Gözler Ağar ve Çiller’de

Ergenekon soruşturmasının 10. dalgası kapsamında adliyeye sevk edilen MGK eski Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç ile emekli Kurmay Albay İlyas Çınar serbest bırakılırken...


Ergenekon soruşturmasının 10. dalgası kapsamında adliyeye sevk edilen MGK eski Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç ile emekli Kurmay Albay İlyas Çınar serbest bırakılırken, Özel Harekat Dairesi eski Başkan Vekili İbrahim Şahin ile birlikte 6 kişi ise tutuklandı. Ancak İbrahim Şahin’e silah alımında her türlü kolaylığı sağlayan, dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar ile Başbakanı Tansu Çiller ile ilgili bir adım atılmış değil.
‘Elmadağ daha ıssız, oraya gömerdim’
“Ergenekon” soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski Özel Harekat Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin’in, evinde ele geçirilen krokilerdeki yerlerde bulunduğu iddia edilen lav silahları ile ilgili de “Böyle bir şey yapmam. Niye oraya gömeyim? Elmadağ’da daha ıssız yerler var, oraya gömerdim” dediği öne sürüldü.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorguları tamamlanan YÖK eski Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz, Genelkurmay Adli eski Müşaviri emekli Tümgeneral Erdal Şenel ve Prof. Dr. Yalçın Küçük, MGK eski Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç, eski Özel Harekat Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin, emekli Kurmay Albay İlyas Çınar, emekli Albay Hüseyin Vural, Oğuzhan S, Fatma C, Fahri K, Hüdayi Ü, Yaşar Oğuz Ş, Oğuz B, Ersin G, Mehmet K, Barış D, Özkan B, İlhami Ümit H, Coşkun U, Mehmet Engin E, Bekir Ç, Erdal Ş, Engin A. ve Hasan Ataman Y, ayrı ayrı Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne getirildi. Gürüz daha sonra serbest bırakıldı.
Savcılık tarafından sorgulanarak nöbetçi mahkemeye sevk edilen İbrahim Şahin, Oğuzhan S, Fatma C, Fahri K, Hüdayi Ü, Yaşar Oğuz Ş, Oğuz B, Ersin G. ve Mehmet K, tutuklanarak Metris Cezaevi’ne gönderildi.
Yukarıya çıkacak mı?
İbrahim Şahin’in tutuklanması, silahlarla ilgili sorumlulukları bulunan ve Şahin’in amiri konumunda olan isimlerle ilgili soruları da akıllara getirdi. İbrahim Şahin, Özel Harekat daire başkanlığı görevine, dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar tarafından getirildi. Şahin, hem Ağar hem de Tansu Çiller tarafından hakkında yürütülen Susurluk soruşturması sırasında da desteklendi. Ağar, Şahin’le ilgili açılan ‘kayıp silahlar’ soruşturmasını ‘devlet sırrı’ örtüsünün altına gizlerken, Çiller, Şahin için “Değerli bir polis şefi” açıklamasını yaptı. Şimdi, Mehmet Ağar ve dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in de soruşturmaya dahil edilip edilmeyeceği merak ediliyor. (HABER MERKEZİ)

İbrahim Şahin, kayıp silahlar ve Ağar

Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş’ın hazırladığı Susurluk Raporu’nda, İbrahim Şahin, İsrail’den alınan silahlar ve Ağar bağlantısına dair şu bilgiler yer alıyor:
“Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin, 23.2.1994 tarihinde ‘çok acele’ kaydıyla bazı malzemelere ihtiyaç duyduğunu belirtmiş, 285 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3. maddesindeki muafiyetlerden yararlanarak ve pazarlık usulüyle Hospro firmasından alımı için Genel Müdür Mehmet Ağar 27.2.1994 tarihinde onay vermiştir. İlgili daire yetkilileri Hospro’yu ve Ertaç Tinar’ı tanımadıklarını, isimlerin ‘makam’dan verildiğini söylemişlerdir.
....Ayrıca Hospro Limited’in nasıl ve nereden bulunduğu da belli değildir.
Ertesi günü, 28.2.1994’te toplanan ihale komisyonu 1.milyon 40 bin 850 dolar olarak yapılmış teklifi yüzde 3 indirimle 1milyon 9 bin dolar olarak hadde layık bulmuş ve satın alınmasına karar verilmiştir. Karar, Mart 1994’te Genel Müdür Mehmet Ağar tarafından onaylanmış, firma İsrail menşeili teçhizatı temin etmiş, Merkez Bankası 18.06.1994’te ithalat bedeli olan 1milyon 9 bin doları toplam 32.5 milyar TL karşılığı olarak transfer etmiştir.
Bu satın almanın bu kadar süratle yürümesi takdire şayansa da aynı hız diğer konularda görülememektedir.
Yine aynı tarihte yapılan bir talep, yukarıdaki seyri takip ederek 28.2.1994’te bu defa 1 milyın 211 bin 214 dolarlık bir başka alıma konu olmuştur. Bir diğer alım ise 203 bin dolarlıktır. Her üç alım Hospro firmasından yapılmış ve standart yüzde 3 indirime tabi olmuştur. İhale Komisyonu kararları da 150, 151 ve 152 olarak birbirini takip etmiş, Genel Müdür Mehmet Ağar her üç kararı aynı tarihte imzalamıştır. Burada dikkati çeken temel husus, Hospro firmasının aniden devreye girişidir. Bir tabela şirketinin Türk Emniyet Teşkilatı’na milyarlarca liralık silah ve teçhizatı hibe etmesi de ilgi çekicidir.
Eğer hibe, İsrail devleti tarafından yapılıyor ise bu sistemin devletin diğer kuruluşlarınca oluşturulması gerekirdi. Eğer hibe olarak gösterilen işlem, gerçekte bir satın almaysa hiçbir gerekçe bu durumu izah edemez. Emniyet teşkilatında gelişigüzel işlemleri, terörle mücadele veya vatan için dövüşmekle de izah etmek mümkün olamaz. Kaldı ki süratli alım yapmanın birçok yolu yukarıda açıklandığı üzere vardır ve süratle hareket etmek mümkündür.
Silahlarla ilgili sorunlar bitmemiştir. Ülkeye gelen silah ve malzeme miktarı belli değildir. Özel Harekat Dairesi, naklettiği silahların kaydını tutmadığı gibi Bakım-İkmal Dairesi’nden kolilerin ‘orijinal ambalajları açılmadan’ kendilerine teslim edilmesini istemiş, aradan aylar geçtikten sonra sayım yapılmış ve bize göre ‘istedikleri şekilde’ kayıt tutulmuştur.”
www.evrensel.net