2008 insan hakları karnesi 4

2008 insan hakları karnesi 4

Fotoğraf: Lokman İlhan/AA

2008 Türkiye’de mültecilerin umuda yolculukları sırasında ölümlerinin çokca yaşandığı bir yıl oldu. Mültecilere yeterli barınma koşulları sağlanmadığı için sık sık isyanlar oldu


Umuda yolculuk’ yapan binlerce insanın kaderi, 2008’de de değişmedi. Vatansızların kurtuluş mücadelesi, ya kamyon kasalarında son buldu, ya da batan teknelerde... Geride bıraktığımız yılda Türkiye, birçok mülteciye ve onların hayallerine mezar oldu.
Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği (BMMYK) istatistiklerine göre ağustos ayı itibariyle Türkiye’de BMMYK’ya kayıtlı 14 bin 517 mülteci bulunuyor. ‘Kayıt dışı’ mültecilerin sayısı ise bilinmiyor.
Türkiye’de BMMYK’ya kayıtlı mültecilerden 6-7 bini Iraklı, 4 bin kadarı İranlı, 1500’ü Somalili, bine yakını Afgan, kalanı diğer milletlere mensup. En çok mültecinin yaşadığı şehir 2 bin 437 ile İstanbul iken, ikincilik 1876 ile Van’da bulunuyor. BMMYK’ya başvurmayanlar, her an yakalanarak sınır dışı edilme korkusuyla sokaklarda ya da bulabildikleri yerlerde yaşıyor veya Batı ülkelerine gidebilmek için ölümü göze alarak kaçakçılarla anlaşıyor.
‘Yasadışı’ olarak adlandırılan göçmen sayısı 2007 yılında 47 bin 958 olarak açıklanmıştı. İçişleri Bakanlığı verilerine göre 2008’in son 9 ayında Türkiye’ye yasadışı yollardan girmek isteyen 50 bin 80 ‘kaçak’ göçmen yakalandı.
Mülteci yasası yok
Türkiye sadece Avrupa’dan gelenleri ‘mülteci’ olarak tanıyor. Doğu’dan gelenler ise ‘geçici sığınmacı’ olarak kabul ediliyor. Ve maalesef, Türkiye’nin kapısını çalanların neredeyse tamamı Doğu’dan geliyor. 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Statüsüne Dair Sözleşme’yi ‘coğrafi çekinceyle’ imzalayan Türkiye’de halen bir mülteci yasası bulunmuyor. Bu durum, mültecilerin koşullarını daha da zorlaştırırken, BMMYK yetkilileri, mülteci yasasının bir an önce çıkarılması gerektiğini belirtiyor. Statüleri olmadığı için sosyal hizmetlerden faydalanamadıkları gibi kişi başına ayda 275 YTL ikamet ücreti ödemek zorunda olan mülteciler, çalışabilmek için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan izin almak zorunda.
İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW) raporuna göre Yunanistan, Iraklı sığınmacıları ve diğer göçmenleri yakalayıp pis ve aşırı kalabalık koşullarda tutuyor, zorla ve gizlice Türkiye’ye gönderiyor. Rapora göre bu mülteciler, Türkiye tarafından insanlık dışı ve onur kırıcı koşullarda gözaltında tutuluyor ve kendilerine sığınma başvurusunda bulunabilmeleri için anlamlı koşullar sağlanmıyor.
Sürekli korkuyla yaşıyorlar
Çıktıkları yolculuklarda çok sayıda sorunla karşı karşıya gelen mülteciler, sürekli ‘sınır dışı edilme’ korkusu yaşıyor. Kiralık ev ve iş bulma sorunu yaşayan mülteciler, Türkçe konuşamadıkları için iletişim sıkıntısı da çekiyor. İşler o kadar çözümsüz ki, BMMYK tarafından ‘siyasi mülteci’ olarak kabul edilmesine rağmen 10 yıldır Türkiye’de bekleyenler var ve bunun asıl sorumlusunun Türkiye devleti olduğunu düşünüyorlar. Bunun nedenini ise kendilerinin mülteci olarak kabul edildikleri ülkelere gönderilmeleri durumunda Türkiye’nin yeni mültecilerin geleceğinden korkması olarak özetliyorlar.
Yaşadıkları sorunlar
Mültecilerin Türkiye’de kalış sürecinde yaşadıkları en önemli sorunlar, temel ekonomik ihtiyaçlar olan barınma, beslenme, sağlık, ilaç temini, giyim ve eğitim. Mülteciler için önemli diğer sorunlar ise yasal sıkıntılar, sığınma başvurusunda gecikme, Türkiye’de kalış sürecinin belirsizliği, statü alıp alamayacağı gibi konularda yaşanan belirsizlikler, hizmetlerden yararlanamama, yaşamlarını yönlendirmeleri ile ilgili zorluklar ve uzun bekleme süresi şeklinde sıralanabilir. BİTTİ

Umut yolculukları yarıda kaldı
  • Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği, 18 Suriyeli ve İranlı sığınmacının, Türk polisi tarafından Irak sınırını yüzerek geçmeye zorlandığını açıkladı. 23 Nisan’da yaşanan olayda 4 mülteci boğularak can verdi. Türkiye’den sınır dışı edilmek için Silopi’ye götürülen sığınmacılardan 18’i, vatandaşı olmadığı için Irak tarafından kabul edilmedi. Dicle Nehri’nden yüzerek geçmeye zorlanan sığınmacılardan 4’ü boğuldu.
  • 30 Temmuz’da İstanbul Küçükçekmece bir insanlık dramına sahne oldu. Van’dan yola çıkan Pakistan ve Burma uyruklu mülteci, havasızlıktan boğularak yaşamını yitirdi. TIR kasasında havasız kalınca şoför mahallini yumruklayan mültecileri, şoför bırakıp kaçtı. Onlarca mülteci ekmek ve su bulabilmek için çevreye dağıldı, 4 mültecinin şuuru kapandı, 10’u hastaneye kaldırıldı, 63’ü yakalandı, 13’ü ise hayatını kaybetti.
  • Mülteciler, sağlıksız barınma koşullarına sık sık isyan etti. Polis, Kırklareli Gaziosmanpaşa Mülteci Kampı’nda 12 Haziran’da yaşanan isyanı bastırma gerekçesiyle, göz yaşartıcı bomba attı. Adam Terrey adlı bir mülteci, polisin açtığı ateşte öldürüldü.
  • 7 Aralık’ta da Edirne Tunca Yabancılar Barınma Evi’nde kalan 175 mülteci, barınma koşullarına isyan etti.
  • Kumkapı’da bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şube Misafirhanesi’nde de sık sık isyan yaşandı. Mülteciler camlardan yardım çığlıkları attı.
  • Burma ve Pakistan uyruklu 43 mültecinin umuda yolculuğu, Tekirdağ-Malkara karayolunda bitti. 5 Ekim’de balık istifi bindikleri kamyonet devrilince, şoför onları bırakıp kaçtı. 4 saat boyunca fark edilmeyi bekleyen mültecilerden 18’i havasızlık nedeniyle yaşamını yitirdi.
    Hazırlayan: Ceren Saran Duygu Söylemez

    İLGİLİ HABERLER

    16 Kasım 2018 22:23
    Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump Kaşıkçı, ‘FETÖ’ soruşturmaları, Suriye’deki gelişmeleri konuştu.
    16 Kasım 2018 20:46
    MHP’nin ilçe belediye başkan adaylarından 9'u daha Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin onayıyla kesinleşti.
  • Toplam Query: 36