HAYATIN İÇİNDEN

  • Graham Fuller. Kim bu adam? ABD Merkezi Haberalma Örgütü CIA’de üst düzey görevlere yükselmiş, bir ara CIA’in Ankara İstasyon Şefliği görevini üstlenmiş, faşist, milliyetçi (?) tosuncukların halka saldırıp katliam yaptığı olaylarda adı ...


    Graham Fuller.
    Kim bu adam?
    ABD Merkezi Haberalma Örgütü CIA’de üst düzey görevlere yükselmiş, bir ara CIA’in Ankara İstasyon Şefliği görevini üstlenmiş, faşist, milliyetçi (?) tosuncukların halka saldırıp katliam yaptığı olaylarda adı “Organizatör” olarak geçmiş, pek makbul olmayan, şimdi emekliliğinde yine orası, burası için sözde analizler yaparak para kazanan bir zat.
    Seveni çok. Baş seveni, postu ABD’ye sermiş gözü yaşlı muhterem. Zaten ne diyor muhteremin el kitabı Risale-i Nur, 154. sayfasında.
    “ABD ki muhim bir devlettir. Böyle bir devlet ile dostluk kurmak, işbirliği, islam alemi için fevkalade önemlidir.
    Şimdi Fuller çıkmış sallıyor.
    - Büyük Ortadoğu Projesi bir felakete dönüşmüştür, Türkiye’nin Orta Doğu’da Amerikan planlarına dahil olmaması kendi çıkarları açısından daha faydalıdır. Türkiye ABD yörüngesinde olmayan bir siyaset izlemelidir. Çünkü ABD planlarına dahil olması idam fermanını imzalaması anlamına gelecektir. Türkiye bölgesel bir güç olmak için Kürt sorununu çözmelidir.
    Hani bu Fuller’in geçmişini bilmesek, “Doğru lan” diyeceğiz.
    Ama görünen o ki, artık bu BOP hikayesinin gerçekten hikaye olduğunu anlatmaya başladılar. BOP balonu görevini yaptı. Ortadoğu ve hatta kuzey Afrika ülkelerini kapsayacak diye yırtınılan sahte projenin aslında proje değil, cıvardaki ülkeleri soyarken dikkatleri başka bir yere çekme projesi olduğu anlaşıldı. Artık kimse Kuzey Afrika ülkelerinden söz etmiyor. Suudi Arabistan’a ve diğer kabile ülkelere demokrasi getirileceğine ilşkin en ufak bir sözcük kalmadı ortalıkta.
    Oysa bu projenin adı ilk ortaya atıldığında aklı başında olanlar, “Ne BOP’u lan, olsa olsa BİP (Büyük İpekyolu Projesi) vardır. Dünyanın yarısından fazlasının yaşadığı, zengin doğal kaynaklara sahip Orta Asya dururken, iki buçuk arap kabilesine demokrasi getirmekle kim uğraşır.” demişti.
    Şimdi BİP’in ayak sesleri ufaktan duyuluyor. Kafkasların karışması, Gürcistan, Ermenistan’la futbol ziyaretleri, Azarbaycan, Ermenistan, Türkiye toplantılarının Kars’ta, Artvin’de değil de Washington’da yapılıyor olması hayra alamet değil.
    Bizim eşbaşkan vazife emrini çoktan almış olacak ki doğru Hindistan’a gitti. “Gandi’nin mezarına gül dökme”, “Beygirli muhafızlar eşliğinde saraya intikal” görüntüleri ile beyinleri boyanan televole izleyicileri uyutulurken, muhterem, Türkiye-İsrail-Hindistan arasında petrol boru hattı kurulması için görüşmelere başlanmasının ilk adımını attı. Eş başkanın emriyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı da, Ceyhan-Kızıldeniz Petrol Boru Hattı için Türkiye, İsrail ve Hindistan enerji bakanlarının bir ay içinde bir araya geleceğini bildirdi.
    Her şey, BİP ve ABD’nin askeri ve ekonomik koruması altındaki petrol şirketlerinin, kartellerin çıkarları için planlanıyor.
    Örgütsüz, partisiz emekçilere de, sözde krizin bedelini ödemek kalıyor.
    Arif Nacaroğlu
    www.evrensel.net