22 Mart 2009 04:00

Acılı iki ailenin buluşması…

23 Temmuz 2007 tarihinde Antakya’da Tuncay Cuzdan…25 Kasım 2007 tarihinde İzmir’de Baran Tursun...Ve başka illerde, benzer gerekçelerle, onlarca genç…

Paylaş

23 Temmuz 2007 tarihinde Antakya’da Tuncay Cuzdan…
25 Kasım 2007 tarihinde İzmir’de Baran Tursun...
Ve başka illerde, benzer gerekçelerle, onlarca genç…
Kimi sokak ortasında, kimi dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle, bazıları şüpheli şahıs veya şüpheli araçta bulunduğu için…
Hepside bir birine benzer gerekçelerle polis kurşunu sonucu yaşamını yitirdi…
Evlatlarını kaybeden acılı aileler öfkeli, üzgün, şaşkın şekilde soruyor: “İnsan hayatı bu kadar ucuz mu?”
Evlatlarını kaybeden onlarca aile adalet arıyor, bir nebzede olsa acılarının dinmesi, çocuklarının katillerinin cezalandırılmasını istiyor.
Baran Tursun’un babası mücadeleye ön ayak olmuş. İzmir’den kalkıp Antakya’ya Tuncay Cuzdan’ın ailesinin acısını paylaşmaya gelmiş.
Tursun ve Cuzdan aileleri, çocuklarını aynı yıl içinde aynı gerekçelerle özel araçla seyahat ederken ‘dur ihtarına uymadıkları için’ polis kurşunu ile kaybetmişler…
İki ailenin buluşması duygulu bir atmosfer yaratıyor. Anne Belgin Cuzdan, gözyaşlarını tutamıyor, diğerleri içine akıtıyor.
Baran (19) ve Tuncay (22), gencecik; ömürlerinin baharında. Ailelerinin biricik evlatları, bütün insanlar gibi umutları var, hayata ilişkin beklentileri…
Baran Tursun…
İzmir’de Baran Tursun, iki arkadaşı ile birlikte bindikleri arabayla eve dönüş yolunda. Telsizden duyulan ‘şüpheli araç’ anonsu üzerine harekete geçen polis ekibi, bulundukları noktaya yaklaşan (ve polis iddiasına göre dur ikazına uymayan) plakası bildirilmiş aracı mermi yağmuruna tutuyor. Aracı süren Baran Tursun, polis ekibinde görevli Emre Atar’ın silahından çıkan mermi ile kafasından vuruluyor. Ve tabi araç bariyerlere çarparak duruyor.
Merkeze bağlı Harbiye beldesinde devriye görevi yapan jandarma ekipleri, Tuncay Cuzdan’ı ‘silahla adam yaralama’ suçundan aranan başka bir şahısa benzetirler. Ve aracı kovalamaya başlarlar. Takip uzun süre devam eder. Ardından Antakya’da ki polis ekiplerine haber verilir. Polis ekipleri “dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle” otomobile ateş açar ve Tuncay Cuzdan sırtından vurulur…
Polisin açtığı ateşte otomobili kullanan Tuncay Cuzdan (22), sırtına isabet eden kurşunla hayatını kaybetti. Yaşanan olayın ardından aranan kişi silahıyla birlikte gözaltına alınır, Tuncay Cuzdan’ın jandarma ekiplerince, hakkında yakalama emri bulunan kişiye benzetildiği iddia edilir.
Acılı aileler, adalet arıyor. Sorumlular cezalandırılsın istiyorlar. Açtıkları dava için adliyenin yolunu mahkeme kapılarını aşındırıyorlar. Bütün uğraşları başka aileler aynı acıyı yaşamasın, başka ocaklara ateş düşmesin diye…Haklı olarak soruyorlar, ölüm hep yoksulları mı bulur, niye emekçilerin çocukları hep ölüyor?
Tuncay Cuzdan’ın babası Önder Cuzdan, “Niye Yunanistan’daki halk gibi biz sokağa çıkamıyoruz. Bakın bir gencin polis tarafından öldürülmesi üzerine ortalık yıkıldı. Bizde öyle mi? Baba Önder Cuzdan, oğlunun boş yere öldürüldüğünü ifade ederek, ´Benim ciğerim yanıyor. Benim iki fidanım vardı, şimdi biri yıkıldı. Kaza kurşunuyla nasıl öldürülüyor benim oğlum. İnsan hayatı bu kadar ucuz mu?” diye soruyor.
Mehmet Tursun, “Önce acıyı yaşayan biz aileler hakkımızı arayacağız, ayağa kalkacağız, bütün kapıları zorlayacağız, acılı aileleri bir araya getireceğiz. O zaman herkes sesimizi duymak zorunda kalacak” diye cevap veriyor. Bir taraftan hüzün var, çocuklarını kaybetmiş ve sırt sırta verip acılarını dindirmeye çalışan iki aile diğer taraftan neler yapabiliriz uğraşı…
Oğlu Baran Tursun için internet sitesi kuran Baba Tursun, adalet arıyor; evlatlarını yitirmiş, haksızlığa uğramış, canları yanmış, yürekleri dağlanmış herkes adına adalet arıyor. Mehmet Tursun il il, kapı kapı dolaşıyor, sokakları aşındırıyor, bağırıyor, sesini ulaştırabileceği herkese haykırıyor, adalet arayışında herkese destek çağrısında bulunuyor. Onun için İzmir’den kalkıp Antakya’ya gelmiş… Tuncay Cuzdan ailesi ziyaret karşısında şaşkın. Bir taraftan gözyaşı döküyorlar diğer taraftan bir birlerini avutuyorlar. Mehmet Tursun mücadele etmek gerektiğini söylüyor. Tursun, Baran, Tuncay, Yasin Kırbaş, Engin Ceber, Fevzi Abik, gibi 40 aile var çocuğunu kaybetmiş, biz bütün aileleri bir araya getirerek davalar açarak, kamuoyu oluşturarak sorumluları cezalandırabiliriz.
Halil İmrek
ÖNCEKİ HABER

‘İnsana yatırım yapacağız’

SONRAKİ HABER

Elazığ’da köpeklerin saldırısına uğrayan kadın hayatını kaybetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa