YAŞADIKÇA

  • Geçmişte bir ülkenin gelişmişliğinin ölçütü olarak kişi başına tüketilen enerji miktarındaki artış gösterilirdi. Oysa günümüzde gelişmiş olmanın ölçütü, enerji tüketimindeki artış değil enerjinin etkin kullanılmasıdır


    Geçmişte bir ülkenin gelişmişliğinin ölçütü olarak kişi başına tüketilen enerji miktarındaki artış gösterilirdi. Oysa günümüzde gelişmiş olmanın ölçütü, enerji tüketimindeki artış değil enerjinin etkin kullanılmasıdır.
    Normalde elektrifikasyona doymamış ülkelerde elektrik tüketimindeki artış, o ülkenin gelişmekte olduğunu bir ölçüde gösterebilir. Tabii ki elektrik tüketimi artışı başlı başına bir gösterge değildir. Elektrik tüketiminin yanı sıra GSMH’nin de artması gerekmektedir. Sanayileşmesini tamamlamış, artık köydeki Ayşe ninenin de bulaşıklarını elle değil bulaşık makinesiyle yıkar duruma gelmiş olmasından sonra, enerji tüketiminin artması işlerin iyi gittiğine işaret etmez. Ama Ayşe nine köyünde bulaşıkları elektrikli makineyle yıkayacak duruma gelememişken, elektrik tüketiminin azalması ise işlerin çok kötü gittiğinin kanıtıdır.
    Ülkemizde elektrikli makineler yaşamın her alanına girinceye kadar elektrik tüketimi artacaktır. Bu durum, hem konutlar için hem de sanayi için geçerlidir. Elektrik tüketimindeki bu artış oranının yüksek ya da düşük olması, ya da tüketimin yerinde sayması veya azalması, ülkelerin ekonomi politikalarıyla direkt ilgilidir.
    Ya enerjiyi etkin kullandığınız için elektrik tüketimi az artar, ya da siz enerjiyi gene israf ederek kullanırsınız ama son kullanım teknolojilerini kullanmakta kısıntıya gidersiniz. Yani evlerde elektriği az harcayarak lüksünüzden vazgeçersiniz, sanayide ise üretimi azaltırsınız.
    Bizdeki durum bu ikincisidir. Çünkü daralan piyasa ve elektrik bedellerinin yüksekliği sanayideki üretimi kısıtlamıştır. Konutlarda ise halk daha az elektrik parası vermek için zorunlu olarak kullandığı cihazlara dikkat etmektedir. Dünya piyasasındaki bu daralmada enerjiyi daha ucuza kullanan ve ileri teknolojiyi kullanan ülkelerin sanayisi daha az etkilenecektir. Çünkü bu durumda enerjiyi pahalı kullanan ülkelerin ürettikleri malların toplam maliyeti yüksek olduğundan, rekabet gücü zayıf olacaktır.
    Ülkemizde elektriğin pahalı olması için her türlü önlem(!) alınmış durumda. Bir yanda ithal fosil yakıtlara yüklenilmekte, diğer yanda ise özelleştirmeler tam gaz gitmektedir. En kârlı sektörlerin başında gelen elektrik üretimi, ülkemiz anamalcılarını kendisine çektiği için önüne gelen elektrik üretim santrali kurmaktadır. Oysa sanayici elektriği üretmez, tüketir. Elektriği üretmek kamunun işidir. Elektrik kâr için değil, toplumsal yarar gözetilerek üretilmelidir. Tersi olursa, işte ortaya şimdiki durum çıkar.
    Ülkemizdeki duruma baktığımızda; elektrik tüketiminin fiilen yüzde 5 azaldığını, bir de bu sene yüzde 5 oranında artacağı savını göz önüne aldığımızda, bu azalmanın yüzde 10 olduğunu görmekteyiz. Bu durum, çok ağır bir krizle karşı karşıya olduğumuzun da bir kanıtıdır. Ve bu krizin derinleşmesinde en önemli etken olarak karşımıza enerji politikaları çıkmaktadır. Çünkü ülkemizde uygulanan enerji politikaları, ülke sanayisinin ulusal ve uluslararası pazarda rekabet gücünü zayıflatacak şekilde planlanmıştır.
    Aslında bu durumun ne kadar kötü olduğunu anlamak için kişi başına düşen elektrik tüketimiyle, kişi başına düşen GSMH değerlerini karşılaştırmak gerekmektedir.
    Enerji tüketimi azalırken GSMH değeri yükseliyorsa, sanayinizin birinci sınıf bir sanayi olduğunu görürsünüz. Ama enerji tüketimi artarken GSMH değeri yerinde sayıyorsa veya enerji tüketimi de GSMH değeri de azalıyorsa, hatta hem enerji tüketimi hem de GSMH artıyorsa, bu durumda gene sömürge ülkelerden birisi olduğunuz ortaya çıkar.
    Çünkü emperyalist ülkelere baktığımızda; kişi başına enerji tüketimi ya azalmakta, ya yerinde saymakta, ya da çok az yükselmektedir. Oysa kişi başına düşen GSMH hep yükselmektedir.
    Ülkemizde ise hem enerji tüketimi azalmış, hem de kişi başına düşen GSMH azalmıştır. Durum bu kadar ağırdır. Ve bu yük, emekçilerin sırtına yıkılmak istenmektedir!..
    Enver Şat
    www.evrensel.net