Marksist klasikler TÜYAP’ta yok sattı

40 yıldır Marksist klasikleri yayınlayan Ankara’da kurulu bir yayınevi, Sol Yayınları.


40 yıldır Marksist klasikleri yayınlayan Ankara’da kurulu bir yayınevi, Sol Yayınları. Geçen yıllara göre ilginin üç kat arttığını anlatan Sol Yayınları çalışanı Barışta Erdost, “Fuar boyunca sürekli Ankara’dan takviye yapmak zorunda kaldık” diyor.
Son zamanlarda Marx, Engels, Lenin gibi Marksizmin önderlerinin eserlerine, özellikle de Marx’ın Kapital’ine duyulan ilgi, Sol Yayınları’nın TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı’ndaki standına da yansıdı. Klasiklerin ve Kapital’in satışının durumunu sorduğumuz Sol Yayınları çalışanı Barışta Erdost, Marx’ın Kapital’inin satışlarında, geçen yıllara göre üç katı bir artış yakaladıklarını belirtiyor. Bu artış sadece Kapital’de olmamış, diğer Sol Yayınları kitaplarında da olmuş. Fuar boyunca sürekli Ankara’dan takviye yapmak zorunda kaldıklarını anlatan Erdost, “Fuarın bitmesine bir gün kala şu an bile raflarımız delik deşik” diyor.
Barışta Erdost, Kapital’e ve Marx’a yönelik ilginin krizle sınırlı olmadığı yorumunu yapıyor: “Ama bu sadece şu aralar ve eylül ayında ortaya çıkan krizle alakalı bir durum değil. Bu sene için yılbaşından beri, Sol Yayınları’nın stok çıkışında ciddi bir artış vardı zaten. Bunun koşullarını birkaç nedenin birleşmesiyle açıklayabiliriz. Son iki-üç yılda artık, Sovyetler’in dağılmasıyla başlayan ‘sosyalizm öldü’ propagandası ve kandırmacasının büyük bir palavra olduğunun ortaya çıkması, artık rakipsiz denilen dünya kapitalist sisteminin kendi sorunları içerisinde debelenmeye başlamasıyla, daha öncesinden ABD’nin Afganistan ve Irak’ı işgal süreciyle başlayan ‘Yeni Dünya Düzeni’nin, küreselleşme, tek kutuplu dünya gibi formülasyonların iflas etmesiyle, sosyalizme büyük bir ilgi başladı. Türkiye’de de özellikle bu yıl, ‘68’in 40. yılı olması vesilesiyle yapılan etkinliklerin de genç kuşak üzerinde etkili olduğunu düşünüyorum. Bir de Latin Amerika’dan 5-6 yıldır yükselen sol dalganın da kendisine özgü bir çekim merkezi olduğunu, bazı şeylerin gerçekleştirilebildiği inancını yaymasının da bu ilgiye olan büyük etkisinden bahsetmek gerekir. İşte tüm bu nedenlerin birleşmesi Marksist–Leninist klasiklere, yayınlara olan ilgiye büyük bir ivme kazandırdı.”
Bu yıl içinde bu artışı çok net gözlemlediklerini anlatıyor Erdost. Sol Yayınları’nın herhangi bir yayınevi olmadığını, bir misyonları olduğunu hatırlatarak şöyle konuşuyor: “40 yıldır Marx, Engels, Lenin yayınlıyoruz. Dolayısıyla buradan Marksizme, Leninizme, sosyalizme ilişkin birtakım sonuçlar çıkarmak mümkün. Bu ilginin bir şekilde sosyalist hareketlere de yansıyacağını öngörmemiz, beklememiz gerekir diye düşünüyorum.”
Sol Yayınları’nın kitapları, tarihin farklı dönemlerinde farklı düzeylerde ilgi görmüş. En parlak dönemlerini ‘75, ‘76 ve ‘77 yılları olarak anımsıyor Erdost. 12 Eylül darbesinden sonra ise depoları kapatıldı, yakıldı. Erdost, “Uzun bir zaman yayın yapamaz oldu Sol Yayınları” diyor. ‘89-90 yıllarında yayınevi tekrar yeni baskılarını yapmaya başlayabildi, ancak satışları 12 Eylül öncesiyle kıyaslanamayacak kadar düşüktü. 12 Eylül’den önce 20 bin adet basılan kitaplar 2 bine kadar çekildi. Ama Barışta Erdost, artık bu dibe vuruştan sonra tekrar bir yükselme olduğunu, büyük bir ilginin yaşandığını belirtiyor. (İstanbul/EVRENSEL)
Nihat İlbeyoğlu
www.evrensel.net