GÜNCEL

  • AKP’li bakanlar doğal gaz zammı ile ilgili garip açıklamalar yapmaya devam ediyor


    AKP’li bakanlar doğal gaz zammı ile ilgili garip açıklamalar yapmaya devam ediyor. Doğal gaza bir sene içinde yapılan yüzde seksen zammın makul bir açıklamasını yapmaları mümkün olmadığı için yalan söyleme yoluna başvuruyorlar. Doğal gazdaki fiyat artış ve inişleri dört ay sonra tüketiciye yansıyormuş, dolayısıyla bu zamlar dört ay öncesinin fiyat dalgalanmasından ötürü imiş, dört ay sonra doğal gaz fiyatı inebilirmiş. Elbette, dört ay sonra doğal gaz fiyatı inmeyecek. Petrol fiyatları bütün dünyada iniyor, bizde neden inmiyor? Dört ay sonra kış bittikten sonra mı doğal gaz fiyatını indireceksiniz?
    Ekonomi uzmanları, BOTAŞ’ın AKP’li belediyelerden alacaklarını alamadığını, başta Ankara Belediyesi olmak üzere AKP’li belediyelerin doğal gaz, elektrik vb. borçlarını ödemek yerine, ellerindeki paraları seçim propagandası için kaldırım ve peyzaj projeleri ile AKP yandaşlarına aktardıklarını anlatıyor.
    AKP’nin halkı düşündüğü yok. Kışın soğuktan donacakmış ya da doğal gaz faturasını ödemek için boğazından kesecekmiş umurlarında değil. Onlar, bu zam yerel seçimlerde oylarımızı ne kadar etkiler, diye hesap yapıyor. Zam yapmadan önce 15 gün düşünmüşler. Herhalde 15 gün sonunda, halk ilk günlerde tepki gösterir, birer bağırır çağırır, daha sonra unutur. Seçime daha üç ay var. Bu arada medyadaki adamlarımızla zamların acısını halka unuttururuz diye kararlaştırdılar.
    Fakat, bu kez zamlar yandaş medya propagandası ile falan unutturulacak gibi değil.
    Diyarbakır’ı almak, DTP’li belediyeleri fethetmek iddiasındaki AKP, elindeki belediyelerin bir kısmını da kaybedebilir bu seçimlerde.
    Elbette, AKP’nin hâlâ en büyük şansı karşısında tek alternatif CHP imiş gibi bir yanılsamanın büyük kitleler tarafından benimsenmesi. Anadolu’nun pek çok il ve ilçesinde hâl⠑sol birleşsin’ diyeler CHP’nin desteklenmesini savunanlar var. Oysa, AKP’nin alternatifi emek, barış, demokrasi güçleridir. DTP’li ve diğer demokrat belediye başkanları ile altmıştan fazla il ve ilçede belediyede yönetimde olan bu güçler, bu seçimlerde yönettikleri belediyelerin sayısını ikiye katlayabilir.
    CHP’liler demokrasi güçlerine katılmalıdır. Zaten kerhen sırtlarında taşıdıkları kamburdan kurtularak, Baykal’cı yönetimleri kendi kaderleri ile baş başa bırakarak, demokrasi güçleri içinde yerlerini almalıdır.
    CHP en güçlü sol partidir ve bütün sol güçler bu partiyi desteklemelidir iddiası doğru değildir. CHP (özellikle yönetimi) sol değildir. Güçlü de değildir. Yönettiği belediyeler de AKP’li belediyelerden beterdir.
    Zamlara karşı ve şimdiden yerel seçimlerde halkçı yönetimler için, barış için, AKP’nin provokasyonlarının boşa çıkarılması için, kapitalizmin ekonomik krizinin sonuçlarını patronların sırtına yüklemek için işsizliğe ve yoksulluğa karşı demokrasi güçleri birleşmelidir. Yukarıdan, Çatı Partisi ismiyle anılan ittifak görüşmelerinin sonucunu beklemeden (zaten bu ittifak da yerel örgütlenmelerin önemini sürekli vurgulamaktadır ve yerel ittifakları temel almaktadır) yerel birlikler oluşturulmaya başlanmalıdır.
    Demokrasi güçleri birleştiğinde, bakalım AKP’li bakanlar böylesine halkla alay edercesine konuşabilecek midir?
    Kamil Tekin Sürek
    www.evrensel.net