Sadece işçiye kaplan!

Sanayisi ile ülke ekonomisine katkısının çok olduğu söylenen ve yerli sermaye ağırlığı nedeniyle de “Anadolu Kaplanı” olarak anılan şehirlerden biri olan Kayseri’de, son dönemlerde ciddi sıkıntılar yaşanıyor.


Sanayisi ile ülke ekonomisine katkısının çok olduğu söylenen ve yerli sermaye ağırlığı nedeniyle de “Anadolu Kaplanı” olarak anılan şehirlerden biri olan Kayseri’de, son dönemlerde ciddi sıkıntılar yaşanıyor.
Başbakan’ın “Hamdolsun bize bir şey olmaz, kriz bizi teğet geçer” söylemi, işçilerle yaptığımız sohbetlerde “Ne teğeti, kesti geçti” ifadeleriyle adeta tuzla buz oluyor.
Gerçekten de Türkiye genelinde tanınan markalara da ev sahipliği yapan Kayseri’de, manzara hiç de iç açıcı değil.
ÜCRETSİZ İZİNLER YAYGINLAŞIYOR
Birçok işkolunda işten atmalar, ücretsiz izinler almış başını gidiyor. İşten çıkarılanların sayısı 16 bini aştı. Esnek çalışmanın birçok biçimi uygulanırken, işçilere “Bu kriz ortamında işiniz varsa dua edin, sesinizi çıkarmayın” deniyor.
İşçilerin “Bu krizi patron kesimi kullanıp parasına para katıyor” şeklindeki ifadeleri, krizi fırsata çevirenin patronlar olduğunu ortaya koyuyor.
EN BÜYÜKLER LİSTESİNDELER
Şimdilerde işçi çıkaran, işçilere kriz gerekçesiyle kölelik koşulları dayatan Kayserili firmalar, Türkiye’nin en büyükleri arasında yer alıyor. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) her yıl yayınladığı “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” anketinin sonuçları, bu gerçeği açıkça ortaya koyuyor.
Söz konusu ankete göre 2007 yılının en büyük 500 sanayi kuruluşu arasında, Kayseri’den 16 firma bulunuyor. Yine aynı ankete göre ikinci 500 sanayi kuruluşu arasında 18 Kayseri firması bulunuyor. Kayseri Sanayi Odası
(KAYSO) tarafından düzenlenen Geleneksel Sanayi Gecesi’nde, büyükler arasına girme “başarısı” gösteren firmalar ödüllendirildi. 7 Kasım 2008 günü Hilton Otel’de düzenlenen 2008 Yılı Sanayi Gecesi’nde, ihracatın nasıl arttığı, Türkiye ekonomisinin büyümesine nasıl katkılar sunulduğu üzerine konuşmalar yapıldı.
Tüm konuşmalarda, ortaya çıkan büyüklük tablosu “özel sektörün” başarısı olarak yorumlanırken, işçilerin yarattığı değere ve işçilerin durumuna hiç değinilmedi.
DAHA NEREYE KADAR?
500 büyük arasında yer alan KUMTEL’den, şimdilik işten atılmamış olan işçinin anlattıkları, Kayseri’de yaşananları özetliyor aslında: “Son zamanlarda kriz bahanesiyle işçi kıyımı yaşanıyor diyebilirim işyerinde. Yüzlerce arkadaşım çıkarıldı. Hepimiz çok tedirginiz. Önce ücretsiz izinlere gönderildik. Şimdi de bazı bantları iptal ediyorlar. Hatta üç işyerinden bir tanesini sattılar diye söyleniyor. Birçok arkadaşım, hepimiz çare arıyoruz, ama elimiz kolumuz bağlanmış gibi. Bir de bunlar yetmezmiş gibi bazı arkadaşlarımız geçenlerde servislerinin arızalanması sebebiyle ölümden döndüler. Tabii hepimiz de biliyoruz ki eski servislerde hep kaçak mazot kullanılıyor. O da arıza yaptırmış. Yani anlayacağınız, işçinin hakları da gidiyor, canının da değeri yok. Üyesi olan Çelik-İş de hiçbir şey yapmıyor.
Sendikasızları örgütlemeye çalışmasını geçtik, üyeleri de işten atılıyor. Daha sessiz sessiz oturuyorlar. Oturun bakalım. Daha nereye kadar?..” (Kayseri/EVRENSEL)

500 BÜYÜK ARASINDAKİLER
Kayseri’deki fabrikalarda durum
İSO tarafından yayınlanan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” arasında şu firmalar yer alıyor: HES Hacılar Elektrik, Merkez Çelik, Kayseri Şeker Fabrikası, Boytaş Mobilya, Orta Anadolu, İstikbal Mobilya, Has Çelik ve Halat, Birlik Mensucat, Erbosan Erciyas Boru Sanayi, Saray Halı, Yataş Yatak ve Yorgan Sanayii, Boyteks Tekstil, Çetinkaya Mensucat, KUMTEL Dayanıklı Tüketim Malzemeleri Plastik Sanayii, Keskinkılıç Gıda, Karsu Tekstil Sanayi, Form Sünger ve Yatak Sanayii.


