22 Mart 2009 04:00

Evrim seni yerim

Aslına bakarsanız, TÜBİTAK Darwin kapağını iptal harekatında daha “ılımlı” bir geçiş yapabilirdi! Misal şöyle bir başlık atsaydı: “Sormuşlar Darwin’e, kardeş yolun nereye… O da demiş ki, Rabbim Clevaland dedi!” Böylelikle hem Darwin anılmış olur…

Paylaş

Aslına bakarsanız, TÜBİTAK Darwin kapağını iptal harekatında daha “ılımlı” bir geçiş yapabilirdi!
Misal şöyle bir başlık atsaydı:
“Sormuşlar Darwin’e, kardeş yolun nereye… O da demiş ki, Rabbim Clevaland dedi!”
Böylelikle hem Darwin anılmış olur…
Hem de güncelleme yapılarak hidayetsel aleme kazanılırdı!
Bu arada da son birkaç yıl da ot biter gibi biten ve durmadan türlere kavuşan onlarca İslami TV kanalı için günlerce sürecek tartışma konusu yaratılır…
Durmadan konuşulurdu…
Böylece, düzenin cephaneliği liberal etiketli…
Her devrin adamı…
Utanmaz takımı bilim üzerine de konuşma olanağı bulur…
Türlerin kökenin omurgasızlık üzerine oturduğu…Omurgasızlığının en güzel yaradılış biçimi olduğu…
Dünyanın kurtuluşunun ancak ve ancak herkeslerin omurgasız olması…
Sülük gibi yerlerde sürünmesi halinde mümkün olduğunu bilimsel biçimde anlatma olanağına kavuşurlardı!
Bakın nereden nereye gelindi birkaç yıl içinde.
Ki, konuyla az çok ilgili olanlar…
Kitap okuyanlar TUBİTAK yayınlarını olabildiğince takip etmeye çalışır ve birbirlerine tavsiyelerde bulunurlardı…
Bir zamanlar maziye bak ne kadar şendik… Bin atlı akınlarla bilimi de hallettik!
Böylece sadece birkaç yıl içinde TUBİTAK oldu, TU… BATAK…
Elbette iktidarsal açıdan bakılırsa girilen yol, konulan hedefler öznelinde hiç de şaşırtıcı bir son değildi bu…
Bilime düşman olanların…
Hurafeleri bilimin yerine geçirmeye çalışanların…
Darwin ya da diyelim, Einstein’e karşı olmalarından daha doğal ne olabilirdi?Darwin ya da Einstein kaçınılmaz mı?
O zaman ufak fırça darbeleriyle bu şahıslar uhrevi dünyaya kazanılabilirdi!
Ha domatesin çekirdeği, ha atom çekirdeği!
Ayçekirdeğini çıtlatan mümin insan atom çekirdeğini mi çıtlatamazdı?
Ne vardı yani;
İzmir hayvanat bahçesindeki yaşlı aslanı, “Allah!” diye bağırtanlar…
Pinokyo’yu doğru yola getirip, o koca burunla namaz kıldıranlar bunu da yapabilirlerdi nasıl olsa!
***Peki, bundan böyle TUBATAK ne gibi bilimsel araştırmalarını dergi kapağına yansıtacaktı acaba?
Mesela,
“Bilim yolumuz aydınlatıyor, gece tırnak kesmek insanın kıçında çıban çıkartıyor!” türünden bir araştırma o kapağa nasıl da yakışırdı!
“Ya da abdest suyu alyuvarları çoğaltıyor, terkos suyu saçları ağartıyor” başlıklı bir bilimsel analiz!
Kimbilir belki şöyle bir araştırma:
“İsrail’e vereceğimiz suyu okuyup üflesek, Ortadoğu ya barış gelir mi?”
Sanırız bu önerileri TUBATAK idarecileri göz önüne alacaklardır…
Sakın bu kadarı da olmaz demeyin…
Bir emirle kişi başına gelirin yedi-sekiz bin dolara yükseltildiği bir ülkede yaşıyoruz…
Fakat nedense gelirler arttıkça biz işsizlikten kaşınıyoruz!
Çağdaşlaştıkça, modernleştikçe bilimden arınıyoruz!
Padişah da başımıza payidar oldu nasıl olsa…
Bilim milim de neymiş…Her yol ortaçağa çıkıyor nasıl olsa!
Yücel Sarpdere
ÖNCEKİ HABER

Bana bir Picasso gerek

SONRAKİ HABER

Yenilenen İstanbul seçimine 32 gün kaldı | Dakika dakika gelişmeler

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa