KATİL KANA DOYMUYOR

İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik önceki gün başlattığı hava saldırısı dün de devam etti. Son bilgilere göre ölü sayısı 300'ü, yaralı sayısı ise 1000'i geçti.


İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik önceki gün başlattığı hava saldırısı dün de devam etti. Son bilgilere göre ölü sayısı 300'ü, yaralı sayısı ise 1000'i geçti. Bölgedeki yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre İsrail uçakları, dün Hamas tarafından kullanılan "Saraya" adlı güvenlik karargahını bombaladı. En az 3 füze isabet eden karargahın yerle bir olduğu belirtildi. Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Hanun'da belediye binası vuruldu, bölgenin kuzeyinden güneyine Hamas'a ait idari ve askeri binalar da füzelerin hedefi oldu.
İsrail basınında yer alan haberlere göre Hamas'ın halen güçlü bir cevap verme kapasitesine sahip olma olasılığını göz önünde bulundurduğu belirtilen İsrail kuvvetleri, önceki geceden bu yana, roket saldırısı düzenlenebilecek birkaç bölgeyle birlikte 30 farklı hedefi vurdu. İsrail'in, saldırıların başlangıcından bu yana 210 hedefi vurduğu belirtiliyor. Vurulan hedefler arasında, Gazze'deki bir cami de bulunuyor.
Öte yandan Mısır hükümeti, Gazze ile sınırındaki Refah Sınır Geçişi'ni açtı. Gazze'de yayın yapan, İslami Cihad'ın El Kuds radyosunun verdiği habere göre Refah Kapısı, yaralılar için başta ilaç ve tıbbi malzeme olmak üzere gıda yardımları için açıldı.
İsrail saldırıyı savundu
İsrail Devlet Başkanı Şimon Peres, "Dökme Kurşun" adı verilen hava operasyonunun haklılığını savundu. Peres yaptığı yazılı açıklamada, İsrail'in saldırı kararında haklı olduğunu ve saldırmaktan başka bir alternatifleri bulunmadığını iddia etti.
İsrail basını da tıpkı Peres gibi, saldırının "tek alternatif" olduğunu öne sürdü. Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin dün sabah kabul ettiği bildiriye yer veren İsrail basını, diplomatik kaynaklara dayandırılan haberlerde, "İsrail'in saldırmaktan başka çaresi olmadığının Güvenlik Konseyi'nce anlaşıldığını" ileri sürdü.
Ynetnews adlı internet sitesinde verilen haberde, Güvenlik Konseyi'nin, İsrail'in roket saldırılarına farklı bir cevap alternatifi bulunmadığını anladığı belirtildi. Haberde, bildirinin, Güvenlik Konseyi'nin aldığı bir karardan ziyade basın açıklaması olduğu, beklenenden daha yumuşak ifadeler içerdiği kaydedildi. İsrail'in yüzlerce Filistinlinin ölümüne neden olan ağır hava bombardımanı sonrasında BM Güvenlik Konseyi, hem İsrail'e hem de Filistinli militanlara Gazze'deki şiddete son vermeleri çağrısında bulunmuştu.
Karadan vurmaya hazırlanıyor
İsrail Bakanlar Kurulu'nun dün Başbakan Ehud Olmert başkanlığında yapılan toplantısında, Savunma Bakanı Barak, hükümetten 6 bin 500 yedek askerin silah altına çağrılmasına onay istedi. Kabine de Barak'ın istemine olumlu yanıt verdi. Kabineden yetki alan Barak, hava saldırılarıyla vurulan Gazze Şeridi'ne karadan girme ihtimalleri bulunduğunu bildirdi. Barak, sözcüsü tarafından iletilen açıklamasında, "Her şeye hazırız. Vatandaşlarımızı korumak için kara kuvvetlerini konuşlandırmak gerekirse bunu yaparız" ifadesini kullandı. İsrail televizyonları da İsrail'in Gazze sınırına asker yığmaya başladığına dair haberler verdi.
Barak, Birleşmiş Milletler'in (BM) ateşkes çağrısına da olumsuz yanıt verdi. Tek Arap üyesi Libya'nın çağrısı üzerine toplanan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Gazze'deki şiddete derhal son verilmesi çağrısında bulunmuştu. Ancak İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, Hamas'la ateşkes yapmalarının El Kaide ile ateşkes yapmakla aynı şey olacağını iddia ederek operasyona devam edeceklerini ifade etti.
Telefonla uyarı mesajı!
İsrail'den gecenin geç saatlerinde Gazzelilere telefonlarla yapılan uyarılarla, evlerinde silah bulunduranların vurulacağı bildirildi. Gazzeli yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre önceki gece geç saatlerde birçok Gazzeli'nin cep telefonları aranarak ve "Önemli bir bildiri" ifadesiyle uyarılar yapıldı.
Herhangi bir kaynak belirtilmeyen telefonlarda, Gazze sakinlerinden eğer evlerinde silah ve cephane bulunuyorsa evlerini terk etmeleri istendi ve "Silah varsa evlerinizi boşaltın, çünkü vurulacak" denildi. Gazzelileri panikleten telefon uyarılarının Arapça yapıldığı ve önceden kaydedilmiş olduğu öğrenildi.
Filistin insan hakları örgütleri adına yapılan açıklamadaysa, sivillere yönelik saldırıların, savaşta uyulması gereken kurallarla ilgili 4. Cenevre Sözleşmesi'nin 147. maddesinin ağır ihlalini oluşturduğunun, dolayısıyla savaş suçu olduğunun altı çizildi.
Filistin insan hakları örgütü El Hak, diğer örgütler adına da yaptığı açıklamada, saldırıların zamanlaması ve hedeflerin niteliğinin, amacın mümkün olduğunca fazla sayıda insan öldürmek olduğunu ortaya koyduğuna işaret ederek, vurulan karakolların sivil yerleşimlerin ortasında olduğuna ve saldırıların okulların dağılma saatinde gerçekleştirildiğine dikkat çekti. Saldırılarda çok sayıda çocuğun öldüğü de kaydedildi.
Üçüncü intifada çağrısı
İsrail uçaklarının Gazze'yi vurmasının ardından Hamas'ın sürgündeki lideri Halid Meşal, Filistinlilere üçüncü intifadayı başlatma çağrısında bulundu. El Cezire televizyonuna konuşan Halid Meşal, şu ifadeleri kullandı: "Siyonist düşman İsrail'e karşı sizleri askeri intifadaya çağırıyorum. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a karşı içeride de barışçıl intifadaya çağırıyorum."
Hamas yetkilileri, İsrail uçaklarının Gazze ve Mısır arasında bulunan tünelleri bombaladığını açıkladı. Hamas, bu tünelleri Mısır'dan bölgeye gıda malzemesi ve silah sokmanın yanı sıra bölgeye giriş çıkışlarda kullanıyordu. Tüneller, Hamas'ın İsrail ablukası altındaki bölgeye malzeme sokarak kıtlıklara rağmen ayakta kalmasını sağlamıştı.
İsrail'e roket saldırısı
İsrail'in Gazze'ye hava saldırıları sürerken, Gazze'deki Filistinli militanlarca ilk kez bölgenin kuzeyindeki Aşdod'a kadar varan roket saldırısı düzenlendi. Liman kenti Aşdod'un banliyösüne iki roket saldırısında yaralanma ya da hasar olmadı.
Ancak Gazze'den ilk kez bu kadar uzağa, 40 kilometre kadar menzile ulaşan roket saldırısı yapıldığına dikkat çekiliyor. Roketlerin türü konusunda ise henüz bilgi verilmedi. (DIŞ HABERLER)

Ortadoğu halkları sokağa döküldü

İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırı, dün birçok Ortadoğu ülkesinde protesto edildi. İran, Irak, Suriye, Ürdün ve Lübnan gibi ülkelerde binlerce kişi sokaklara çıkarak İsrail ve ABD aleyhine sloganlar attı. Gösterilerde İsrail ve ABD bayrakları yakıldı.
Irak'ın Musul kentinde gerçekleştirilen bir gösteri ise intihar saldırısına hedef oldu. Lübnan'da Mısır Büyükelçiliği'ne yürümek isteyen göstericileri polis göz yaşartıcı bombayla dağıttı. Bazı göstericiler de elçilik binasına taş fırlattı. Mısır, Gazze'ye insani yardım ulaşması konusunda yeteri kadar çaba göstermemekle eleştiriliyordu.
Suriye'nin başkenti Şam'da da yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı dev bir protesto gösterisi düzenlendi. Yusuf El Azime meydanında toplanan göstericiler, İsrail ve ABD bayraklarını yaktı. Öte yandan Suriye hükümetine yakın Şam Pres internet sitesi, Şam yönetiminin İsrail ile Türkiye arabuluculuğunda yapılan dolaylı görüşmeleri durdurduğunu duyurdu.
Ürdün'ün başkenti Amman'da da yaklaşık 5 bin avukatın katıldığı bir gösteri gerçekleştirildi. Ortadoğu'da bir başka büyük gösteri ise Mısır'ın başkenti Kahire'de ve İskenderiye'de düzenlendi.
Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad'ın İsrail saldırılarını kınadığı İran'da da binlerce gösterici, ellerinde Filistin bayraklarıyla Tahran'daki Filistin temsilciliği önünde gösteri düzenledi.
Bu arada, Batı Şeria'da düzenlenen bir gösteride İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu bir göstericinin öldüğü bir kişinin de yaralandığı bildirildi. (DIŞ HABERLER)

www.evrensel.net