MEDYATİK

  • Çok klasik olacak ama bu köşeyi tanıtan bir-iki satır ile başlamalıyım söze. “Başlangıç cümlesi bu olan bir köşeden ne hayır gelir ki?” demeyin lütfen. Ne de olsa ilk hafta gerginliği diye bir şey var, değil mi? Biraz da bu medya geriyor, sinirlendiriyor zaten bizi. Oynaklığı, çıkarcılığı, güce tapması ve goygoyculuğu, bunun nedeni…


    Çok klasik olacak ama bu köşeyi tanıtan bir-iki satır ile başlamalıyım söze. “Başlangıç cümlesi bu olan bir köşeden ne hayır gelir ki?” demeyin lütfen. Ne de olsa ilk hafta gerginliği diye bir şey var, değil mi? Biraz da bu medya geriyor, sinirlendiriyor zaten bizi. Oynaklığı, çıkarcılığı, güce tapması ve goygoyculuğu, bunun nedeni…
    Mesela Davos zirvesi’ni medyanın ele alışına bakalım. İlk gece “öldük, bittik, Türkiye mahvoldu”cuları izledik haber kanallarında. Takip eden günlerde ise gazeteler ikiye bölündü, destekçiler ve eleştireller şeklinde. Yıllar boyu “tam bağımsız Türkiye” isteyenlere köşelerinden saldıranlar, bir gecede bağımsızlıkçı, ABD karşıtı, anti-emperyalist kesildi. Ulusalcı etiketli köşeciler ise hafif mahcup, “İsrail’e de ayıp oldu sanki biraz, müttefikiz ya hani biz” dedi.
    DAAA DA DAVOS
    YAZMAM ARTIK
    ‘Medyalama’cıların hali ise bir başka vak’a idi. Bir hafta boyunca manşetlerinden indirmediler Recep Tayyip Erdoğan’ı. Şimdi bunlardan da örnek vermek lazım ama memlekette öyle hızlı değişiyor ki gündem, bana “Daaa da Davos yazma, gündemden düştü” dediler, yazamıyorum o yüzden.
    Ama şunu söylemezsem de çatlarım: Erdoğan’ın “Öfkeli konuşma hitabet sanatıdır” anlayışından “bağırarak konuşma suçluluk psikolojisidir” anlayışına geçişi üzerinde durmayanlar, niye kendilerine gazete diyor ki? Önemsiz bir detay mı bu?
    Neyse… Davos fırtınası perşembe gününe doğru dinerken, hemen ardından sosyal demokrat(!) cepheden Kuran kursu, AK Parti’den ise beyaz eşya açılımı geldi. O aradaki tek günde gerçek gündemi, ekonomik krizi, işten atmaları yazabilenler yazdı. Kendilerini atikliklerinden dolayı kutluyoruz. Ancak biz yine açılım yazmak durumundayız.
    BİZDE AÇILIM BOY BOY
    Son dönemde, siyasetin en popüler kavramı açılım. Kürt açılımı, çarşaf açılımı, Alevi açılımı derken bu sefer beyaz eşya ve Kuran kursu açılımları gündemde. MHP’lilerin eli armut toplamıyorsa, onlar da bir açılım yapacaktır diye tahmin ediyorum. Şöyle bir “şemmame” açılımı iyi gider mesela.
    Tüm bu açılımların bir anda parlar ve bir anda unutulur biçimde, magazinel değerlendirmelerle sunulduğunu da belirtmek gerek. CHP’nin türban-çarşaf açılımındaki tek parti dönemi eleştirisi üzerinde yeteri kadar duruldu mu sizce?
    Bu arada, Baykal’ın “başörtü-türban-çarşaf-Kuran” açılımları işe yarar mı bilinmemekle beraber, AK Parti’nin beyaz eşya açılımı ile “arkadan dolaşıp iki puan alma”ya çalıştığı gözleniyor. Baykal, vatandaşı din karşıtı olmadığına inandırmaya çalışadursun; Erdoğan, mütedeyyin kesimi zaten Davos’ta kapmış, şimdi bir de seçmenin işine yarayacak, hayatını kolaylaştıracak yardımlarla oylarını artırıyor. Hükümete yakın medya kuruluşları da bu usulsüz yardımları, insanları sadakaya alıştırma çabalarını görmezden gelerek, ‘vazifelerini’ yapıyor…
    “Ama hep böyle yapıyor bu medya” değil mi? Madem öyle, onlara da biz “Van minüt! Olmaz!” diyeceğiz, demek ki...
    MUSTAFA KULELİ
    www.evrensel.net