İzlanda borç ararken Putin Rusya’nın gücünü artırabilir

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için kendi hükümetine 200 milyar dolara mal olmuş finansal kriz, ülkesinin nüfuzunu artırmak için beklenmedik bir fırsat olabilir


Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için kendi hükümetine 200 milyar dolara mal olmuş finansal kriz, ülkesinin nüfuzunu artırmak için beklenmedik bir fırsat olabilir.
Batılı müttefikleri tarafından reddedilen İzlanda, dün finansal sistemini desteklemek amacıyla Rusya’dan 4 milyar Avro (5.4 milyar dolar) borç almayı tartıştıklarını açıkladı. Gerçekleşirse, ilk kez Rusya bir NATO ülkesine finansal destek verecek.
Moskova’daki UralSib Finans şirketinin stratejisti Chris Weafer şöyle diyor: “Bu jeopolitik hedeflerimizi takip etmek için dış yardımı kullandığımız bir durum. Bu iyi bir ekonomi politikası, çünkü Rusya’nın güçlü bir finansal pozisyonu olduğunu gösteriyor; başkalarına 4 milyar Avro borç verebilecek güce sahip.”
Ruble, 18 ay geriye giden bir düşüş ve Menkul Kıymetler Borsası 1998 krizinden beri en kötü hezimeti yaşasa da, Rusya mali rezervlerindeki 563 milyar dolar ile küresel kredi sıkışıklığını atlattı, bu rezervler de dünyanın en büyük 3. miktarı. Bu finansal güç Putin’e, Büyük Buhran’dan beri en kötü finansal krizini yaşayan ABD’ye meydan okumak için bir silah verdi.
İzlanda, ülkenin en büyük iki bankasını aldıktan ve üçüncüsüne 500 milyon Avro verdikten sonra kredi arayışına girdi. Bu istek, ülkenin finansal sistemi çöküşe yaklaşırken dile getirildi. “Eğer yardım gerçekleşirse, bu bizim için çok, çok büyük bir yardım olacak” diyor, öbür Avrupa ülkelerinin kendilerini kurtarmayı başaramadıklarından yakınan Merkez Bankası Başkanı David Oddsson.
Oddsonn şöyle devam ediyor: “Batı ülkelerindeki çok iyi dostlarımızdan çok fazla yardım alamadık; Rus hükümetinin ise müzakerelere geçme kararını çok olumlu karşıladık.” Rus Ekonomi Bakanı Alexei Kudrin, Rusya’nın bu isteğe reaksiyonunun “pozitif” olduğunu söyledi.
On yıllarca ülkelerinde ABD hava üssü bulunduran İzlandalılar da bu işten memnun gözüküyorlar. Eski bir banka görevlisi, şimdi öğretmen olarak çalışan 38 yaşındaki Ragnar Hannes Gudmundsson şöyle diyor: “İzlanda kuzeyin küçük Küba’sına dönüşüyor. Sovyetler Birliği, Küba’yı on yıllar önce destekledi ve şimdi de bizi kurtarıyorlar.” Putin, başkanlığı 31 Aralık 1999’da devraldığında, 40 milyar doları aşan bir borca sahip ve rubleyi Ağustos 1998’de devalüasyona uğratan bir yönetimi devraldı, bu devalüasyon milyonlarca insanın tasarrufunu yok edip Rusya’yı batışa sürüklemişti. Bundan itibaren, ekonomi yüksek petrol fiyatları sayesinde neredeyse yılda ortalama yüzde 7 büyüdü. Şimdilerde Rusya’nın geleceği hakkındaki beklentiler, küresel ekonomik yavaşlama nedeniyle belirsizleşiyor. 11 Temmuz’da 147.27 dolara erişmiş petrol fiyatları yüzde 40 oranında düştü. Rusya’nın petrol ve gaz ihracatı, gelirlerinin 3’te 2’sinden fazlasını oluşturuyor.
İktidardaki Birleşik Rusya Partisi’nde meclis üyesi olan Kremlin danışmanlarından Sergei Markov şöyle diyor: “Eğer Rusya, Menkul Kıymetler Borsası’nı destekleyebilir ve büyümeyi koruyabilirse, şimdiki finansal krizin dünya ekonomisindeki artan nüfuzunu ve ABD’nin azalan nüfuzunu gösterme ihtimali var.”
Putin, 1 Ekim’deki kabine toplantısında ABD’nin “sorumsuzluğunun” Rusya’nın bu seneki büyümesini yüzde 5.7 kadar küçültebilecek bir küresel kredi sıkıntısına yol açtığını söyledi. Bir gün sonra, Medvedev St. Petersburg’daki bir forumda, finansal krizin tek bir ekonominin ve tek bir para biriminin dünya ekonomisini kontrol ettiği zamanların bittiğini söyledi. Eski ABD Hazine Bakanı Larry Summers ise İzlanda ve Rusya arasındaki kredi görüşmelerinin ABD’nin zayıflayan rolünün bir işareti olduğunu söyledi.
Summers, Buenos Aires’teki bir seminerde “Şunu söylemeliyim ki, İzlanda’nın Rusya ile 5.4 milyar dolarlık sakinleştirici kredi konusunda müzakere etmesi nedeniyle, dünyanın ilerlediği, yönü ve politik doğrultular hakkında rahat değilim” dedi. Medvedev, Fransız Başkan Nicolas Sarkozy tarafından yapılan Evian’daki uluslararası konferansta, küresel finansal kriz üzerindeki konuşmalara gelişmiş ülkelerin dahil edilmesi için çağrılarını tekrarladı: “Ekonomik egoizmin ABD tarafından yönetilen tek kutuplu dünyanın sonucu olduğu ortadadır.”
Moskova Politik Çalışmalar Enstitüsü Başkanı Markov şöyle diyor: “Dünya, Rusya’nın yararına gelişiyor.” Markov, İzlanda’ya borç vermekle Rusya liderlerinin Batı’da kendi ülkelerinin şöhretine zarar veren ABD müttefiki Gürcistan’la olan savaşın verdiği zararı karşılamaya çalıştığını ekledi.
Henry Meyer, 8 Ekim 2008
Çeviren: Kerem Vural
www.evrensel.net