Bırakın düşünelim

Okullarda yayılan dalgalar gittikçe değişir oldu son zamanlarda. Bir bakıyoruz ki her tarafımız maganda tipli insanlarla doluvermiş. O kadar çoklar ki bazen bakıp düşünüyorum; üniversiteli insanlar mıyız biz, yoksa buralara gönderilmiş mafya babaları mı?


Okullarda yayılan dalgalar gittikçe değişir oldu son zamanlarda. Bir bakıyoruz ki her tarafımız maganda tipli insanlarla doluvermiş. O kadar çoklar ki bazen bakıp düşünüyorum; üniversiteli insanlar mıyız biz, yoksa buralara gönderilmiş mafya babaları mı?
Eskiler anlatırlar ya hep üniversite anılarını, herhalde benim öyle anılarım hiç olmayacak. Çünkü herkes o kadar boş yetişiyor ki. Neredeyse hepimizin aileleri darbeyi yaşadılar ya da tanık oldular. Bu yüzdendir herhalde ‘aman çocuğum sağa sola karışma’ lafını en çok biz duyarız. Herhalde darbe sonunda amaçlarına ulaştılar. Çünkü magandalardan geriye kalan gençlik ise tamamen Amerikan özentisi. Yani aslında çevremize baktığımızda benim gözümde iki nesil var; birileri takım elbiselerle dolaşan, herkese tehditkar bakışlar savuran, hocaların desteklerini de arkalarına aldıkları için rahat olan bir grup, diğerleri de gece içen, sabaha kadar kulüplerde dans eden, ertesi gün okula gitmeyen, hatta okulla aslında hiçbir bağlantısı olmayan bir grup. Ben nerede olduğumu bilmiyorum, çünkü ortalarında biz bir avuç insanız. Kendimizi nereye yerleştirsem, bulamadım bir türlü.
Bizim bu hale gelmemizi hızlandıran en önemli şey bence televizyon. İnsanlar artık televizyondan başka bir şeye ihtiyacı yokmuş gibi davranıyor. Mesela ben kitap okuyan o kadar az genç görüyorum ki, -ya da kimileri uykusu gelsin diye okuyor... Hadi kitap neyse, onu bir köşeye bırakıyorum ama gazete okuyan bir avuç insanız.
Artık üniversiteli gençlik deyince akla gelen genel kültür yığınları yok. Sadece okula gelmek için gelen bir gençliğimiz var. Tabii bunun için bizler ne kadar suçlanabiliriz?.. Bizim ülkemizde sonuçta ÖSYM ve YÖK diye iki kurum var. Çevremdekilere çok kızarken bazen bunu düşünüyorum ve fikrimi değiştiriyorum, bence bizi bu hale getirenlere kızmak gerekiyor; gençliğimizi gözden çıkaranlara ve bomboş bir nesil yaratanlara...
Eda Pehlivanoğlu (UŞAK)
www.evrensel.net