Nükleere karşı ‘İmece’ tepki

Akkuyu’da kurulması planlanan nükleer santralin ihalesinin yapılacağı dün, Mersin’den tepkiler daha da yükseldi.


Akkuyu’da kurulması planlanan nükleer santralin ihalesinin yapılacağı dün, Mersin’den tepkiler daha da yükseldi. Kentteki tüm kesimler, ne Mersin’de ne de Türkiye’nin herhangi bir yerinde nükleer santral istemediklerini dile getirdi. Kamuoyunun bu genel kanısı, medya organlarına da yansıdı. Mersin’de günlük yayın yapan Güneyde İmece Gazetesi, protesto niteliğinde bir yayın hazırladı. Gazetenin tüm sayfalarında, nükleer karşıtı görüşlere yer verildi. Kapak sayfasını siyah zemin üzerine, “Mersin Çernobil olmasın” sloganıyla hazırlayan gazete, yine bu sayfada Çernobil nükleer faciasının bilançosuna ve faciadan etkilenen bir çocuğun fotoğrafına yer verdi.
Gazetenin her sayfasında, o sayfanın yayın içeriğiyle ilgili kişilerin görüşlerine yer verildi. Ortaya çıkan tabloda, yurttaşlar, sanatçılar, işadamları, siyasi parti temsilcileri, gazeteciler, sporcular ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin nükleer karşıtı görüşte hemfikir oldukları gözlendi.
Kurulduğu 2000 yılından bu yana “Demokrat Mersin’in demokrat gazetesi” sloganıyla yayın hayatını sürdüren Güneyde İmece, benimsediği bu ilkeyi nükleer karşıtı bu yayınıyla da göstermiş oldu.
AKP Hükümeti’nin, Mersin hakkında seçim döneminde sunduğu projeler ile bugün gerçekleştirmeye çalıştıkları arasında büyük bir çelişki olduğunu belirten gazetenin İmtiyaz Sahibi Nazmi Akdağ, “Devlet Bakanı ve Mersin Milletvekili Kürşat Tüzmen, seçim döneminde daima 3 T, 4 T diye projelerden bahsederdi. Tarım, turizm ve ticaretin kentin kalkınmasında öncü sektörler olduğunu anlatırdı. Ancak bugün, kentte nükleer santral kurulması için imza atıyor. Bu büyük bir çelişki. Çünkü nükleer santral, Tüzmen’in çok savunduğu bu T’leri yok edecektir. Turizmi ve tarımı bitirecektir” dedi.
Pimi çekilmiş bomba
Nükleer santralleri, pimi çekilmiş el bombasına benzeten Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Feti Ahmet Eroğlu ise, “Pimi çekilmiş bir el bombasının mandalı bırakılmazsa, patlamaz. Gayet güvenilir bir şekilde elde taşınabilir. Ancak hiç kimse ne kadar güvenilir olursa olsun, hayat boyu elinde pimi çekilmiş bir el bombasıyla yaşamak istemez. Nükleer santraller de pimi çekilmiş el bombası gibidir. Ne kadar ileri teknoloji ile yapılırsa yapılsın, ne kadar güvenli olursa olsun kimse her an faciaya yol açabilecek bir nükleer santralin yakınında yaşamak istemez. Mersin’deki genel kanı böyle. Biz de bu genel kanının sesi olduk” diye konuştu. (Mersin/EVRENSEL)

‘Çevrecinin daniskası’ nükleerden vazgeç!
İzmir Nükleer Karşıtı Platform da hükümete, tehlikeli ve dışa bağımlı bir enerji kaynağı olan nükleer santralden vazgeçme çağrısında bulundu.
Nükleer Karşıtı Platform bileşenleri adına, Konak Meydanı’nda yapılan basın açıklamasında, çevrecinin daniskası olduğunu söyleyen Başbakan Erdoğan ve Enerji Bakanı Hilmi Güler’in nükleer enerji ve nükleer santral konusunda kamuoyunu yanıltmaya devam ettikleri belirtilerek, “Halkımızı, bu yalanlara ve masallara karşı uyarıyoruz” denildi.
Basın metnini okuyan Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şube Sekreteri Öztan Küçük, günümüzde ne Türkiye’de ne de dünyanın herhangi bir yerinde nükleer enerji yatırımları planlamanın ve uygulamanın ne akıllar ne de bilimle bağdaşmadığını belirtti.
Küçük, nükleer atıklara, radyoaktif sızıntılara ve ‘sorun yok’ diyerek, radyasyonlu çay içen bakanlara, halkın sağlığını hiçe sayan yöneticilere, geleceği yok etmek isteyen sermaye gruplarına karşı nükleer santral ihalesinin iptal edilmesini istediklerini ifade etti.
Hükümete, “Nükleer enerji kirlidir, pahalıdır, tehlikelidir ve eski teknolojidir, vazgeçin” çağrısında bulunan Küçük, ne Akkuyu’da, ne Sinop’ta ne de memleketin herhangi bir yerinde nükleer santral yapılmasına izin vermeyeceklerini hatırlattı.
Kadir Baziki
www.evrensel.net