NELER YAŞANIYOR
KUMTEL: Yaklaşık 1300 işçi çalışıyordu, şu an 700 civarı işçi kaldı. Ve hemen her gün birer ikişer işçi çıkarılıyor. Az sayıdaki Çelik-İş üyesi işçinin de çıkarıldığı işletmede, bazı bantların da kapatıldığı söylenirken, fabrikanın bir bölümünün tamamen kapatılacağı aktarılıyor.
CEHA: Binin üzerinde işçi çalıştıran fabrikada izin uygulaması gerçekleştirildi. İşçi çıkarmama iddiası ile patronlar, şu anda esnek çalışma uygulamasını hayata geçiriyorlar. Cumartesi günlerinin ücretlerinin işçilerden kesildiği söyleniyor.
İSTİKBAL-BELLONA: Yaklaşık 12 bin civarı işçi çalıştıran Boydak Holding’in en büyük bu iki fabrikasında da 7 bin işçi çalışıyor. Son kriz döneminde yaklaşık bin işçinin işten çıkarıldığını söyleyen Sanayi Odası Başkanı Mustafa Boydak, “En büyük milliyetçilik zenginliktir” diyerek, işçilere karşı “milliyetçiliğini” göstermiş bulunuyor!
ESRA TEKSTİL: 250 işçinin çalıştırıldığı ve iplik üretiminde önemli bir yeri olan fabrikada birkaç aydır yıllık izinler kullandırılıp işçi çıkarılacağı söylentileri yayan patronların, işçilerin örgütsüz-sendikasız olmasını da fırsat bilerek, yaklaşık 50 işçi çıkardığı aktarılıyor.
İPEK: Mobilya sektöründe önemli bir yeri olan fabrikada son aylarda birçok işyerinde olduğu gibi işçi çıkarmalar yaşanıyor. Daha önceden yaklaşık 600 işçinin çalıştığı işyerinde, şimdi 450 civarı çalışan olduğunu söyleyen işçiler, üç aydır da ikramiyelerinin kesildiğini vurguluyorlar. Daha önceki yıllarda Öz İplik-İş’in örgütlenmeye çalıştığı fabrikada başarı sağlanamamıştı.
PANİZZİ ÇORAP ve ÇELİK ÇORAP: Onlarca işçinin son aylarda işten çıkarıldığı söylenen işyerlerinde, ücretlerin ve çalışma ortamının da kötü olduğunu belirten işçiler, sıkıntının büyük olduğunu aktarıyorlar.
SAYGIN TEKSTİL: Birçok kez ismi işçilerin yaptığı yemek boykotu, sendikalaşma çalışmaları ile duyulan fabrikanın satıldığını ve Afrika ülkelerinden birine taşınacağını söyleyen işçiler, haklarının verilmemesinden korkuyorlar. Fabrika daha önce de, yemek boykotu yapan işçilerin yemeklerinin aşevine verilmesi ve patronun hayırsever olarak tanıtılması ile duyulmuştu.
AKIN PLASTİK: Bu fabrikada yıllar önce Petrol-İş’e üye olan işçilerin büyük bölümü, bugünlerde işten çıkarılmışlar. Örgütlü olmayan bölümlerinde de yaklaşık bir yıldır ikramiyeler verilmiyor ve son dönemde de işten çıkarmaların yanında bir aya yakın ücretsiz izne gönderildiler.
Burada bahsi geçen fabrikaların dışında da onlarca fabrika da hemen hemen aynı sorunları yaşıyor. Bu sorunların çözümü için işçiler adım atmaya hazır olduklarını ama ekmek korkusu, iş korkusu nedeniyle kendilerini frenlediklerini söylüyorlar. Anadolu Kaplanları, şimdi vahşi bir biçimde işçilerin hakları üzerinde tepinirken, korku nereye kadar?
Yakup Aslandoğan
www.evrensel.net