Tuğla pahalı emek ucuz

Bağıvar Diyarbakır’a 5 kilometre uzaklıkta bir işçi beldesi. Çoğunluğunu genç işçilerin oluşturduğu yüzlerce kişi, Kırklardağı ve Dicle nehri kıyısında bulunan tuğla fabrikalarında ekmek parası için ter akıtıyor.


Bağıvar Diyarbakır’a 5 kilometre uzaklıkta bir işçi beldesi. Çoğunluğunu genç işçilerin oluşturduğu yüzlerce kişi, Kırklardağı ve Dicle nehri kıyısında bulunan tuğla fabrikalarında ekmek parası için ter akıtıyor. Bağıvar ve çevresinde dokuz tuğla fabrikası var. Buralarda 2 bine yakın işçi çalışıyor. İş güvenliğinin olmadığı, yüksek sıcaklıkta çalışmak zorunda kalan işçiler, sağlıksız koşullar nedeniyle ömürlerini tüketiyorlar. Özellikle işlerin yoğun olduğu yaz aylarında tuğla fabrikaları tam bir cehenneme dönüşüyor
Yıllardır tuğla fabrikasında çalışan işçiler 200 kişinin çalıştığı bir fabrikada ancak 5–10 kişinin sigortasının olduğunu ifade ediyorlar. Bu yıl tuğla fiyatlarına yüzde 300 civarında zam yapıldı. Ancak işçi ücretlerine kriz bahanesi ile sadece yüzde 5’lik zam önerildi. İşçiler, ücretlerinin de düzenli olarak ödenmediğini belirterek, hiçbir ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını söylediler.
16 yıllık işçinin sigortası yok
Görüştüğümüz tuğla işçileri Diyarbakır’da iş sahası az olduğundan tuğla fabrikalarından başka yerde iş bulamadıklarını söylüyor. 13 yıldır tuğlada çalışan Ahmet Beritan, “Toplasan ancak bir senelik sigortam çıkar. Aldığımız ücret de yetmiyor. Zaten onu da bir ay veriyorlar bir ay vermiyorlar” dedi. 16 yıllık işçi Davut Zincirkaya da bugüne kadar sigortasının yapılmadığını belirterek, “Bir gün iş var bir gün yok. Bu sene krizi bahane gösteriyorlar, maaşlarımızı geç veriyorlar. Tozun içinde çalışıyoruz, sağlığımız bozuluyor, bir güvencemiz yok” diye kaydetti.
Güvencesiz bir şekilde tuğla fabrikalarında çalışmaya mecbur bırakıldıklarını dile getiren genç işçi Erdal Baran, emeklerinin karşılığını alamadıklarını ifade ederek, “Ateşin ve tozun içinde çalışıyoruz, hiç birimizin sigortası yok. Sigortacılar geldi mi işçileri eve gönderiyorlar. Ücretleri aydan aya erteliyorlar. Tuğlanın birini 50 kuruşa veriyorlar, o kadar tuğla satılıyor da, işçilerin parası mı çıkmıyor?” dedi. Bu işte çalışmaya mecbur kaldıklarını söyleyen Baran, “Çalışmasak ne yapalım? Her işçi en az 7–8 kişiye bakıyor” diyerek, sorunların çözümünün işçilerin birlik olmasından geçtiğini belirtti.
‘Ortak sesimiz olmalı’
Tuğla fabrikalarında önceki yıllarda sağlıksız çalışma koşullarına ve düşük ücretlere karşı çeşitli eylemler yapıldı. İşçiler bu eylemler sonucunda çeşitli kazanımlar da elde ettiler. Ancak istikrarlı bir örgütlü yapıya kavuşamadıkları için durumun daha da kötüye gittiğini belirten Salih Karagöz, “Tuğla işçileri bir yerde toplanabilmeli. Bir araya geldikleri bir örgüt bir sendika mutlaka ama mutlaka olmalı. Hepimizin ortak bir sesinin olması için böyle bir şeye ihtiyaç var. Eğer böyle olmazsa, tek tek işçileri zaten pasifsize ediyorlar. Birlik olmak gerekiyor” diye konuştu.
İşçileri değil akrabalarına sigorta yapıyorlar
Tuğla fiyatlarına yüzde 300 civarında zam yapıldığını ancak işçilere yüzde 5’lik bir zam dayatıldığını söyleyen Karagöz, “Evde 7 kişiyiz biz. Aldığım parayla çocuklarımın sağlığını mı düşüneyim, eğitimini mi düşüneyim; yoksa yiyecek giyecek mi alayım?”diye ekledi.Patronların işçiler yerine çalışmayan akrabalarını sigortalı gösterdiğini kaydeden Cengiz Kuşkanadı, “Yazın Diyarbakır’da 50 derece sıcaklık var. Ama işçi fırına girdiği zaman o sıcaklık 100 derece oluyor. Eline geçen parada 15–20 milyon. Greve gidildiği zamanda başka yerden işçi getiriyorlar, işçiler biraz dayanabiliyorlar. Bakıyorlar gelir yok tekrar işe başlıyorlar. Bir birliktelik sağlanmalı”dedi.
Sigortacılar geldiği zaman fabrikanın içinin pırıl pırıl olduğunu, sigortalı gösterilen işçilere miğfer ve maske verildiğini aktaran Ferhat Akdemir de bir fabrikada en fazla 10 işçinin sigortalı gösterildiğini söyledi. Akdemir, “Zaten sigortacılarda geldiği zaman işçinin yanına uğramıyor, gidip yazıhanede oturuyor. Benim sorunumu çözmüyor. Ayrıca işçileri dışarı çıkartıyorlar, görünmesinler diye evlerine gönderiyorlar. Sigortalı 10 kişi fabrikada bekliyor, diğerlerini dışarı çıkarıyorlar.”dedi. Açlık ve sefaletin yoğun olduğunu belirten Akdemir, “Burada gençler hep işsiz. Gidip çalışanında bir güvencesi yok.”diyerek, “Biz bu sorunların çözülmesini istiyoruz. Devlet buralara fabrikalar kurmalı, insanların haklarını savunmalı.”diye ekledi. (Diyarbakır/EVRENSEL)
Cumhur Daş-Ergin Tekin
www.evrensel.net