23 Mart 2009 04:00

Soluduğumuz havayı da ticarileştiriniz…

Son günlerde, ülkemizde, 5. Dünya Su Forumu gibi deli saçması bir olay, emperyalist dünya tekelleri tarafından tartışmaya açılmıştır.

Paylaş

Son günlerde, ülkemizde, 5. Dünya Su Forumu gibi deli saçması bir olay, emperyalist dünya tekelleri tarafından tartışmaya açılmıştır.
Evet, ülkemizde ve dünyamızda ‘su sorunu’ diye bir gerçek var!... Bunu aklı başında olan her insan görmektedir. Kimse inkar edemez.
Bunun deli saçmalığı olması, suyun ne olacağının tartışılmasından değil, çözüm noktasında savunulan yöntemden kaynaklanmaktadır. Tek çözüm yolu olarak, suyun özelleştirilerek ticarileştirilmesi savunulmakta; deli saçmalığı burada yapılmaktadır… İşte tam da bu noktada, bir delinin savunduğu tezin yanlışlığını gösterip doğruyu ortaya koymak gibi zor bir görevle karşı karşıyasınızdır.
Deli saçmalığı bu tezi çürütmek için önce deli gibi düşünmeniz gerekecektir… Bu yeteneğin bende olmadığını söyleyebilirim. Bu konuda, meselenin neresinden tutabilirim, diye epey bocaladım. Neticede, bu yeteneğimizi de geliştirmemiz gerektiğini düşünüyorum!... Görünen o ki; bu gibi deli saçmalıklarıyla çokça karşılaşacağız...
Gelelim emperyalist kapitalist dünya tekellerinin suyu özelleştirme tezine…
Bugüne kadar, kamuya ait tüm değerleri özelleştirerek insanlığa az mı çektirdiniz? Çok değil, daha geçen gün; çok uluslu tekellerin ana yurdu Amerika’da, özelleştirmelerin bir fiyasko olduğu özeleştirisini yapıp tekrar devletleştirme yolunu seçmediniz mi? Hâlâ bu çıkmaz yolda yürümenizin ısrarı hangi mantığa uymaktadır?...
Yaptığınız özelleştirmelerde, kamuya ait değerleri gasp ederken, bu değerlerin insan eliyle yaratıldığını ve bu elin kendi eliniz olduğunu iddia ettiniz. Halkın emeğini yok saydınız. Bu konuda başarılı da oldunuz… Peki ama, hiç insan eli değmemiş, doğanın kendi gücüyle var olmuş, insanlığın ortak değeri olan su kaynaklarının, hangi gerekçeyle kendinize ait olduğunu iddia edip gasp edeceksiniz?...
Burada, olmayan aklınızla, şeytani bir tez ortaya atıyorsunuz: Suyun korunması ve ileride çıkabilecek su savaşlarının önlenmesi!...
Peki, buna kimi inandırabilirsiniz?... O ticari kafanızla, yeraltı ve yerüstü sularını kirletip doğayı mahveden siz değil misiniz?... Siz, ileride çıkması muhtemel su savaşlarını, insanlığın ortak değeri olan yeraltı ve yerüstü sularını ve de asıl su kaynağı olan yağmur bulutlarını özelleştirip ticarileştirerek mi önleyeceksiniz?... Su kaynaklarını paylaşıp bölüştükten sonra, bulutların seyrine müdahale etmeyeceğinizi kim garanti edebilir?... Siz bu mantıkla bırakın su savaşlarını önlemeyi, ancak savaş kışkırtıcılığı yapıp dünyayı kan gölüne çevirirsiniz!... Bu kaçınılmaz bir gerçektir.
Ben buradan, 5. Dünya Su Forumu’nu yürütenlere sesleniyorum. İzlediğiniz yolda ısrarcı olmayın. Savunduğunuz deli saçması tezden vazgeçin. İzlediğiniz yol, çıkmaz yoldur. Buna rağmen, bu talebinizi sürdürmeye devam ederseniz, halk dilinde, “Eceli gelen köpek, cami duvarına işer” diye bir söz vardır. Cami duvarına işemeyin!… Gelin, aklın yolu birdir… İnsanlığın ve tüm canlıların ortak değeri olan suyu, ortak akılla tartışalım ve ortak bir çözüm bulalım. Çünkü biz çok iyi biliyoruz ki, suyun ticarileştirilmesinden en çok zararı görecek, üretici köylülerdir. Biz buna izin veremeyiz!...
ŞEVKİ KONUR TÜM KÖY-SEN Genel Başkanı
ÖNCEKİ HABER

Eskişehir’ de kriz esnafı da vurdu

SONRAKİ HABER

Bursa Demokrasi Güçleri ulaşım zammını ve YSK kararını protesto etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa