22 Mart 2009 04:00

Bana bir Picasso gerek

Çağdaş bir tiyatro olan Duru Tiyatrosu’nda büyük bir beğeniyle seyrettiğim yukarıdaki ismiyle anılan oyun, Pablo Picasso’nun (1881-1973) hayat hikayesi içinde, savaşların olduğu ve toplumların kendi içinde bölündüğü bir dönemi de anlatıyordu.

Paylaş

Çağdaş bir tiyatro olan Duru Tiyatrosu’nda büyük bir beğeniyle seyrettiğim yukarıdaki ismiyle anılan oyun, Pablo Picasso’nun (1881-1973) hayat hikayesi içinde, savaşların olduğu ve toplumların kendi içinde bölündüğü bir dönemi de anlatıyordu.
Bayan Fischer & Picasso diyaloglarında savaşın devrimci fikirleri, anarşi ve komünizmin çıktığı periyotta, 1901’de Madrid’de Arte Joven Yeni Sanat adı altında Picasso tarafından bir dergi yayınlanmaya başladı. Kısaca diyebilirim ki, sanat - politika ilişkisi oyuna hakim. Doğal mekan çemberinde resim sanatının birden fazla karakteri resim akımının güçlü boğası Picasso çok güzel tanıtılıyor.
Biz dönelim başa, küçük Pablo’nun hikayesine saralım filmin başını. 14 yaşında babasından yüklendiği misyonla mavi prensimiz çıkar karşımıza. İlk önceleri kibrit çöpüyle kızkardeşinin yüz figürlerini, duruşunu beyaza boyamıştır. 12-13 yaşlarında ölen kızkardeşinin sorumlusu olarak ailesindeki kadınları görür ve suçlar. Yarı Katolik yarı ateist tavrıyla kurallar koyar içine gizliden gizliye o andan itibaren. Yıllar sonra 20. yüzyılın başlarında Paris’e gelişinin, ikinci döneminde yaptığı “Güvercin ve Küçük Kız” eserinde iç barış yaşar. Çünkü Paris Barış Kongresi’nin açılış gününde kızı Paloma (güvercin) doğmuştur.
Oyun adeta, sanat eleştirmeni Alman B. Fischer’in eserler arası yaptığı bir psikanaliz düellosuyla gelişir. Fischer Picasso’nun hayranıdır. Ama hayranlıktan da öte, karşılıksız bir platonik aşkla, Picasso’dan aldığını yansıtır öznel aynasında. Montmartre semtinde yaşanan Picasso’nun bohem yaşantısına da özenir. Pallares’le 78 yıllık bir arkadaşlık sürdüren Picasso’nun yaşantısında kadınlar hakimdir resimlerine… Karakalem çalışmalarıyla kadınları mavi ve pembe renkler, mo-deller süsler. Kah kolaj, kah gitar, kah litografi çalışmaları ya da kübizm etkileri yer almıştır çalışma yıllarında… Avignonlu Kadınlar, Afrika sanatına maceralı geçiş resim örnekleri, Gertrude Stein’in portresi*, Süperego’yla başlayan denetleyici durum, “Pepe Amca ve Cambazlar Ailesi” eseriyle doruk noktasına ulaşmıştır. Fernande Olivier’in “Picasso ile Yaşamak” isimli anılarına yer verdiği kitabı ona ithafen yazılıştır.
Oyun içinde başarıyla karşılıklı iki kişiyi canlandıran; Sayın Sezai Altekin ve Sayın Ayça Bingöl’e gösterdikleri performanslarından dolayı tekrar tekrar teşekkürler sunmak, bize oyunu kazandıran Sayın Şükran Yücel’e ve Sayın Arif Akkaya’ya da sonsuz teşekkürlerimizi iletmek gerek. Dahası bu dehayı Türkiye halkına tiyatro sanatıyla ustaca tanıttıkları için de teşekkürü bir borç biliyoruz. O hepimize mal olmuş bir sanatçıydı. Bu yüzden oyunun ardından ve yazılıp söylenenlerin sonucunda bizlere hep bir ağızdan tek bir şey söylemek düşer: “Bize bir Picasso gerek.”

* Mavi renk döneminde (1901 ve ilk sergi Paris Vollard’da) Süperego mavi renk dönemiyle başladı. El Greco etkisiyle uzun bedenli kadın erkek resimleri… (Ebeveyn, Akraba, Ailesi)

Kaynakça:
1. Dâhiler ve aşkları, Haz: Özcan Erdoğan Edebiyat/Biyografi: 01 İkaros Yayınları 06 Baskı: Mayıs 2008
2. Benim Adım Picasso Eva Bargallò Violeta Montreal, Türkçesi Farah Yurdözü 10 yaş + 2. Basım, Mart 2008, Akdeniz Yayıncılık A.Ş. Altın Kitaplar Yayınevi (Benim Adım serisinin 3. kitabı)
3. Sanat Ansiklopedisi, Haz: Alpay Kabacalı, Tahir Özçelik, Bülent Berkman, Milliyet Gazetesi armağanı 1991.
Banu Doğan
ÖNCEKİ HABER

Söyleyebilmek

SONRAKİ HABER

KHK ile ihraç edilen kanser hastası Haluk Savaş, pasaportunu aldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa