RAMP IŞIKLARI

  • Türkiye edebiyatının ve yazın yaşamının onur konuğu olarak tercih edildiği Frankfurt Kitap Fuarı’nın organizasyonuna, konuklarına, kurgulanan etkinliklerine ilişkin kırık dökük sesler gelmeye devam ediyor


    Türkiye edebiyatının ve yazın yaşamının onur konuğu olarak tercih edildiği Frankfurt Kitap Fuarı’nın organizasyonuna, konuklarına, kurgulanan etkinliklerine ilişkin kırık dökük sesler gelmeye devam ediyor. Bir yandan Türkiye Yazarlar Sendikası başkanı şair Enver Ercan’ın Türkiye’den şairlerin katıldığı “Şiir Akşamı” buluşmasında yaşadığımız siyasal, toplumsal ve kültürel gelişmelere vurgu yaptığı konuşması, güncel gerçekliği dile getirmesi bakımından önemlidir. Ercan konuşmasında, Türkiye’de geçtiğimiz hafta polis ve gardiyanların iki aşamalı işkencesi sonucu öldürülen Engin Ceber’in durumunu protesto ederek, Sol Yayınları’nın sahibi yazar Muzaffer İlhan Erdost’un (bilindiği gibi kardeşi İlhan Erdost 12 Eylül faşizminin gaddar ve barbar yöneticileri tarafından Mamak Cezaevi’nde işkence sonucu 7 Kasım 1980’de öldürülmüştü) yayınladığı kitap nedeniyle yüklü miktarda para cezasına çarptırılmasına değinerek, bu durumun kabul edilemez olduğunu söyleyip devlet ve hükümet yetkililerini uyardı.
    Daha önce kitap fuarının açılışında yaptığı konuşmada da romancı Orhan Pamuk, yazarları hapishaneye tıkan, kitapları yasaklayan ve olmadı sürgünle cezalandıran bir ülkenin edebiyatının gelişemeyeceğini söyleyerek, Türkiye’de devlet ve hükümetlerin edebiyatçı, yazar ve sanatçılarla yaşadığı tarihsel husumete vurgu yapmış ve eleştirisini sunmaktan çekinmemişti.
    Öncelikle ‘işkenceye sıfır tolerans’ söylemiyle işbaşına gelen, ama polis ve jandarmanın halka karşı uygulamalarına göz yummakla bu yaklaşımını bir türlü tutarlı hale getiremeyen hükümet yetkilileri, sadece basın açıklamasına katıldığı için gözaltına alınan ve işkence ile öldürülen Engin Ceber’in öldürülmesinden birinci derece sorumludurlar. İçişleri ve Adalet bakanları ama özellikle Cezaevleri Genel Müdürlüğü koltuğunda oturan şahıs (ki kendisi Engin Ceber’in Metris’te öldürülmesiyle ilgili olarak yaptığı akıllara durgunluk veren açıklaması ve hezeyanları ile ‘Tarihte En Akıllı Türkler’ dosyasında yerini almalıdır) ve son yeniçeri edasıyla ortalıkta dolaşan İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah istifa etmeli ya da hükümet yetkilileri bu iki şahısa görevden el çektirmelidirler. Ancak o zaman Adalet Bakanı’nın samimiyeti anlaşılır ve özrü kabul edilir.
    Türkiye Yazarlar Sendikası başkanı Enver Ercan, şair duyarlılığı ve uzun yıllar yaptığı dergi yöneticiliği sorumluluğu ile yerinde bir eleştiri getirerek tavrını ortaya koymuş ve işkence ile öldürmeyi, yazarlara baskı ve cezayı uluslararası platformda dolaşıma sunarak Türkiye’deki antidemokratik uygulamalara dikkat çekmiştir. Aynı gecede şiirlerini okuyan, uzun yıllar cezaevinde yatmış şair Nevzat Çelik de, yaptığı konuşmada aynı konuyu gündemine alarak “uzun yıllar yargılandığım bir dava nedeniyle yattığım Metris Cezaevi’nde insanların öldürülmesini protesto ediyorum” diyerek tavrını ortaya koymuş ve ölüm olayı ve antidemokratik uygulamaları bir kez daha protesto etmiştir.
    Türkiye’de özellikle 12 Eylül’den sonra kış uykusuna yatan edebiyat ve sanat cephesi, artık yavaş yavaş muhalif tavrını yeniden filizlendiriyor. Bu önemli bir gelişme. sanatçı ve edebiyatçılar uzun yıllar, bırakın toplumsal olaylara karşı duyarlı ve eleştirel olabilmeyi, kendi ürün ve üretimlerini bile savunamaz duruma düşürüldüler. Enver Ercan’ın bu tavrı, edebiyat ve sanatçılar için bir meşale ve çığır olabilecek bir umut ışığını da taşıyor. Yazarlık gibi onurlu ve ayrıcalıklı bir üretim ve uğraşın içinde bulunan insanların kendi öz örgütü olan Türkiye Yazarlar Sendikası’nın, sadece edebiyat ortamının değil, tüm toplumsal hayatın demokratikleşmesi ve insan hakları ihlallerinin giderilmesi için muhalif tavrını daha da yaygınlaştırması ve güçlü bir eleştirel tavır ortaya koyması, her açıdan anlamlı ve onurlu bir çıkış olur. Enver Ercan’ı bu çıkışı ve muhalif tavrı için kutluyor ve daha çok yazar ve edebiyatçının tekil davranışı terk edip, bu örgüte destek olmasını umut ediyoruz.
    Metin Boran
    www.evrensel.net