderilmesine karar verdi. Hükümet Sözcüsü Bakan Cemil Çiçek “Tezkerenin uzatılması konusunda tereddüdümüz yok. Tezkerenin kapsamında herhangi bir değişiklik yok” dedi. PKK’nin Irak’taki kamplarının “yok edilerek” “PKK sorunu”nun çözüleceği iddiasıyla gerçekleştirilen 25. sınır ötesi harekat PKK’yi “bitirmediği” gibi Kürt sorununda demokratik çözümü de ertelemiş oldu.
4 saati 20 milyon dolar
TSK sık sık sınır ötesini bombalayarak Kandil bölgesindeki köylere de zarar verirken ülke içindeki operasyon ve çatışmalarda arttı. İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi rakamlarına göre 2008 yılının ilk 6 ayında Doğu ve Güneydoğu’da çatışmalardan kaynaklı 178 kişi yaşamını yitirdi.
Sınır ötesi operasyon maliyet olarak da ülke ekonomisine büyük yük getirdi. Mecliste 2008 Bütçe görüşmelerinde söz alan DTP Milletvekili Hasip Kaplan F16 uçağının tek bir uçuşunun maliyetinin 6-12 bin dolar arası olduğunu açıkladı. TSK’nın Irak’taki PKK hedeflerine yönelik 4 saatlik bir operasyonunun yaklaşık maliyeti ise 20 milyon dolar olarak hesaplandı. 1 yıl içinde sık sık sınır ötesini bombalayan TSK’nin savaş bütçesinin yükü ise zam olarak halka ödetilmeye bu yıl da devam edecek.
EMEP: Operasyon çözüm değil
Konuyu gazetemize değerlendiren EMEP Genel Başkan Yardımcısı Ender İmrek, TSK’nın parlamento üzerindeki vesayetini de açık bir şekilde ortaya koyduğuna dikkat çekerek, “Kürt sorununda AKP hükümetinin ve parlamentonun hiçbir hükmü şahsiyetinin olmadığı, esas olarak TSK’nın operasyon, savaş, sınır ötesi operasyonları sürdüreceği anlaşılıyor. Az çok aklı selimle düşünen bir insanın hem Türkiye’nin önünü açmak, hem Türkiye’nin demokratikleştirmek, hem Kürt sorunun demokratik çözümünü istemekten öte yapabileceği bir şey yok” dedi. Bölgenin yıllarca OHAL ile yöneltildiğini belirten İmrek, sınır ötesi operasyonla bölgede var olan karışıklığının artarak devam edeceğini anlatarak şöyle konuştu: “Şemdinli ve faili meçhuller gibi, bir çok kirli işin üstünü örten bir işlev gördüğünü biliyoruz. Daha öncede sınır ötesi operasyon yapıldı. Bunun çözüm olmadığını kendileri de gördüler. Hatta o dönem, büyük bir çıkmaz içerisinde oldukları hem ana muhalefet partisi hem hükümet arasındaki tartışmalar hem de TSK’nın yaptığı açıklamalar ve TSK Amerika’nın emri ve buyruğu ile hareket ettiğine dair eleştiriler oldu. AKP ve CHP birbirlerine karşıymış gibi her meselede polemik yapıyorlar. Ama mesele Kürt sorunu olunca anlaşıyorlar. Bu da tüm burjuva partilerinin yüzünü bir kez daha gösteriyor.” Savaşta beslenen güçlerin sınır ötesi operasyon ve şiddet istediğini yineleyen Ender İmrek, bunun halklar arasında çatışmayı derinleştirmek ve Türkiye’nin, ABD’nin Ortadoğu politikaları için ileri karakol görevi göreceğini kaydetti. İmrek, sınır ötesi operasyonun çözüm olmadığını yineleyerek, buna karşı emek ve demokrasi güçlerinin ortak mücadelesiyle ve halkların mücadelesi Kürt sorunu ve ülkenin diğer sorunlarının çözüleceğini belirtti.
DTP Basın sorumlusu Gülay Calap da, partilerinin kapatma davalarına yönelik verdikleri mücadele içinde sınır ötesi operasyonun da yer aldığını kaydetti. Mecliste operasyona karşı tek parti olduklarını yineleyen Calap, artık şiddettin değil, barış ve kardeşliğe yönelik politikalara ihtiyaç olduğunu kaydetti.
Yapılan sınır ötesi operasyonların da maddi ve insan kayıplarına dikkat çeken Calap, sınır ötesi operasyonda ısrar edilmesini ABD’nin Ortadoğu politikalarından ayrı düşünülmeyeceğine dikkat çekti. Calap, “Neden halkların birlikteliğine yönelik çözümler için adımlar atılmıyor? Bunun anlamına üzerinde durmak gerekir. Sadece Kürtlere bunu yüklemek, eksik kalır. Ortaklaşa gerçekleştirilen çalışmaları güçlendirmek gerekir. Farklılıklar üzerinde ayrışmak yerine, ortak noktalarda buluşacak tartışmaları ortak bir program etrafında ve halkların ortak örgütlüğünü, örgütlemek gerekir. Cevap bu olur. Saldırı herkese yönelik bir saldırıdır” dedi. (İstanbulEVRENSEL)

Milletvekilleri sorgulamalı
Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu
Kürt sorununun çözümü açısından, askeri tedbirlerin işe yaramadığını hepimiz biliyoruz. Dünya kadar bedel ödendi. Sürekli ekonomik ve siyasal çözümlerden bahsediliyor, ancak yapılmıyor. Genelkurmay istiyor ve sınır ötesi operasyon için tezkere çıkıyor. Milletvekillerinin kendilerine sormaları gerekir: Ne işe yarayacak? Genelkurmay başkanının bile ‘dağa çıkışları önlemeden, bu işi durduramayız’ dediği bir ortamda, milletvekillerinin tezkereye parmak kaldırmadan önce bu soruyu kendilerine sormaları gerekir. Kürtlerin bulunduğu yerlerde kendi kimliklerini koruyacak ve geliştirebilecek yasal ve toplumsal imkanların verilmesi gerekir. Kürt meselesi böyle çözülür. Kürtlerin bu hakları içinde muhataba da gerek yok. Demokratik bir ülke bunları anayasasına alacak ve uygulamaya koyacak. Bunun başka yolu da yok.

Daha çok insan ölecek
Dr. Haluk Gerger
Bölgedeki savaşın sürmesi liberallerle ulusalcılar arasında, hükümetle ordu arasında ve emperyalizm arasındaki mutabakatın devam ettiğini gösteriyor. Bunun sonucunu şimdiden de bilebiliriz. Çünkü şimdiye kadar hiçbir sonuç vermedi. Bundan sonra da vermeyecek. Daha çok insan ölecek. Daha çok ekonomik ve politik istikrarsızlık olacak. Bu artık bellidir. Türkiye’de liberaller AKP’nin ve onun müttefiki örs, ordu ve ulusalcılar çekiç, Kürt halkını araya almışlar vuruyorlar. Emperyalizm de onların güç kaynağı. Artık bir Kürt sorunu bir Türk sorunu olmuş durumda. Bir şiddet sorununa dönüşmüş durumda. Dolayısıyla yapılması gereken Türkiye emekçileri ile Kürt halkı arasındaki çok boyutlu bir stratejik ortaklığı kurup buna karşı bir set oluşturmak gerekir. Başka bir çare yok.
Şerif Karataş
www.evrensel.net