Ahmet Kaya yok linççiler duruyor

Protest müziğin önemli ismi Ahmet Kaya’nın ölümü üzerinden 8 yıl geçti. Kaya, Pere-Lachaise Mezarlığı’nda yatarken, 9 yıl önce terk ettiği Türkiye’deki şoven zihniyet ve linç kültürü ise halen devam ediyor.


Protest müziğin önemli ismi Ahmet Kaya’nın ölümü üzerinden 8 yıl geçti. Kaya, Pere-Lachaise Mezarlığı’nda yatarken, 9 yıl önce terk ettiği Türkiye’deki şoven zihniyet ve linç kültürü ise halen devam ediyor.
İstanbul’da 1999 yılında Magazin Gazetecileri Derneği’nin düzenlediği bir kokteylde “Kürtçe bir klip çekmek istiyorum ve bunu yayımlayacak bir televizyon kanalı arıyorum” dediği için “vatan haini” ilan edilerek siyasi linçe maruz kalan Ahmet Kaya, daha sonra hakkında açılan davalar nedeniyle Fransa’ya gitmek zorunda kaldı. Kaya, ömrünün kalan bu kısa bölümünü memleketinden, sevdiklerinden uzakta Avrupa’da sürgünde yaşamaya başladı.
Protest müziğin Türkiye’deki önemli temsilcilerinden birisi olan Kaya, müziğindeki önemli ve belirgin bir özellik olan geleneksel motifler ve ulusal kültür değerlerini işlemesiyle toplumsallıktan kopmadığını gösterdi. Söylediği her söz, her şarkı olay olan Kaya hakkında, müziğinden ve sanatçı kimliğinden ötürü birçok dava açıldı. Bu baskılara rağmen Kaya, duruşundan ödün vermedi ve mücadelesini sürdürmekte ısrarcı oldu.
1956 yılında doğan Kaya, 1985 yılında çıkardığı “Ağlama Bebeğim” albümüyle profesyonel müzik hayatına adım attı. Ancak çıkardığı ilk albüm yasaklandı ve toplatıldı. Müzikal yaşamının bu olgunluk çağında ülkesinde sistemin her yanına şarkılarla müdahale etmeye çalışan bir muhalif oldu. Bu nedenle Kaya’nın birçok yerde konser vermesi engellendi, albümleri “sakıncalı” bulunup toplatıldı. O ise bu sürece “Başım Belada” albümüyle karşılık verdi.
Şarkılarım Dağlara albümü basılan 2 milyon 800 bin bandrolle rekor kırdı. Sözlerini kendisinin yazdığı bestelerle beraber, Attila İlhan, Can Yücel, Nevzat Çelik, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Enver Gökçe, Ahmed Arif gibi tanınmış şairlerin şiirlerini de besteledi.
Yüreğinde memleket hasreti
Türkiye’de yaşamının son günlerinde yaşadıklarından derinden etkilenen Kaya, memleketinden ve sevdiklerinden uzak kalmaya fazla dayanamadı. Takvim yaprakları 16 Kasım 2000’i gösterirken Kaya, geçirdiği kalp krizi sonrası gözlerini hayata yumdu. Ahmet Kaya, Paris Komünarları, dünyanın en önemli muhalifleri ve aydınlarıyla birlikte Pere-Lachaise Mezarlığı’nda yatarken, yaşamıyla, şarkılarıyla ve muhalif duruşuyla Türkiye’nin yakın tarihine önemli bir not düşerek ölümsüzleşenler arasında yerini aldı.
Yaşamını yitirdikten sonra Ahmet Kaya adına, yaşamında kaydettiği ezgilerinin toplandığı 5 albüm yayınlandı. Kimileri, “ölmedi, yaşıyor” dedi. (Diyarbakır/DİHA)
www.evrensel.net